İşte Baykal'ın 'çarşaf' samimiyeti!
ERDOĞAN, SERT CEVAP VERMİŞTİ
Başbakan Erdoğan, 12 Şubat 2008'de Baykal'ın sözleri üzerine "İdam sehpasının yolunu gösteriyor. Biz bu yola çıkarken daha önce de demokrasiye inanmış insanların söylediğini söylüyoruz. Biz o beyaz çarşaflarla beraber yola çıktık. Biz bu konuda bedel ödemeye hazırız" demişti.
'BİZ SENİ ÇARŞAFLA GÖRMEK İSTEMİYORUZ'
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın sözlerine partisinin grup toplantısında "Başbakan çok gergin. 'Beyaz çarşafla yola çıktık' diyor. Biz seni çarşafla görmek istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanına yakışır şekilde vakur bir başbakan ol" yanıtını vermişti.
Baykal, şu mesajları verdi:
Birkaç bin türbanlı çok mu önemli?
Bu konu birkaç bin kızımızın öğrenim hakkı elde etmesinin çok ötesinde bir olaydır. Birkaç bin kişi için mi Türkiye'yi ayağa kaldırıyorlar? İstemediği halde milyonlarca insana zorunlu din dersi verip, üç beş bin kızın türbanı ile ilgilenmek bunun çok ötesinde bir anlamı olduğunu gösteriyor.
İktidarlarında çarşaf moda olacak
Bu iktidarın arkasında fikri bir plan var. Başbakan'ın ve çevresinin pek çok söylemine tanık olduk. 11 Şubat 1994'te 'İktidarımızda çarşaf moda olacak', 20 Kasım 1994'te '21. asır dine dayalı sistemlerin asrı olacaktır' ve 'İmam hatipler, Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek' dedi. Tesadüf mü bunlar? Başbakan bunlarla yola çıktı. Bu anlayış 'Benim inancım devletin kolektif kimliği haline gelmeli' demektir ve işte bu laikliği ortadan kaldırmak demektir.
Türban yerli değil ithal
Başörtüsü yerli, türban ithaldir. 1400 yıllık İslam tarihinde türban yok. Peygamberin sahabelerinde türban kullanan var mıydı? Türban Türkçe bile değil, Fransızca. Sarık demek. Shakespeare'in Othello'sunun finalinde, bıçağı alıp karnına sokar ve "Halep'te türbanlı bir Türkü işte böyle öldürdüm" der.
Rıfat Yörük/habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.