'Milletvekili yemini kısaltılsın'
“Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, daima hukuku üstün tutacağıma, kutsallarım, kıymetlerim, maddi ve manevi değerlerim, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
öĞRETMENLERDEN ANAYASA TASLAĞI
Geçtiğimiz yıl kartel medyası ve malum çevrelerin “başörtüsü yasağının kaldırılacak olmasını” bahane ederek baltalamaya çalıştıkları sivil anayasa çalışmaları 2008’de de tüm hızıyla sürüyor. Hükümetin yeni anayasa çalışmaları tüm hızıyla sürerken boş durmayan sivil toplum kuruluşları da alternatif anayasa taslakları hazırlayarak hükümete öreniler sunuyor. Bunlardan sonuncusu öğretmensen tarafından hazırlanan taslak oldu.
TASLAK METİN 2 AYDA HAZIRLANDI
öĞRETMEN-SEN üyelerinin 2 aylık özverili bir çalışma yaparak hazırladığı anayasa taslağında öne çıkan başlıklar şöyle: “Hizmet alan-veren ayrımı yapılmaksızın haksız başörtüsü yasağının kaldırılması, YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması, Yüksek Askeri Yargıtay’ın kaldırılıp, görev ve yetkilerinin Yargıtay’a devredilmesi, YöK’ün kaldırılması yerine Bilim Koordinasyon Kurulu adıyla yeni bir yapılanmaya gidilmesi, Anayasa Mahkemesi ve MGK’nın kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tam özerk hale getirilmesi.”
‘MİLLETVEKTİLİ YEMİNİ KISALTILSIN’
öĞRETMEN-SEN’in hazırladığı anayasa taslak metninde daha önce hazırlanan taslaklarda yer almayan bir madde de dikkat çekti. Buna göre milletvekili yemininin kısaltılması ve “Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, daima hukuku üstün tutacağıma, kutsallarım, kıymetlerim, maddi ve manevi değerlerim, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” şeklinde değiştirilmesi teklif edildi.
‘HİçBİR İDEOLOJİ HUKUKUN üSTüNDE TUTULAMAZ’
Hazırlanan taslak çalışması ile ilgili bilgi veren öĞRETMEN-SEN Genel Sekreteri ve Sivil Anayasa çalışma Kurulu Başkanı Behçet Canöz, toplumun en üst mutabakat metni olan anayasanın, her türlü ideoloji, felsefi veya kişiye özel düşünceden arınmış olması gerektiğini vurgulayarak, “Evrensel hukuk kuralları ve demokratik ilkeler, çağdaş anayasanın vazgeçilmezleridir. Demokrasinin koruyucusu, uygulayıcısı halktır. Bu hak ve yetkinin kurumlaştığı yer de Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Egemenlik hakkı, hiçbir kişiye, başka bir kuruma devredilemez. Hiçbir ideoloji, düşünce, uygulama, hukukun üstünde tutulamaz. Anayasa, ülkenin kalkınmasını, toplumun mutluluğunu sağlamalı. Bireyi öncelemeli, halkı, devletine, ülkesine ‘tehlike’ olarak görmemeli. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ anlayışında olmalıdır” dedi.
öĞRETMENLERİN ANAYASA TASLAĞINDA DİKKAT çEKEN MADDELER
• İlk dört madde aynen kalmalı, ancak dördüncü maddenin son fıkrasındaki “…ve değiştirilmesi teklif edilemez” ifadesi metinden çıkarılmalıdır.
• “Egemenlik” başlığı altında (madde 6) 2. paragrafın sonunda “yetkili organları” ifadesi çıkarılıp yerine “Türkiye Büyük Millet Meclisi” ifadesi getirilerek metin: “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eliyle kullanır” şeklinde düzenlenmelidir.
• “Din ve vicdan hürriyeti” (madde 24) dördüncü paragrafta geçen “ Din Kültürü ve Ahlak” ifadesi çıkarılıp yerine “Din Eğitimi ve öğretimi”, “zorunlu” yerine de “seçmeli” getirilmelidir.
• “Eğitim hakkı ve ödevi (madde 42) Kılık-kıyafetle ilgili yasaklayıcı hiçbir hüküm olmamasına rağmen, özellikle başörtüsü yasağının hala devam ettiriliyor olması, anayasanın bu hükmünü açıkça ihlaldir. “Kılık- kıyafet veya herhangi bir sebeple temel, insan hak ve hürriyetler kısıtlanamaz, engellenemez, yok edilemez” ifadesi konulmalıdır.
• Sendika kurma hakkı, Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ( madde53): “ İşçiler”, “çalışanlar”, “Toplu görüşme” de “Toplu sözleşme” olarak değiştirilmeli, kamu çalışanlarına da toplu sözleşmeli, grevli sendikal haklar verilmelidir. Kanun önünde eşitlik bunu gerektirir.
• Siyasi partilere devlet, mali destek yapmamalıdır.
• Bir siyasi partinin kapatılmasıyla ilgili kararın temyiz mercii TBMM genel kurulu olmalıdır. çünkü bu bir siyasi idamdır, TBMM’yi doğrudan ilgilendiriyor.
• Cumhurbaşkanın seçimlerin yenilenmesine karar verme yetkisi, egemenlik ilkesiyle bağdaşmıyor, kaldırılmalıdır.
• Yemin: Milletvekili yemini, az ve öz olmalı. Şöyle ki: “Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, daima hukuku üstün tutacağıma, kutsallarım, kıymetlerim, maddi ve manevi değerlerim, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
• Anayasa Mahkemesi kaldırılmalı. Kanunların anayasaya uygunluğunu Cumhurbaşkanı “veto” yetkisini kullanarak zaten denetliyor. Halkoylaması da bir denetim görevi gibi düşünülebilir. Eğer, Anayasa Mahkemesinin kaldırılması mümkün olmaz ise adı, oluşumu ve işleyişi değiştirilmelidir.
• Danıştay üyelerinin 4/1’ini Cumhurbaşkanı, 4/1’ini Bakanlar Kurulu atamalı; 4/2’sini de TBMM, Genel Kurulda gizli oyla seçmelidir. Görev süresi 4 yıl, tekrar seçilmek mümkün olmalıdır.
• Sayıştay üyelerinin tamamını TBMM, seçmelidir. Görev süresi: 4 yıl olmalı, süresi dolan tekrar seçilebilmeli.
• YöK(Yüksek öğretim Kurumu) kaldırılıp yerine Bilim Koordinasyon Kurulu adıyla yeni bir yapılanmaya gidilmeli.
• üniversiteler tam özerk hale getirilmelidirler. Rektörü üniversitede, dekanı, o fakültede çalışanlar seçmeli.
• MGK (Milli Güvenlik Kurulu) kaldırılmalı, bütün yetki ve sorumluluk Bakanlar Kuruluna ait olduğundan böyle bir “kurula” da gerek yoktur.
• Genel Kurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığına karşı sorumlu olmalıdır. Kuvvet ve ordu komutanları da dâhil olmak üzere Genel Kurmay Başkanı, sıra, kıdem, rütbe, vs. aranmaksızın generaller arasından, Milli Savunma Bakanının önerisi ve Başbakanın onayı ile atanmalıdır.
• Yüksek Askeri Şura (YAŞ) aynen muhafaza edilmeli, ancak kararları yargı denetimine açık olmalıdır.
• Yüksek Askeri Yargıtay kaldırılmalı, görev ve yetkileri Yargıtay’a devredilmeli.
• Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmalı, görev ve yetkileri İdare Mahkemelerine, Danıştay’a devredilmelidir.
• Askeri Disiplin Mahkemeleri, ceza üst limiti yasa ile belirlenerek varlıklarına davam etmelidir.
• Askeri bütçe harcamaları Sayıştay’ın denetimine tabi tutulmalıdır.
• Atama Kararnameleri Cumhurbaşkanının onayından alınıp, ilgili Bakanın ve Başbakanın yetkisine bırakılmalıdır.
• Diyanet İşleri Başkanlığı, tam özerk hale getirilmeli, yöneticilerini kendisi seçmeli, idari ve mali işlerde kaynağını kendisi oluşturmalıdır. Eğitim-öğretim kurumları açabilmeli, istihdam sağlayabilmelidir. Bu laik devletin en önemli vasfıdır.
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.