Kurtulmuş:Demokraside alternatifsizlik olmaz
Temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Bursa'da basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen Kurtulmuş, partisinin 26 Ekim 2008'de yapılan 3. Büyük Kongresi'nde genel başkanlık görevine getirildiğini anımsatarak, kongreden sonra Anadolu'daki ilk toplantıyı da ''Osmanlı'nın başkenti Bursa'da yapmayı uygun gördüklerini'' söyledi.
KURTULMUŞ'TAN KRİZ YORUMU
Kurtulmuş, son dönemde karşı karşıya kalınan küresel krizlerin aslında 3 asırdır süren modern Batı uygarlığının içine düşmüş olduğu bir medeniyet krizinin ifadesi olduğunu dile getirerek "Sadece bir ekonomik, finans ve siyasal bir krizle karşı karşıya değiliz. Kanaatimiz odur ki, önümüzdeki dönemler, dünyada sürekli ardı arkası kesilmeyecek bir krizler yumağına gebedir" dedi.Dünyada hakim olan siyasal argümanların ve ekonomik düzenin Türkiye'yi de ciddi şekilde kuşattığını kaydeden Kurtulmuş, Türkiye'de muhalefet ve iktidarın gerilim ve çatışmaya dayalı bir siyaset ürettiğini öne sürdü. Kurtulmuş, şöyle konuştu:
İKTİDAR VE MUHALEFETE ELEŞTİRİ
''Geçtiğimiz 2007 seçimlerinde de çok açık bir şekilde görüldü ki, gerilim siyaseti bazı partilere, kendisini merkezde zanneden bazı partilere belli miktarda oy sağlıyor, ama ne yazık ki, Türkiye'ye ve Türkiye'nin geleceğine hiçbir katkı sağlamıyor. Dolayısıyla Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi iktidar ve anamuhalefet arasında süregelen bu gerilim siyasetinin bir an evvel gerçekten bilgiye dayalı, gerçekten Türkiye'nin geleceğine ilişkin projeler üreten bir siyaset tarzına dönüştürülmesidir. Tabii bu gerilim içerisinde hükümetin ısrarla vurguladığı, ve buradan siyasal kar elde etmeye çalıştığı husus da 'alternatiflik' meselesidir. 'Efendim ne yapalım tamam, iyi güzel de alternatifimiz yok' tezini yıllardır işlemektedirler. Demokraside alternatifsizlik olmaz. Demokraside alternatifsizlik olağanüstü dönemleri çağrıştıran bir sözdür. Demokrasinin en önemli özelliği kendi içinde alternatifini üretebilmesidir. Bu anlamda 26 Ekim 2008 kongresi Türkiye'nin yakın siyasi geleceğinde yeni bir sayfayı açmıştır. Saadet Partisi Türkiye siyasetinin gelip takındığı bu iki noktada tabiri caizse bu kör düğümü çözmek, sona erdirmek kararlığı içindedir.''
YAPICI- YÖNLENDİRİCİ SİYASET
Kurtulmuş, parti olarak hem üslup, hem siyaset yapma tarzı, hem de siyasette gerilim yerine bilgi ve ahlak esaslı bir siyaseti tesis etmek bakımından yeni bir devri açtıklarını belirtti.Türkiye'nin anlamsız polemiklerle kaybedecek vakti olmadığını, bu polemiklerin kimseye fayda sağlamadığını ifade eden Kurtulmuş, Saadet Partisi'nin yol gösteren, görüşlerini çok açık bir şekilde ifade eden, hükümeti mutlaka yapıcı ve yönlendirici bir şekilde siyaset yapan ama yanlışlarda da ''yıldırım'' gibi hükümetin karşısında duracak bir muhalefet tarzını ortaya koyacağına değindi.
Kurtulmuş, şunları söyledi:
''Bu muhalefet tarzı gündeme geldiği sürece öyle görünüyor ve öyle inanıyoruz ki, memleketimizde büyük kitleler Saadet Partisi etrafında yeniden bütünleşecektir. Burada sevinerek ifade etmem gereken husus, 26 Ekimden bu yana hem Anadolu'daki teşkilatlar nezdinde hem milletimizin içinde, hem yakın çevremiz bakımından, yakın oy potansiyelimiz bakımından fevkalade ciddi bir hareketlenme ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde medyada da fevkalade ciddi bir ilgi ortaya çıkmıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki, bundan sonra Türkiye siyasetinin yükselen yıldızı Saadet Partisi olacaktır. Önümüzdeki yerel seçimler de bunun başlangıcı olacaktır. Partimiz seçimlerin en iddialı partilerinden birisi haline gelecektir. Uzay araçlarının rampadan fırlaması gibi bu seçimde Saadet Partisi rampadan fırlayarak ilk genel seçimlerde Türkiye'nin muktedir siyasetinin adresi olacaktır.''
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.