Baykal milleti kaça böldü?
Başörtüsü ile ilgili her türlü yasal düzenlemede soluğu Anayasa Mahkemesi'nde alan, partililerinin başörtüsü düşmanlığı mahkemece tescilli CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye'nin tartıştığı çarşaf çıkışı ile ilgili öyle bir savunma yaptı ki..
TBMM'deki grup toplantısında konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Baykal, "bizim sorunumuz örtü ile değil" dedi ve bakın neler söyledi.
CHP'ye katılımlar
"Toplumun değişik kesimlerinden yoğun katılım var. Grup toplantılarımız artık biçim değiştirdi. Biz buradayız, biz Türkiye’ye sahip çıkıyoruz, biz CHP’ye sahip çıkıyoruz demek için buradalar. Bu Türkiye’de yaşanmakta olan büyük dönüşümü gösteren katılım törenlerini de burada gerçekleştireceğiz. Herkes farklı partilerden gelip ana muhalefette toplanıyor. Hep birliklte Türkiye'ye bir mesaj veriyoruz. Temel sorunlarımız tüm ağırlığıyla devam ediyor. Ekonomik kriz sorun olmaya devam ediyor. maalesef kriz çok kötü yönetilmiştir. Tüm uyarılarımıza rağmen iktidar kabul etmek istememiştir."
Ekonomi politikalarına yüklendi
Bu süreci hükümet kötü yönetmiştir. Gelecekte de yönetmeye devam edecektir. Krizin bize teğet geçeceği anlayışıyla bir tedbir gereği hissetmemiş ve bu hale gelinmiştir. Tüm dünya birbiri ardından önlemler ortaya koyarken biz hala derli toplu bir paket ortaya kayamamışızdır. Darbe hızlanmış, işyerelri kapanmaya başlamış, birçok sektör krizi derinden hissetmeye başlamıştır. Avrupa, ABD tedbir almaktadır, bizdekiler ekonomi aktörlerini suçlamaya kalmıştır. Zuladaki paraları çıkarın demiştir. Gelecekte görürsünüz deyip tehdit etmiştir. Kriz bize dokunmadı demiştir, dokunmuştur. Kriz inişe geçti demiştir ama asıl şimdi ön plana çıkmıştır.Bütün bunlar teşhis hatasıdır. Kamu bankalarını devreye sokmakla tehdit etmiştir. Kime karşı özel sektöre karşı. Özelleştirme dolayısıyla elde kamu bankası mı kaldı? Sen özel bankalardan şikayetçiysen neden yaptın özellştşirmeleri. IMF ile bir anlaşma noktasına gelindi. Bu bile geride kalan yılların iyi yönetilmediğini ortaya koyuyor. Hangi ülkeler gidiyor, derli toplu olmayan ülkeler. Hani 6 buçuk yılda toparlanmıştık. Hani borcumuz azalmıştı. Nereye gidiyoruz şimdi. Herkes gidiyor mu, biz niye gidiyoruz.
Cumhurbaşkanı Gül'e ağır ithamlar
Cumhurbaşkanının düşüncelerini söylemekten çekindiğ ihangi konu olabilir. Söyleyemeyeceği ne olabilir. Ama ben ülkeyi öyle bir yapacağım ki bir süre sonra bunlar da konuşulabilir olacak. Cumhurbaşkanı da takiyye yapabilir mi? Söyleyemediğim şeyler var diyor. Sizin de söyleyemeyeceğiniz şeyler var biliyorum ve orada bir düşünüyoruz. Bizim düşüncelerimiz anayasamız, kanunlarımız, ülkemizin değerleri konusunda sen nerede duruyorsun o zaman? Yaşanan terör olaylarını izah ederken bu ülkenin elini kolunu tutanlar mı var. Eminim bunu diyen herkesin aklından sorular mı geçiyor?
Terör politikaları ile ilgili iddialar
Bu hükümet bilmiyor ki müzakere süreci başlayınca sen terör yapanlara yarın daha yüksek tehditler oluşturmalıyız cesaretini veriyorsun. Şimdi daha yüksek bir teslimiyeti yakalayabilmek için daya yüksek bir tehödit oluşturmalıyız. Türkiye geldiğimiz noktada artık PKK ile müzakere yapmaya başlamıştır. Bunun sonu belli. Çok acı bir manzara. Ne kadar acıdır ki, Ankara'da binbaşının şehit cenazesini kaldırmak üzere olduğumuz zamanda geliyor. PKK ile müzakerenin alt yapısına yönelik inşaat haberi geliyor. Kamufle edeceklerini sanıyorlar.
Ve, seçim öncesi çarşaf çıkışı
Gündemimizde önemli tartışmalar var. Partimize katılımlarla ilgili tartışmalar var. İki haftadır Türkiye'de büyük bir tartışma yaşanıyor. Dikkatle izliyoruz. Önemli tezler ortaya atıldı. Yararlı ve son zamanlarda en önemli yararlı bir tartışmayı hep beraber yaşıyoruz. Ne olmuştur, CHP İstanbul il örgütüne bazı vatandaşlarımız başvurdular ve AKP'nin gidişatından şikayetçi olduklarını söylediler. Biz AKP'den ayrılmaya ve bu gidişin hesabını sormaya karar verdik diyorlar, il başkanımıza biz ailemiz, çevremiz, eşimiz, kızlarımız, ablalarımız Erzurum'dan göçmüş bir aile olarak örtülü bir yaşam içindeyiz. kimimiz eşarplı, yemenili, türbanlı, çarşaflıyız. Bizi bu halimizle kabul eder misiniz etmez misiniz diyorlar. Bu sözleri duyduğumda bir an bile tereddüt etmeden önemli karar alıyoruz, açılım yapıyoruz duygusuna girmeden tamamen ahlaki bir davranış içinde elbette deme gereğini duydum.
Kadınlar kaç çeşit örtünüyor?
Bu katılım töreninde konuşmamı yaptıktan sonra CHP'ye girmek üzere kuyruğu girmiş o insanların yakalarına rozetlerini taktım. Önemli bir kısmı başörtülüydü, bazıları yemeniliydi, bazıları da çarşaflıydı. Eğer ben hanımefendi siz çarşafınızı çıkarın gelin demiş olsaydım işte o zaman ben, demokrasiye inanmayan, sosyal demokrasiyi içine sindirememiş ve insani duygulardan kopmuş olduğumu düşünürdüm. Gelenler CHP'nin ne olduğunu biliyorlar. O insanlara ben CHP'yi bilerek, kabul ederek geldikleri halde hayır yeriniz yok dediğim zaman görevimi mi yapmış olurum. Bu sıradan olay, insani olay büyük bir tartışmayı tetikledi. Bu memleketin kadınlarının yüzde 70'i örtülüdür. Önemli bir kısmı, başörtüsü türünden örtünür, bir kısmı türbanlı örtünür. Çok az olmak üzere de çarşaflı vardır. Peki CHP'nin davası ne, örtü ile mi kavgalı? Kadının başına takvtığı örtü bizim düşmanımız mı? Onunla mı kavga ediyoruz?
Baykal ve CHP zihniyeti kime karşı?
Biz yemeni yazma kullanmaya karşı değiliz. Onu kim ne için kullanıyor. Yemeni kullananlar bulundukları ortamın gereği doğal olarak giymişler geliyorlar. Hayatın bir gereği olarak. Ezici bir çoğunluğunun cumhuriyetle sorunu yok. Sadece o yörenin bir usülü olarak kullanıyorlar. Ama onların içinde bazıları da devletin düzenine karşı olabilir. Yemenili yazmalı olanların içinde bir kısmı öyledir. Türbanlı olanların içinde de devletle sorunu olmayan insanlar da var. Onların tümünü o türbanı siyasi simge olarak kabul etmek akıl karı değil. Eğer biri gelip, benim cumhuriyetle problemim yok derse hayır kıyafetini değiştir öyle gel mi diyeceğiz. Kara çarşafı siyasi simge olarak kullanan fevkalade azdır. Tamamen Anadolu kırsal yaşamının bir parçası. Kadınlarımızın daha modern giymesini hepimiz arzu ediyoruz ama devlete o kıyafetle bir şey dayatmıyorsa onu neden dışlayalım. Bizim davamız örtü ile mi yoksa anlayışla mı?
Tehlike kimin kafasında?
Türkiye olarak, CHP'nin yaptığı insanidir. Hiç bir şekilde laikliğe ters düşmez noktasına geliyoruz. Bizim laiklik konusunda sağlam tezlerimiz var. Tehdidi biz göğüslüyoruz. Tehdit yok anlayışı söz konusu değil. Ama o gelenek dolayısıyla çarşaf kullanan insanların değil, o kravatlı insanların kafasında beyninde... Böyle bir anlayışla bu işi götürüyoruz. Bunu daha çok konuşacağız. Türkiye zaten konuşuyor. Türkiye'yi bir anlamsız, şekilsel bir örtü tartışmasının ötesine geçiriyoruz. Sorunları gerçek kimliği ile görmeye başlıyoruz ve ortak bir siyaseti götüreceğiz. Bu hiç bir şekilde planlanmış siyasi amaçlarla ön görülen bir davranış değil. Bu bir senaryo değil. Bizi laiklikle ilgili sorgulayacak kim varsa çıksın karşımıza hesabımızı ona verelim.
Kültürel muhafazakarlar
Bu insanlar AKP'den koparak geliyorlar. CHP'nin derdi örtü değil diye anlayacaklar. CHP'nin derdi kafaların içindeki. Bir yoksullukla geliyorlar, muhafazakarlıkla geliyorlar. Bu muhafazakarlık kültürel muhafazakarlık. O insanlar bizim hizmet etmek istediğimiz insanlar.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.