BBP’den İstanbul’a ‘Büyük Aile’ modeli

BBP’den İstanbul’a ‘Büyük Aile’ modeli
Beyaz Masa’nın mucidi Cevdet Tellioğlu, akademik bir çalışma olmaya aday “Büyük Aile” modeliyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a rakip oldu.

15 yıllık belediyeci, iletişim uzmanı ve Büyük Birlik Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tellioğlu, dört aşamada uygulanacak olan projesini hayata geçirebilmek için İstanbullulardan destek istiyor

Beyaz Masa’nın mucidi Cevdet Tellioğlu, Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı. Tellioğlu, 7 yıllık bir çalışma ürünü olan ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da övgüyle bahsettiği “Büyük Aile” modelini İstanbul’da hayata geçirmek istiyor. 15 yıllık belediyeci ve İletişim Uzmanı Cevdet Tellioğlu, dünyada eşi benzeri olmayan yoksulluğa ve yolsuzluğa çare olacak ‘Büyük Aile’ adı verilen bu iddialı projesini Vakit okurları için anlattı. Tellioğlu, 4 aşamadan oluşan projenin ilk aşamasında tüketimden kazanç, ikinci aşamasında üretimden kazanç, üçüncü aşamasında markadan kazanç, son olarak da ihracat ve eğitimden kazanç olduğunu vurgularken, proje sayesinde benzin dahil fiyatların düşürüleceğini, açlık sınırı altında kimse kalmayacağını, halkın doğrudan denetimi ve çeşitli ilan yöntemleri ile ihaleleri denetlemesinin ihalelerde yolsuzluğu sıfırlayacağını, STK ve halkın yönetime direkt katılması ve denetlemesinin sağlanacağını ve halkın para kazanmasının yolunun açılacağını belirtti.

Cevdet Bey, bildiğimiz kadarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ve daha sonrasında birçok belediyede uygulanmaya başlanan “Beyaz Masa” ve “Beyaz örtü” gibi belediyeciliği halka açan sistemlerin mimarısınız. Uzun bir aradan sonra yeni bir projeyle gündeme geldiniz. Bize biraz projenizden bahseder misiniz? 

Projemizin dört ana başlığı var. Yoksulluğa, işsizliğe, pahalılığa, ihale yolsuzluğuna son diyoruz. “Büyük Aile” projesi şöyle başlayacak: Yerel seçimler biter bitmez kuracağımız sistemle kentin aynı zamanda CEO'su durumuna gelecek olan belediye başkanı, sivil toplum kuruluşlarını toplayarak kendilerine yer tahsis edecek. 
Böylece sivil toplum kuruluşu platformunun oluşmasını sağlayacak. Bu platform, kentteki tüm dernek, vakıf ve kulüplerin katılması ile gerçekleştirilecek. Her STK seçimle platforma yönetici gönderecek. Platforma gidenlerin arasında yapılacak seçimle de 1 yıllığına sistemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak üst yönetim temsilcileri seçilmiş olacaktır.

Bu da farklı yöre, din, mezhep, parti ve anlayışlara sahip insanların fayda ekseninde ayrım yapılmayacak bir şekilde bir araya gelmesini sağlayacaktır.
Anladığım kadarıyla kent sakinlerini yalnızca kâra değil, aynı zamanda yönetime de ortak edeceksiniz... 
Elbette herkes temsilcileri ölçüsünde şirkete ortak olacak, bunu tabana yayacağız. Yalnızca kâra değil, yönetime de ortak olacaklar. Herkes kendi parasını korumak için şirketi denetleyecek. Vatandaş sadece 1 kuruş karşılığında şirkete ortak edilecek ve şirket ortaklarına bir aidiyet kartı verilecek. O kentte yaşayan herkes bu şirkete üye olacak. 

Bahsettiğiniz bu kart ne işe yarayacak ve kullanımıı nasıl olacak? Okuyucularımız için biraz açarsanız seviniriz.
Bu kart, kişinin banka hesabı olduğu gibi, aynı zamanda o kişinin “Büyük Aile”nin sağladığı her türlü kolaylıktan da faydalanmasını sağlayacak. Türkiye’nin her yerindeki anlaşmalı şirketlerle örneğin büyük marketler, benzin istasyonları, alışveriş merkezleri gibi dev işletmelerde kullanılabilecek. Mesela bütün üyelerimizin sizden bu kartla alışveriş yapması durumunda bir indirim sağlayın diyeceğiz ve anlaştığımız şirket kanalıyla kart sahibi vatandaşlara örneğin yüzde 13’lük bir indirim olanağı verilecek. Yüzde 13’ün her ay yüzde 3’lük kısmı, şirket tarafından bir bankada açılan ve adını “Nuh’un Gemisi” koyduğumuz hesaba aktarılacak ve buradan biriken para da açlık sınırının altında yer alan kart sahiplerine aktarılacak.

Yalnızca alışverişte indirimi hedeflemek için kurulmuş bir proje mi bu?
Elbette hayır, bu daha başlangıcı, küçücük bir örnek verdim size. Alışverişte indirim, moda tabiri ile ‘Büyük Aile’li olmanın promosyonu sadece. Biz buna tüketimden kazanç diyoruz. Tüketimden kazanç diye nitelendirdiğimiz birinci etap ile ortaya çıkacak faydalar, insanı ilk anda şok edecek kadar çarpıcı ve yüz güldürücü nitelikte.

Madde madde sıralayacak olursak, 
1- Kentte benzin fiyatları dahil tüm fiyatlar düşmeye başlayacak, rekabet ve kalite artacak
2- İhalelerde yolsuzluk sıfıra yaklaşacak
3- Halk, kentin denetimine direkt olarak katılacak
4- Sivil toplum kuruluşları, kenti yönlendirenler ve yönetenler olacak
5- Herkes tek tek ama eşit şartlarda, eşit bir paylaşımla ve adaletle kazanç sağlayacak, para kazanacak. Kayıt dışı ekonomi azalacak
6- Kentte, aç kalmayacak. Mahcubiyet olmadan mağduriyet giderilecek.
7- Şeffaf süreç yönetimi ile halk, tüm işlem süreçlerinden, kasa hareketlerinden ilk haberdar olanlardan olacak.

HER HALİYLE “BÜYÜK AİLE” KAZANACAK

Alışverişten kazanç çok akıllıca. Tüketimden de kazanç elde edileceğini belirtiyorsunuz, bu çok geniş bir kavram. Bunu da biraz açarsanız. Diğer gelir kaynaklarınız ne olacak? 

Alışverişten elde edeceğimiz reel değer, cebimize hiçbir şey yapmadan sadece bilinçli ve organize tüketici olma yeteneği sayesinde girecek. Bir de şirketin doğrudan aktif rol üstlenerek elde edeceği gelirler var. Bir savaşı andıran ihale piyasasına biz de gireceğiz. İlk olarak sabit gelirlerimiz otoparklar, pazar alanları, büfeler, reklam alanları gibi belediyenin dış firmalara verdiği gelir alanlarından elde edilecek, sonrasında ise bizim firmamız da komplike ihalelere girecek ve en uygun teklifi biz vereceğiz. Verdiğimiz uygun fiyatla hem sahibi olduğumuz belediye kazanacak hem de biz kazanacağız. Yani ‘Büyük Aile’ kazanacak.

“Projemiz, sermayeyi tekelden kurtaracak”
Seçim faaliyetlerinde yoğunlaştığınız tek konu ‘Büyük Aile’ mi?
Artık yol yaması, çöp toplama, su taşıma gibi icraatların devri kapandı.
Bunu her belediye yapabiliyor. Biz bunların ötesinde bir anlayıştan söz ediyoruz. Biz gelir arttırmadan, gider düşürmeden belki uyarlandığında tüm ülkenin refah ve imkân seviyesini arttıracak bir sistemden söz ediyoruz. Bu ülkede sermaye birkaç kişinin elinde toplanmış durumda. Birisi 1 milyar dolar gelir elde ederken üretimi yapan işçileri ise asgari ücretle yetiniyor. İşte “Büyük Aile” şirketi bunun önüne geçecek. Biz, elde ettiğimiz geliri üyelerimizle bölüşeceğiz. 

Sermaye sahiplerinin tepkisinden çekinmiyor musunuz? 
Elbette hayır. Biz her şeyi göze alarak bu yola baş koyduk. Asıl korkumuz halkın vebalidir. Büyük Birlik Partisi’nin korktuğu yegane güç milletin ta kendisidir. Biz bu konudaki samimiyetimizi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve Anayasal olarak başörtüsü serbestisinin sağlandığı günlerde milletimize gösterdik.

Okuyucularımıza son olarak aktarmak istediğiniz bir şey var mı?
Yoksulluğa, yolsuzluğa, işsizliğe ve pahalılığa çözüm yerel yönetimden geçiyor. ‘Büyük Aile’mizi kurmak için destek istiyoruz...

MURAT ALAN/ VAKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.