İstanbul Alperen Ocakları'nın basın açıklaması

İstanbul Alperen Ocakları'nın basın açıklaması
Son günlerde, adı Aydına çıkmış bir grup Taşnak Kalemşoru tarafından “Ermenilerden Özür” adı altında yeni bir oyun tezgâhlanmaktadır. Bu Taşnak Aydınlarının Türk Devleti ve Milleti ile nasıl sorunlar yaşadığı, hangi odaklarla işb

19. yüzyılın sonundan itibaren, emperyalizmin himayesindeki Ermeni çeteleri, tedhiş hareketleriyle huzuru bozmuşlar; 1. Dünya Savaşı esnasında düşmanlarla işbirliği yaparak Türkiye'yi arkasından vurmuşlar ve birçok ilimizde Müslüman halk üzerinde korkunç bir 'etnik temizlik' hareketine girişmişlerdir. 

Savaş sırasında Ermenilerin, Osmanlı Devleti aleyhinde cephe gerisindeki saldırıları had safhaya ulaşınca, 27 Mayıs 1915'te çıkarılan bir Kanun-u Muvakkat ile isyan eden Ermenilerin gene Osmanlı toprağı olan güneydeki mahallere gönderilmesi sağlanmıştır. 

1915 olaylarına ilişkin olarak Milletimiz, Uluslar arası, büyük bir iftira kampanyası ile karşı karşıyadır. Bu olaylarda asıl mağdur olan ve zulme uğrayan milletimizdir. Tarihi birçok belge bunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu belgelerden en ilginç olanı ise Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’nin 1923 yılında Bükreş’te yapılan Taşnak Partisi toplantısındaki konuşmasıdır. Kaçaznuni bu konuşmasında “Barışı sabote etmek için savaştık. Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. “Denizden denize Ermenistan” talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını göndermelerini ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika’ya resmi çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki var olduğumuz sürece aralıksız Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?” diyor. 

Şimdi bu Taşnak Kalemşörlerine sorarız, sizler 1915 yılının gerçeklerini Kaçaznuni’den daha iyimi biliyorsunuz veya sizler Kaçaznuni’den daha fazlamı Denizden Denize Ermenistan hayali kurmaktasınız?
Her fırsatta Büyük Türk Milletinin şanlı mazisi ile sorunları olduklarını gizlemeyen bu insanlar neden Karabağ İşgali ve Hocalı katliamları için tek kalem oynatmamaktadır? Sözde Aydınlıkları konu terör ve Ermeni meselesi olunca mı, akıllarına geliyor? Unutmayınız ki Milletimiz Taşnak Aydınlarının kim olduğunu gayet iyi bilmektedir.

Bu iftiralar karşısında Türk Devleti kendi sorumluluğunu yerine getirmelidir. Türk Tarih Kurumunda Sayın Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun başkanlığı döneminde kurulan ve çok etkili çalışmalar yapan Ermeni Masası’nın çalışmaları hız kesmemeli ve bu çalışmalar ciddi bir şekilde desteklenmelidir.

Türkiye-Ermenistan ilişkileri Karabağ işgali ekseninde değerlendirilmeli ve bu bakış açısı bir Devlet politikamız olarak sürekliliğini korumalıdır. Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan arasında sıkışan Ermenistan’a sınır kapısı açılmamalı ve bazı ekonomik açılımlar sağlanmamalıdır.

Taşnak Çetelerinin arşivlerinin, bilim adamlarının incelemesine, açılması için Uluslar arası lobi faaliyetleri yapılmalıdır. Ayrıca Bu konudaki haklılığımız Dünya’ya iyi anlatılmalı ve bu amaçla bilim adamlarının içinde bulunduğu bir çalışma grubu kurulmalıdır.

Uluslar arası platformlarda Ermenistan’ın Karabağ’da İşgalci olduğu ve bu bölgede 1.000.000 Azeri Türkünün topraklarından edildiği gerçeği konusunda ciddi faaliyetler yapılmalı, bu konuda Azerbaycan desteklenmeli ve Hocalı katliamı Dünya’nın gündemine getirilmelidir.

Milletimiz bu özür tezgâhının arka planında önemli hazırlıklar olduğunu bilmeli ve önümüzdeki aylarda Uluslar arası platformlarda Milletimizin haklılığını göz ardı edecek gelişmelerin olabileceğini unutmamalıdır. Bu nedenle Siyasi İktidar etkili çalışan bir TTK ile birlikte ciddi hazırlıklar yapmalıdır. 

Alperenler, Ermenistan’ın ve Kuzey Irak’da oluşturulmak istenen İkinci İsrail projesinin, Türkiye’nin kültür coğrafyası ile ilişkilerinin kontrol edilmesi amacıyla oluşturulan tampon bölgeler olduğunu iyi bilmektedir. 

Siyasi İktidarlarca yıllardır, Ülkemizin dış politikada iki önemli sorunu olan bu bölgeler ile ilgili olarak, geliştirilen politikalar etkili olamamıştır. Bunun temel nedeni ise bu sorunların kimler tarafından, hangi amaçlarla önümüze çıkarıldığı gerçeğini görmek istememeleridir. Alperen Ocakları olarak herkesi bu gerçeği görmeye ve anlamaya davet ediyoruz. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.