Bakan Zeybekci'den 'Boeing' açıklaması

Bakan Zeybekci'den 'Boeing' açıklaması
Bakan Zeybekci, "Bizim sadece Boeing uçak serilerini yapan değil, Ar-Ge ile tedarik zincirinin ayrılmaz parçası haline gelebilecek Türk şirketleri üretmemiz lazım" dedi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Boeing ile  gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin, "Boeing tedarik zincirine uygun Türk  şirketleri yaratmak, Boeing'i Türk haline getirmek...  Bizim sadece Boeing uçak  serilerini yapan değil, o teknoloji, kültür, anlayış ve Ar-Ge ile tedarik  zincirinin ayrılmaz parçası haline gelebilecek Türk şirketleri üretmemiz lazım.  Bu konuda onlarla uzlaştık." dedi.

Bakan Zeybekci, New York'ta Türkiye Ticaret Merkezi (TTM) açılışının  ardından basın mensupları ile bir araya gelerek soruları yanıtladı.

Serbest bölgelerdeki faaliyetlerle ilgili ödemelerde Türk lirası  kullanım zorunluluğunun kaldırıldığının anımsatılması üzerine Zeybekci, burada  artık hem TL hem döviz seçeneği sunduklarını, ancak serbest bölge içinde verilen  hizmetlerin tamamında TL olarak devam edileceğini söyledi.

Zeybekci, Rusya'ya domates ihracatına karşılık bu ülkeden et ithal  edilmesine yönelik basına yansıyan haberlere ilişkin, bu konuların asla birbiri  ile bağlantılı olmadığını ifade etti.

Türkiye'nin, halihazırda et ithal eden bir ülke olduğuna işaret eden  Zeybekci, şunları kaydetti: "Gerek Tarım Bakanlığımızın standartlarının, gerekse bazı manevi  hassasiyetlerimizin yerine getirilmesi kaydıyla Rusya'dan et ithal etme konusuna  sıcak bakıyoruz ancak şarta bağlı olma gibi bir durumu asla kabul etmemiz söz  konusu değil. Rusya'nın veya başka birinin bir şeyi dikte etmesi, şarta bağlaması  bizim tarafımızdan asla kabul edilmez. Çünkü 3 milyar dolardan fazla tarım ürünü  ithal ettiğimiz Rusya'ya, toplam ihracatımız yaklaşık 800 milyon dolar. Bunu  teraziye koyduğumuz zaman biz çok alacaklıyız.

Rusya'ya şöylediğimiz şu; yasak yasağı, engel engeli doğuracaktır.  Dolayısıyla domatesle ilgili yasak kararını bizim kabul etmemiz mümkün değil ama  diğer taraftan Rusya'nın kendi refleksleri ile sezonda kendi domates üreticisini  korumakla ilgili vergileri yükselterek uygulayacağı önlemleri de anlayışla  karşılarız. Onun dışında et veya diğer ürünlerle ilgili teknik standartları  tutmak kaydıyla her türlü şey görüşülebilir, ithalat yapılabilir."

Zeybekci, domates ihracatı konusunda Rusya'nın yumuşadığını aktararak,  beklentilerinin ekim ayı itibarıyla başlayan sezonu kaçırmamak olduğunu dile  getirdi.

"ALİPAY, YAKIN BİR ZAMANDA VİSA VE MASTER CARD'DAN BÜYÜK BİR HALE  GELECEK"

Nihat Zeybekci, bakanlık olarak ihracatçılara verilen desteklerle  ilgili de bilgi vererek, ihracatçılardan gelen taleplerin birçoğunu  karşıladıklarını ifade etti.

Gelişen dünyada ihracat yapılış şeklinin de hızla değiştiğine dikkati  çeken Zeybekci, Çin'in toplam ihracatının yüzde 22'sini E-ticaretin  oluşturduğunu, bu rakamın Türkiye'de son derece düşük seviyede bulunduğunu dile  getirdi.

Zeybekci, Türkiye'nin, e-ticaret alanında kapasite, lojistik ve  coğrafi gibi birçok açıdan en avantajlı potansiyele sahip ülkelerden biri  olduğunu vurgulayarak, "E-ticaret platformlarına Türk ihracatçıların  üyelikleriyle ilgili masraflarının yüzde 80'ini karşılıyoruz. Baktık olmuyor, 'Bu  oran daha fazla artırılabilir mi?' konusunu da konuşuruz. 'Daha neler  yapabiliriz' diye her gün araştırıyoruz. Bizim, yıl sonuna kadar hedefimiz 10 bin  ihracatçımızı e-ticaret platformlarına üye yapmak. Şu anda sistemde 3 bine yakın  ihracatçı var. Tamamı Alibaba'da değil, Turkish Exporters ve Kompass da var."  diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York temasları kapsamında  Alibaba internet sitesinin kurucusu ve başkanı Jack Ma ile görüştüğü, burada bir  adım atılıp atılmadığının sorulması üzerine Zeybekci, şunları kaydetti: "Alibaba, inanılmaz bir noktaya geldi, yıllık cirosu 600 milyar dolar.  Alipay gibi o kadar çok enstrümanı var ki… Alipay, yakın bir zamanda Visa ve  Master Card'dan büyük bir hale gelecek. Şu anda onlarla hemen hemen kafa kafaya  gidiyor. Diğer taraftan Alibaba'nın One Touch dedikleri bir sistemi var.  En ufak  çaptaki KOBİ bile One Touch sistemine girdiğinde, bu sistem ona hiçbir şeye elini  dokundurtmadan, ihracat, kargo ve ödeme işlemlerinin tamamını yapıyor. Türkiye,  coğrafyası itibarıyla baktığımız zaman, e-ticaretin lojistik merkezi olmakla  ilgili çok büyük bir fonksiyon üstlenebilir. Çin'de e-ticaretten satın aldığınız  her şeyi bugün Alibaba 24 saatte kapınıza getiriyor. Şu anda bu Avrupa'da 48  saat. Dünyanın tamamında bu 24 saate inecek.

Bununla ilgili de belirli aralıklarla kurulmuş olan akıllı merkezler  var. Buralarda, bir yerden sipariş girildiği anda saniyesiyle o depodaki ürün  kendiliğinden robot sistemi ile harekete geçiyor, barkodu okunuyor, paketlemesi  düzgün hale getiriliyor, kutuya giriyor ve kutunun üzerine de gideceği adres  yazılarak yaklaşık 2-3 dakika içinde arabanın içine giriyor."

Zeybekci, "Böyle bir depo bizde de kurulabilir mi? Alibaba gelip  kurabilir mi?" sorusuna da, "Kurulur tabii. Zaten konuştuk bunu. Bunlar çok kolay  ama Alibaba böyle bir şey yapmaz, siz bunu yaparsınız ve sisteme dahil olursunuz.  Alibaba sistem sahibi, siz de kullanıcısınız. Önemli olan sistem ve Türkiye'nin  de bu sistemin içinde bir nokta olması. Bir süre sonra o arabadaki paketlenmiş  ürünün 2-3 saat içinde otomatik uçması, uçabilecek noktalarda bulunması. Şu anda  bununla ilgili bizim elimizde çok avantajlı kurumlarımız da var. Bunlara girmeyim  çünkü spekülasyon olur." şeklinde yanıtladı.

"BOEİNG TEDARİK ZİNCİRİNE UYGUN TÜRK ŞİRKETLERİ YARATMAMIZ  LAZIM"

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Boeing ile gerçekleştirilen görüşmelere  yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi: "Boeing'in bir görüşme talebi vardı. Boeing tedarik zincirine uygun  Türk şirketleri yaratmak, Boeing'i Türk haline getirmek... Tabii ki uçak  üreticisi olarak değil. Boeing'den tüketici olarak sadece uçak almak değil,  eğitim alanında, bakım teknolojileri alanında, bazı parçaların yapılması  anlamında, koltuk, gövde gibi iç donatıları anlamında her şeyine talibiz. Onlara  dedik ki bize net olarak, somut, önümüzdeki 2-3 yılla ilgili bir yol haritası  oluşturalım. Bizim, sadece Boeing uçak serilerini yapan değil, o teknoloji,  kültür, anlayış ve Ar-Ge ile tedarik zincirinin ayrılmaz parçası haline  gelebilecek Türk şirketleri üretmemiz lazım. Bu konuda onlarla uzlaştık.

Bu konudaki şu andaki hedef de 150-160 milyon dolar civarında Boeing'e  yapılan ihracatı, Boeing'in Türkiye'den satın almalarını çok kısa sürede 500  milyona doğru çıkarmamız. Alıcı olarak ilk 10'lar seviyelerindeyiz. Bunu çok iyi  kullanmamız lazım. Onlarla oturduk, bir sonraki adım olarak derhal Türkiye'de  somut şeyler istiyoruz dedik. Önümüzdeki sene şuna ulaşacağız. Şirketleri, bizim  standartlarımızı geçebilecek hale getireceğiz, onlardan ürün alır hale  getireceğiz. Şimdi koordine olamıyoruz. Bizim sıkıntımız, satın alan elimizle,  bunları çabalayan elimizin birbirinden haberi yok."

Yatırımlar ve ortak iş birlikleri geliştirme konusunda ABD  izlenimlerinin nasıl olduğunun sorulması üzerine Zeybekci, "Negatif. Türkiye  anlamında söylemiyorum. 'Great America, Made America, Use America, Produce  America, Big America' diyen korumacı bir psikolojinin yaygınlığını görüyoruz. Bu  onlara şu anda cazip görünüyor. Korumacılık eğiliminin artması yönünde çok net  bir şekilde ilerleme var. Bunun Amerika'ya negatif döngüsü yakında başlayacak.'  ifadelerini kullandı.

"YURT DIŞI PROJELERDE TÜRKİYE'DEN İTHAL ETTİĞİ HER ÜRÜNE 1 YIL  VADELİ SIFIR FAİZLİ KREDİ VERİYORUZ"

İhracatçıların, sağlanan teşvik ve desteklerin tamamını bilmediğini,  verilen destekler konusunda eldeki mevcudun tüketilemediğini anlatan Zeybekci, bu  nedenle firmalara artık ziyaretler gerçekleştirdiklerinden bahsetti.

Zeybekci, "Eximbank kredileriyle ilgili bir anlayış değişikliği var.  Bunun etkilerini görmeye başladık mı, yoksa alınacak daha yol var mı?" sorusuna  yönelik, şu yanıtı verdi: "Eximbank ile ilgili elimizdeki tüm ürünler ve ihracatçıya  sağladığımız imkanlarla ilgili sıkıntımız yok. Hatta bunu daha da genişletiyoruz.  Ne yapıyoruz? Müteahhitlere, 'Yurt dışında bir proje aldığınız zaman bu proje  için Türkiye'den ithal ettiğin her ürüne 1 yıl vadeli sıfır faizli kredi  veriyoruz' diyoruz. Şu anda Eximbank'ın ihracat kredisi ve sigorta desteğinin  Türkiye ihracatı içindeki payına baktığımızda bu yıl yüzde 25'i geçeceğiz ve  önümüzdeki yıl çok büyük bir ihtimalle bunu yüzde 26'nın biraz üzerine  çıkaracağız. Bu anlamda şu anda Kore bir numara, bizim de Kore'yi geçme gibi bir  hedefimiz var. Burada hedefimiz yüzde 30'u geçmek. Şu anda hükümet olarak gerek  Exim kredileri, gerekse yatırım teşviklerindeki en büyük sıkıntımız yatırım  yapabilmek, üretmek ve yeteri kadar stok yapabilmek için ihtiyaç duyduğumuz  finansmanın pahalılığı. Bu nedenle dikkat ederseniz, yaptığımız her adım faiz  destekleri yönünde gidiyor. Gerek yatırım teşviklerinde, gerek üretim ve ihracat  desteklerinde biz faiz desteği veriyoruz."

Bakan Zeybekci, Eximbank'ın geçen hafta 500 milyon dolarlık tahvil  ihracına yaklaşık 2,7 milyar dolarlık talep geldiğini anımsatarak, söz konusu  borçlanmada hedefledikleri faiz oranının 25 baz puan altına inildiğini, bunun  dikkati çekmesi gereken bir figür olduğunu söyledi.

Yabancı müşterilerin Türkiye'den alacakları ürünlerde, kendi  ülkelerindeki Exim faiz oranını talep ettiklerini aktaran Zeybekci, "Hükümet  olarak Eximbank'a diyoruz ki 'Sen müşteriye Alman, Fransız, Amerikan Eximbank'ı  ne faiz veriyorsa aynısını ver. Aradaki farkı ben Hazine'den karşılayacağım.  Bütün bu enstrümanların hepsi şu anda cari ve çalışıyor." dedi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Almanya'nın askeri ambargolarına  otomotiv sektörü, Vestel ve Arçelik'i de dahil edeceği iddialarının yöneltilmesi  karşısında da, "Böyle şeyleri konuşmalarını akli, mantıki ve reel görmüyorum.  Birbiri ile ekonomik ortak olan iki şeyden bahsediyoruz. Sadece net alışverişi  160 milyar dolar. Birbirinde yatırım yapmış şirketlerin toplam ciroları  itibarıyla baktığımı zaman korkunç bir rakamdan bahsediyoruz. Bizim bugüne kadar  ticari ve ekonomik anlamda negatif hiçbir söylemimiz olmadı. Bu resmi çok daha  net bir şekilde önlerine koyduklarında farklı şeyler söyleyeceklerdir."  değerlendirmelerini yaptı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.