Çankaya Belediye işçileri bayrama parasız giriyor
İŞTE CHP'NİN EMEĞE VERDİĞİ DEĞER
Çankaya Belediyesi'nde CHP'li başkanlar oturdukça işçilerin dertleri hiç bitmiyor. İşçiler daha önceki Başkan Haydar Yılmaz döneminde de paralarını alamadıkları için sık sık eylem yapmışlardı.
***
DİSK'e bağlı Genel-İş üyesi işçiler, ücret ve ikramiye alacaklarının ödenmesi için Çankaya Belediyesi'ne yürüdü.
Genel-İş Sendikası Ankara 1 No'lu Şube önünde toplanan işçiler, belediye yönetimini protesto eden sloganlar atarak, Kolej Kavşağı'ndaki Belediye binası önüne geldi.
İşçiler, ekonomik sıkıntılara dikkati çekmek için temsili tabut taşıdı.
Genel-İş Sendikası Ankara 1 No'lu Şube Başkanı Çetin Çalışkan, yaptığı açıklamada, belediyede çalışan yaklaşık bin 500 işçinin aylardır ödenmeyen alacakları bulunduğunu söyledi.
Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'ın, işçilere gönderdiği mektupta, "Kasım ayına kadar işçilerin tüm haklarının ödeneceği" sözünü verdiğini ifade eden Çalışkan, buna karşın Kasım ayında emlak vergilerinden trilyonlarca para akışı olmasına rağmen işçilere verilen sözün yerine getirilmediğini savundu.
Çalışkan, işçilerin karda, kışta, yağmurda, çamurda birçok insanın yapmayacağı işleri sağlığını da hiçe sayarak yerine getirdiğini, birçoğunun yılların getirdiği çöküntü ve sağlık sorunları nedeniyle emekliliğini yaşayamadığını, ağır sağlık sorunlarıyla baş başa kaldığını anlattı.
"Hak ettiğimizi istiyoruz. Kirli, hak edilmemiş gelirlerin peşinde değiliz" diyen Çalışkan, şunları kaydetti:
"Belediyemizi ve emekçilerini bu duruma getiren anlayışa tekrar sesleniyoruz; geldiğimiz bu süreçte bize yaşattıklarını gözden geçirip, bayram öncesi işçilerinizi mutlu etmenin yollarını bulun ve çözüm sunun. Biliyoruz ki isterseniz bunu yapabilecek durumdasınız. Hiç değilse bu bayramda bin 500 işçi ve onların ailelerinin mutluluğu ile mutlu olmanın onurunu yaşayın. Çankaya halkı ve Çankaya emekçisi bunu görecek ve takdir edecektir."
Çalışkan, işçilerin aylardır ödenmeyen ikramiye, ücret ve ücret farkları olduğunu belirterek, bayramdan önce bir ikramiye ve bir aylık ücretin ödenmesini talep etti.
Çankaya Belediyesi'nde tarih hep tekerrür ediyor. Şimdi sizlere 7 yıl öncesinden "biz bu filmi daha önce görmüştük" hatırlatması yapacak benzer bir haber daha sunuyoruz;
Çankaya'da iş bırakma eylemi (22-6-2001)
ZAMAN / ANKARA Çankaya Belediyesi'nde çalışan DİSK'e bağlı Genel Hizmet İşçileri Sendikası (Genel—İş) üyesi işçiler, ücretlerini ve toplusözleşme farklarını alamadıkları gerekçesiyle iş bırakma eylemi başlattı.
Çankaya Belediyesi'nin Konya Yolu üzerindeki Temizlik İşleri Müdürlüğü önünde toplanan işçiler, slogan atarak "alacaklarının ödenmemesini" protesto ettiler. Genel—İş Sendikası Çankaya—Gölbaşı Şube Başkanı Muharrem Topalak, aylardır süren alacak sorunlarının bir çözüme kavuşturulmadığını söyledi. Topalak, 2000 yılı Mart ayından 450 milyar lira toplusözleşme farkı, 2000 ve 2001 yılları ikramiye alacakları 1,5 trilyon ve 2001 yılı ücret alacakları 2,5 trilyon lira olmak üzere işçilerin, Çankaya Belediyesi'nden yaklaşık 4,5 trilyon lira alacaklarının bulunduğunu ifade etti.
Yılmaz'ı protesto ettiler
Öte yandan Çankaya Belediyesi'nde çalışan bir grup memur da SSK İş Hanı'ndaki Belediye Binası önünde toplanarak, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Belediye Başkanı Haydar Yılmaz'ı protesto etti. Çalışanlar, çeşitli sloganlar attılar ve halay çektiler. Tüm Bel—Sen Ankara Temsilcisi İsmail Kaygusuz, Çankaya Belediyesi'nde toplusözleşmeye ilişkin birçok çalışma yapılmış olmasına karşın, "somut ve resmi olarak" Belediye Başkanı Yılmaz'ın soruna eğilmediğini öne sürdü. Kaygusuz, eylemlerinin süreceğini bildirdi.
"Gereği yapılacak"
Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz, "bu duruma kendisinin sebep olmadığını, geçmiş dönemden kalma 16.9 trilyon liralık bir borcun bulunduğunu" söyledi. Belediyede 3 bin 800 civarında personelin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu: "1 ay içerisinde, yaklaşık olarak üç maaş verdik. Arkasından vergi iadelerinin tamamını verdik 1 ay içerisinde. Şimdi, geriye dönük, bu ay hariç bir tek maaşımız var geçen aydan. Ve geçen yıldan kalma da bir tek ikramiyemiz var. Toplusözleşmeden doğan farklardan da altı tanesinin dördünü vermişiz, iki tane var. Şimdi, burada bunları bahane ederek 'ben, 2 gün eyleme götürdüm, eyleme sürükledim' demeyi anlamlı bulmak mümkün değil. Bu, yasal bir grev değil, böyle bir yasal hak yok. Burada iyi niyet de yok. Bizim yasal olmayan bu greve artık göz yumma şansımız da yok. Gereği neyse, yasa neyi emrediyorsa yapılacaktır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.