Seçim ekonomiyi nasıl etkiler? Bakan açıkladı

Seçim ekonomiyi nasıl etkiler? Bakan açıkladı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Türkiye'nin AK Parti hükümetleri döneminde bir performansı var. Bir sürü benzer siyasi dönemler oldu. Türkiye bütçe açığını yüzde 1,5'a kadar düşürmüş. O nedenle bu seçim Türkiye'nin önünü açacak" dedi.

 

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında seçim öncesinde Türkiye ekonomisine ilişkin önemli bilgiler verdi.

Şimşek, seçimlerin Türkiye'deki belirsizliği ortadan kaldırdığını söyleyerek, "Bu seçim Türkiye'nin önünü açacak" dedi.

İşte Şimşek'in konuşmasından bazı notlar:

Yılın ilk döneminde toplam 4 milyar dolar tahvil ihracatı yaptık. Devletin bilançosu çok sağlam. Bütçe açığı yüzde 2'nin altında. Türkiye riskini yatırımcı almak istiyor.
Bu dönemde reform noktasında planlarımız vardı, birinci sınıf reformu Mart ayında yaptık. Uzun vadeli belirsizlik vardı. Yatırımcıların kafasında soru işareti vardı: Seçim kararıyla soru işareti kalktı. Seçim sürecinin kısa tutulması oldu. Bu da Türkiye'nin önüne fırsat penceresini açtı. Eski,den seçim olacağında net sonuç olmadığı için piyasa kararsızdı. Artık değil. Seçimin hemen sonrasında hükümet kurulacak, işe başlanacak. 5 sene gibi reform yapmak doğru politikaları uygulamak için var. Türkiye hükümet sistemini belirsizliği azaltmak için değiştirdi. 5 sene ülkeyi yönetecek hükümet belli olacak. Eskiden hükümetlerin ömrü 1,5 yıl bile değil. Türkiye'nin önü açık şimdi. Reformların gündeme alınması için fırsat olacak. Yatırımcılar ciddi kaynak vermeye başladı. Genel anlamda yatırımcılarda seçime ilişkin soru yok. Yatırımcıların konuları cari açık gibi konular.

"REFORMLAR HIZLANACAK, SEÇİM ÖNÜMÜZÜ AÇACAK"

"Göreceğimiz yeni ekonomik kararlar olacak mı? 67 maddelik düzenleme paketinden bahsedilmişti." sorusuna yanıt olarak Başbakan Yardımcısı Şimşek şöyle yanıt verdi:

Seçimlerin bir anlamda erkene alınması, sürenin kısa olması seçim ekonomisine ilişkin endişeleri sınırlaması lazım. 2007'de bir genel seçim, 2009'da mahalli seçim, 2014'te iki seçim, 2015'te genel seçim, 2017'de referandum yaptık. Tüm bunlara rağmen Türkiye mali disiplinini korudu. Türkiye'nin AK Parti hükümetleri döneminde bir performansı var. Bir sürü benzer siyasi dönemler oldu. Türkiye bütçe açığını yüzde 1,5'a kadar düşürmüş. Türkiye velev ki bir takım kararlar alsa da bunu düzeltecek veya mali disiplini devam ettirecek bir geçmişe, tecrübeye sahip. Yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik çok adım attık. Genel anlamda mutfak çalışmaları devam edebilir, seçimden hemen sonra reformlar öne alınarak hızlı bir başlangıç yapılabilir. Türkiye ne zaman reform yapsa sınıf atlıyor. Şimdi benzer bir sıçrama için ikinci, üçüncü nesil dediğimiz sanayide dönüşüm, insan kaynağından tutun model fabrikasından tutun, eko sistemine kadar tüm her noktayı güçleştirecek vizyonlar olacak. Geçmişi tartışarak değil, geleceği konuşacağız. Bu seçim Türkiye'nin önünü açacak.

BELİRSİZLİK AZALINCA LİRA DEĞER KAYBETMEZ

Türkiye'de bir cari açık var diyebilirsiniz. Ama 10 yıldır böyle. Bu yeni bir sorun değil. Suriye'yle çıkarlarımız çakışıyor. Türkiye tavır koyuyor. Lira reel efektif olarak en düşük düzeyinde. Dolayısıyla Türkiye'de bir normalleşme, seçimin aradan çıkması, güçlü bir reform gündemi, jeopolitik gerginlik de azalıyor; bunlar olumlu yansır. Para politikasında belirsizliğin azaldığı, güçlü reformların gündeme geldiği bir Türkiye'de liranın değer kaybı için bir sebep olmaz.

BÜYÜME DEVAM EDECEK

İlk çeyrekte yatırım malları üretimi yüzde 10'un üzerinde artış gösterdi. Güçlü ivme devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde güçlü bir büyüme söz konusu. Fiilen ihracat eksenli büyümeye baktığımızda iyi bir ihracat artışı var. Türkiye yılın ilk çeyreğindeki güçlü büyümesine devam edecek. Yıl sonuna oranına enflasyonda yüzde 1,7'lik düşüş var. Bizim öngörümüz biraz daha hızlı düşüştü. Lirada bu kadar değer kaybı ön görmüyorduk. Bu değer kaybı enflasyonun tek haneye inmesini geciktirdi. Para politikasının etkisi gecikmeli çalışır. Tedbirleri bugün devreye soksanız yine gecikir.

Enflasyonla mücadelede kararlı olmak gerekiyor. Belirsizliklerin azaldığı, seçimlerin aradan çıktığı, reformların hızlandığı bir ortamda enflasyon aşağı yönlü trende girer. Kura göre tek hane kısa vadede zor görünüyor. Merkez Bankası'nın mücadelesi devam edecek. 90'lı yıllarda enflasyon yüzde 70 üzerindeydi. Şimdilik yüzde 10'un biraz üzerinde ama güçlü mücadeleyle tek haneye inebilir.

DÖVİZLE BORÇLANMAYA 'YATIRIM' AYARI

Türkiye cari açık veriyorsa tabii ki dış borç biriktirecek. Bunun doğru şekilde olması lazım. Enflasyon artıyor, faiz artıyor, lira değer kaybediyor. Döviz geliri olanlar dövizle borçlansın. Üretken alanlarda yatırım yapanlara bu kapıyı açık tutuyoruz. Devletin döviz açığı yok. Dış dünyadan döviz alacağı var. Önümüzdeki yıllarda kur riskini yönetenler yönetebilecek. Kapasitesi olanlar dövizle borçlanabilecek olmayanlar borçlanamayacak. Bu tedbiri almamız gerekiyordu aldık.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.