Baykal ne için tehdit etti?

Baykal ne için tehdit etti?
CHP lideri Deniz Baykal, partisinin TBMM'deki grup toplantısında bir konuşma yaptı. Sağlık alanında yaşanan sorunlara değinen Baykal, hükümeti 'kıyameti kopartırız' diye tehdit etti. Baykal, Ergenekon'un avukatlığını ise sürdürmeyi ihmal etmedi.

Konuşmasına sağlık alanında yaşanan sorunlara değinerek başlayan Baykal, tehditler savurdu. Baykal'ın gündeminde Ergenekon operasyonları, krokilerle bulunan silah ve mühimmatların yanısıra, Cumhurbaşkanı Gül'ün daveti, HAMAS ve TRT de vardı.  

İşte Baykal'ın konuşmasının ayrıntıları:

"KIYAMETİ KOPARTIRIZ" TEHDİDİ
"Sağlık alanında işler yaz-boz tahtasına dönmüştür. Sevk zinciri uygulanacak mı, uygulanmayacak mı? Her gün başka bir karar çıkıyor. Eczacıların içine girdiği krizler son anda toparlandı. Sağlık sektöründe iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. Birincisi Diş hekimlerinin durumu. Diş hekimlerini tamamen gözden çıkaran bir durum var. Her yerde özel sağlık teşvik edilirken, onlar tamamen devre dışında bırakılmıştır. Sağlık kuruluşları monopollerine teslim edilmek isteniyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Sağlık kuruluşlarını sınıflandıran hükümet vatandaşı da sınıflara ayırır.  Bu arayıştan hükümet derhal vazgeçmelidir. Kıyameti koparırız. Sağlık kuruluşlarının sınıflandırılmas kabul edilemez." 

ORTADOĞU'DAKİ GELİŞMELER
"Orada sadece insanlar değil, aynı zamanda insanlık da katledildi. İsrail'i hep beraber kınayalım diye teklif ettik buna yanaşmadılar. Hayır kınamayacağız konuşma yapacağız dediler. Yönlendirici olamıyorsun bu yüzden. Mısır sesini hiç çıkarmamıştır ama etkin diplomasiyi yürütmüştür. Ateşkes projesi ortaya koydu ve sonuç almaya gayret etti. Henüz sonuç alınmadı ve bunun daha çok aşamaları var. HAMAS süre veriyor. Çok kırılgan bir tablo. Bunu bir an önce yaptırımı olan bir ateşkes haline getirmek lazıldır."

BAYKAL'IN 'HAMAS' RAHATSIZLIĞI
"Mesafeli tavır içinde bulunmamıza ihtiyaç var. Biz koca Türkiye'yi oradaki ihtilafın tarafı haline getirtmeyiz. Bu yanlıştır. Ortadoğu yıllardır bu çatışmaların içinde. Buna çok dikkat etmek lazımdır. Biz Filistin-İsrail çatışmasında Filistin'in değil, bir örgütün temsilcisi haline geldik. HAMAS ile FKÖ arasındaki çatışmada da HAMAS'ın temsilcisi haline geldik. Başbakan, Abbas'ı suçluyor. Bu bizim işimiz değil. Biz ona girmeye başlarsak FKÖ ile HAMAS arasındaki çatışmada taraf olmayı içimize sindirirsek yanlış bir iş yaparız. Başbakan ne yaptı, HAMAS dedi ve Abbas'a meydan okumaya başladı. Türkiye duygusal davranamaz."

ÇÖZÜM İKİ DEVLET MODELİ
"Türkiye kendi konumunu koruyarak barış için çalışmalı. Türkiye farklı inanç gruplarıyla barış içinde yaşamış bir ülke. Hiç bir dine mehsup insanlara karşı bir husumet içinde olamayız. Çözüm çok açık, iki devlet anlayışına dayalı bir çözüm esastır. Hem Filistin hem de İsrail olacak. Filistin bir devlet olacaktır, kimse bunu engellemeye kalkışmamalı. Terör buradan beslenmektedir. Filistin'in bağımsız bir devlet olması güvence altına alınmalı."

ERGENEKON'UN AVUKATLIĞI AYNEN DEVAM
"Geride bıkaktığımız haftada malum dava ile ilgili çarpıcı gelişmeler yaşandı. Yürümekte olan davanın niteliğinin bugün giderek daha iyi ortaya çıktığını görüyoruz. Dava, değişik savrulmalar yaşıyor. Başlangıçta ortaya atılan şekli ile zaman içinde ortaya çıkan çeşitli görüntüler bir birinden farklı olmuştur. Hukukçular tarafından doğru bir biçimde değerlendirildiğine tanıklık ettik. Türkiye'nin saygın hukukçuları bu konunun geldiği bu aşama karşısında artık seslerini yükseltme zorunluluğunu hissetmeye başlamışlardır. Bu iddialar bu davaya sahip çıkanlar tarafından da teslim edilmeye başlamıştır. Kimse bu davanın uluslararası hukuk standartlarına uygun olduğunu söyleyemez. 74 Baromuz ayağa kalkıp da bu iyi bir dava yürütme örneği değildir, bizi rahatsız eden yanlışlıklar yapılıyor diyorlarsa onlara kulak vermek gerekiyor. Yok sen siyasi amaçla konuşuyorsun demek mümkün mü? Türkiye'de hangi dava ile ilgili olarak bu kadar çok baro ayağa kalkmıştır."

GÖZALTILAR GÖZDAĞIYMIŞ!
"Hukukun zedelenmesini önemsemeyenler var. Gözaltına alınma olayları bir tehdit uygulamasına dönüştü. Bunun bir siyasi hesaplaşma olduğu artık çok açıktır. Hani savcı aldırıyordu. Hukukla mı bu işler oluyor. Bu sorular ciddi sorular. Önce insanlar alınıyor sonra suçu kanıtlayacak delil arayışları başlıyor. Bu tablo böyle giderken yer altından silahlar çıktı. Aaa silahlar varmış, durun bakalım diye insanlar iyi niyetle oraya bakıyorlar. Silah işi ayrı, Ergenekon işi ayrı. Ergenekon işi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın kafasında şekillenen bir şey. Yüzlerce sanık var. Arkadan da gelecek olan davalar var. Ortaya çıkan bir tek örgüt bağlantıları var. Susurluk bağlantıları ve şimdi de Susurluk öncesi faili meçhul cinayetler işleyen birileri var."

ERGENEKON SİLAHLARI İÇİN NE SÖYLEDİ?
"Siz davayı bu silahlara bulaştırmayı bırakın da o silahlardan yola çıkarak sanıkları yakalayın. Gazetecileri, aydınları, profesörleri almışsınız silaha bağlamaya çalışıyorsunuz. Kendine güvenin varsa o silahta kimin parmak izi var onu ortaya çıkar göreyim seni. O silahlar oraya nasıl girmiştir. Kime ait silahlar. Bu yük bir başkasına nasıl geçti. Bunları çıkar. Bunlar önemli, biz derhal komisyon kurulsun dedik. Bu davanın seyrine bırakılmadan bu konunun üzerine yürünmelidir. Kamuoyuna derhal sağlam bilgi verilmeli. Derhal aydınlığa kavuşturun bunu. TBMM derhal bu konuya el koymalı. O silahlar nasıl geldi, kimlere ait bu konuya meclis olarak el atmalı. Bu dava ile ilgili bir mesele, silahların aydınlatılması, Özel Tim'e mi, Emniyete mi, SUsurluk'a mı gider, nereye giderse gitsin kararlılıkla üzerine gitmeli. Biz bu konuların sonuna kadar aydınlatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu olayın hem hukuki niteliği ortaya çıktı ve görüldü ki iktidar bir psikolojik savaş anlayışı ile bu konuya yaklaşmıştır. Toplumu yönlendirmeye yönelik bir psikolojik savaş anlayışı içinde ele alınmıştır."

TRT'YE AĞIR İTHAMLAR
"Bu harekatın bir parçası olarak devreye TRT de sokulmuştur. TRT bu psilkolojik savaşın tetikçisi olmuştur. ne idüğü belirsiz bir isim, önce birkaç gün güvenlik güçleri tarafından alındığı söylenen ifadesinin kaseti dağıtılıyor. Televizyonlar o kasetleri servis ediyorlar. 3-4 saat poliste alınan ifadesinin kaseti. Bu nerden çıktı, daha önce ifade Ergenekon savcılığına intikal ettirilmişti, hakimler savcılar dediler ki bu eksik, yazı yazdılar ve kaset ortaya çıktı. Baktık bu yazıya neden olan bölümler yine yok. Yine eksik. 2005'teki olaylardan bahsediliyor gibi bir durum var. İşkence olayı var diyorlardı ama karşısındakilere ders veren biri orada oturuyor. Yığınla sorular. Hemen ertesi gün Kanada'dan bu kişi ile TRT bağlantı kurdu ve aklından geçen her şeyi Türkiye'nin önüne serdi. TRT devletin resmi kuruluşu, herkesin o kuruluşun bütçesinde katkımız var. Herkesin hukukunu herkesten önce düşünmesi gereken kuruluş. Canlı yayın, önüne geleni dizmiş söylüyor. Ciddiye alıp cevap vermeyi içime sindirmem mümkün değil. Devletin saygın olması gereken kuruluşlarının, yargı da dahildir, bu adamı ciddiye alıp bunu dinler vaziyette görmek bana acı veren olaydır. Ayıptır, yazıktır, devleti ne hale soktunuz."

CUMHURBAŞKANI GÜL'E DE SATAŞTI
"Çığırından çıktı Türkiye. Bugün Cumhurbaşkanı çağrı yapmış, yasama, ,yürütme organlarının başkanlarını çağırıyor. Yargı organlarının başkanını çağırıyor. Kimi çağırıyor anlamadık. Ne oluyor Türkiye'ye? Bir baktık kendimizi Ortadoğu bataklığında HAMAS'ın yanında bulduk. Böyle bir şey olur mu? Tuhaf bir adamı çıkartıp herkese sövdüreceğiz, bundan yarar bekleyeceğiz, bundan bir yarar gelmez, bu işe derhal bir son vermek durumundayız. Türkiye'ye bu manzaranın yakışmadığı değerlendirilmelidir. Birilerinin böylesine oynamasına, alay etmesine izin verilmemelidir. Böyle yapılacaksa milletimiz bunun gereğini yerine getirmelidir."

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.