İşte CHP'nin 'çarşaf' çirkefliği!
Bayram tatilini memleketi Antalya'da geçiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, bugün evinin önünde karşılaştığı bazı partililerin çarşaf açılımı ile ilgili tepkilerine cevap verdi. "Çarşafı meşrulaştırdınız" diyen bayan partiliye tepki gösteren Baykal, "Kimsenin özel yaşamında nasıl giyineceğine karışmaya hakkımız yok. Hoşgörülü olun. Düşmanlık yapmayacaksın kardeşim yapmayacaksın." dedi.
Bayram tatili için geldiği Antalya'daki son gününde; gözlüğünü tamir ettirmek için evinden çıktığı sırada gazetecilerin sorunlarını cevaplandıran Baykal, bu sırada yoldan geçen bir bayanın tepkilerine maruz kaldı. Baykal'a yaklaşan bir bayan "Başkanım yanlış yaptınız. O çarşaflıları neden aldınız partiye. AKP'nin oyununa geldin, oylar bölündü haberin olsun. Kaç tane CHP'li tanıyorum oy vermeyecekler sana. Bu onların oyunu. Anla. AKP, CHP'nin oyları bölünsün diye böyle bir tuzak hazırladı, biz de buna düştük. Çok üzüldüm." şeklinde konuştu. Baykal da buna karşı "İnsanları dışlamayalım. Oylar neden bölünsün. Biz kimsenin oyununa, tuzağına düşmedik." diye karşılık verdi.
Bu sırada yaklaşan bir başka bayan ise, "Ben çok üzüldüm çarşafı meşrulaştırdınız. Yani türbana karşı çıkarken, Anayasa Mahkemesi'nin kararı varken." şeklinde konuştu. Deniz Baykal ise özel yaşamda, sokakta, aile içinde bir insanın ne giyeceğine karışmanın hiç kimsenin hakkı olmadığını, yasaların da bu yetkiyi kendisine vermediğini ifade etti. Partili bayanın Baykal'ın sözünü sık sık kesmeye çalışması üzerine Baykal karşısındakinin konuşmasına fırsat vermeyerek şunları söyledi:
"Her insan nasıl uygun görürse, ailesinden geleneğinden gördüğü şekilde giyinebilir, kuşanabilir. Bunu saygıyla karşılamalıyız. Yasak olan yanlış olan bu kılık kıyafeti devlete giydirmek. Kamusal alana bunu taşımak. Normal bir vatandaş normal yaşamda istediği gibi giyinebilir. İnsanın nasıl siyaset yapacağına karşı çıkmayalım. Benim çarşafı ne meşrulaştırmaya, nede gayri meşrulaştırmaya gücüm yetmez. Bu Türkiye'nin toplumsal bir parçasıysa ve giderek azalıyorsa, zaman içinde daha da azalacaksa, bunu herkesin doğal karşılaması lazım. Olan bu şeklini de düşmanlık konusu yapmayalım. Yani ne olur sevecen davranalım, ne olur biraz anlayışlı davranalım. Siz bu tavrı takınınca onu giyen insanlar alınıyor. Siz böyle söyleyince gayri resmi bir iş yapıyormuş gibi hissediyor insanlar. Alınıyor, kırılıyorlar 'Bizi dışlıyor bu toplum. Bu anlayış bizi toplumun dışına atıyor' diyorlar. Atmayalım. Biraz biz sevecen olalım saygı gösterelim."
ONUN ÇOCUĞU DA ASKERE GİDİYOR, ŞEHİT DÜŞÜYOR
Bunda korkacak ve merak edecek bir konu olmadığını ifade eden CHP lideri, en büyük korkunun gereksiz yere insanları karşıya almak ve onlara düşman muamelesi yapmak olduğunu ifade etti. "Onu yapmayalım. Asıl önemli olan ve size düşen görevde odur." diyen Deniz Baykal, herkesin aynı toplum içinde yaşadığını hatırlattı. Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: "O da askere evladını gönderiyor, onun çocuğu da şehit oluyor. Bu ızdırabı o da yaşıyor. Bu memleketin başarısıyla o da iftihar ediyor. Atatürk'ü evine fotoğraf olarak koymuş ama üzerinde bir kıyafet var, senin gibi değil diye niye kızıyorsun ona. Biz buna saygı gösterelim. Cumhuriyet değerlerinin yıpratılmasına karşı en büyük mücadeleyi biz veriyoruz. O mücadeleyi verme karalılığımızda bir değişme yok. Kıyafeti sizin gibi olmayan insana hoşgörü göstermemek büyük saygısızlık olur."
Karşısındaki partili bayanın "Benim ailemde de var öyle giyinen" demesi üzerine Baykal, "İşte bak! Türkiye'yi bölmeyelim, parçalamayalım, Türkiye'nin üstüne duvarlar açmayalım, karşımızdaki insanları karalayıp düşman muamelesi yapmayalım ne olur. Sizin anlayışınıza ihtiyacımıza var. Nerde birlik olacağız. Herkese saygı göstermeliyiz. Ona saygı göstermiyoruz. O Yanlış giyiniyor. Kardeşim sana göre yanlış giyiniyor, bana göre yanlış giyiniyor olabilir. O ayrı bir iş. Bırak o kendi yanlışını kendi görsün. Bak yüzde 2'ye düşmüş. Bir süre sonra belki ortadan kalkacak. Yani niye onunla uğraşıyorsun. Öbür türlüler sokakta istediği gibi giyiniyor. Kimse karışmıyor. Giyen insan devlete giydirmeye kalkarsa hayır diyelim. Anayasayı değiştirmeyelim. Bunlar tamam. Orada en büyük mücadeleyi biz veriyoruz. E o mücadeleyi veriyorsan burada da düşmanlık yapmayacaksın kardeşim yapmayacaksın. Anladın mı bütün mesele bu." şeklinde cevap verdikten sonra gülüşerek partiliyi uğurladı.
Emekli öğretmen olduğunu ifade ederek, "Ben diyorum ki ne çarşaf ne türban. Atatürk kılık kıyafet devrimi yaptı. Bunu uygulayın." diyen bir başka bayana karşı da Baykal şu çcevabı verdi: "Bunu telkin edeceksiniz. Bunu hepimiz anlatacağız. Yöresel şartlar içerisinde Atatürk'e karşı düşmanlık duymayan, yöresel adet diye Anadolu'nun, Erzurum'un Horasanında bunu kullanan insanı da karalamayacağız. Türkiye'de bunu böyle giyinen insanlara daha bir sevgiyle yaklaşacağız."
Baykal daha sonra bir vatandaşın aracına binerek gözlükçüye gitti. Burada gözlüğünü tamir ettirdikten sonra ücretini soran Baykal'a esnafın para istememesi üzerine cüzdanını esnafa açarak "Yok öyle şey olur mu? Zaten kriz esnafı vurdu, bir de 'Baykal gözlüğünü yaptırıp para vermeden çekti gitti' demesinler. Buradan bir tane al, yetmezse iki tane al." dedi. Gözlükçü ise 20 YTL'lik bir banknot aldı. Baykal bu arada aracına dün trafik cezası yazıldığına yönelik soru üzerine bunun doğru olmadığını kaydetti. Baykal'ın geldiğini gören çevre esnafları gözlükçüye gelerek Baykal'la bir süre sohbet etti. Baykal yerel seçimlerle ilgili olarak, "Antalya'ya en iyi hizmet verecek kişiyi aradıklarını söyledi. Bazı esnafların Mustafa Akaydın'ın aday adaylığına sevindiklerini ifade etmesi üzerine Baykal, "Evet rektörümüz iyi birisi. 25 senedir burada." şeklinde cevap verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.