Bediüzzaman'ın talebesi: Erdoğan'ı destekliyoruz

Bediüzzaman'ın talebesi: Erdoğan'ı destekliyoruz
Bediüzzaman Said Nursi'nin varisi ve talebelerinden Hüsnü Bayramoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve AK Parti'yi 24 Haziran seçimlerinde desteklediklerini duyurdu.

Bayramoğlu Erdoğan'ı destekleme gerekçelerini, oldukça çarpıcı ifadelerin kullanıldığı maddelerle açıkladı.

 

24 Haziran seçimleri öncesi, Bediüzzaman Said Nursi'nin varisi ve talebelerinden Hüsnü Bayramoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve AK Parti'yi destekleyeceklerini ifade etti.

Bayramoğlu, bu desteğin sebebini maddeler halinde açıklarken, dikkat çeken ifadeler kullandı.

İşte Hüsnü Bayramoğlu'nun o açıklaması:

Evvela: Kıymettar şuhur-u selasenizi ve içindeki leyale-i mübarekelerinizi ve gelecek Ramazan-ı şeriflerinizi ruh-u canımla tebrik eder,bu mübarek şehirde ettiğiniz duaların Cenab-ı Hak yanında makbul olmasını erhamürrahiminden niyaz ederim.

Böylece bayrama kadar :
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ لَيْلَةَ قَدْرِنَا ف۪ى هٰذَا الرَّمَضَانَ خَيْرًا مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ لَنَا وَ لِطَلَبَةِ الرَّسَٓائِلِ النُّورِ الصَّادِق۪ينَ  
duasını etmeye niyet ettik.

Saniyen: Yeni ve mühim bir seçimden geçmek üzere olan memleketimizin içinde bulunduğu fevkalade nazik durum sebebiyle, büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebeleri namına,aşağıdaki açıklamayı yapmak zaruretini hissetmiş bulunuyorum.

"ÜSTADIMIZ ADNAN MENDERES'İ HER ZAMAN DESTEKLEMİŞTİ"
 
Bütün gayesi vatan ve milletin selametinden ibaret olan ve hayatının her anında bu gayeyi takip etmiş bulunan Üstadımız Said Nursi Hazretleri siyasetten şiddetle kaçındığı halde, “İslam kahramanı” olarak vasıflandırdığı Adnan Menderes ile o zamanki Demokrat Parti’yi her zaman desteklemiş ve vatan, millet, İslamiyet ve Kur’an hesabına bu partiyi desteklemeye mecbur olduğunu defalarca ve açıkça beyan etmiştir.
 
Herkesin malumu olduğu üzere, Üstadımızın bu desteğine sebep, o zamanki Demokratların şeair-i İslamiyenin en mühimlerinden olan ezanı serbest bırakmaları, milletin hak ve hürriyetlerini tanımaları, dışarıda da İslam alemine karşı dostane münasebetler tesis etmeleridir. 

Bu sebeptendir ki, Üstadımız merhum Adnan Menderes’i “İslam kahramanı”olarak vasıflandırmış ve mektuplarında onu bu isimle yad etmiş, hatta bazı mektuplarında, siyasetle alakasını kesmiş bulunduğu halde, Adnan Menderes gibi bir İslam kahramanı ile sohbet etmek arzusunda olduğunu beyan etmiştir.

"GELİŞEN OLAYLAR, ÜSTADIMIZIN İKAZLARININ NE KADAR YERİNDE OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR"
 
Üstadımızın alem-i bekaya irtihalinden sonraki yıllarda yaşanan hadiseler ve dini hak ve hürriyetlerin maruz kaldığı kısıtlamalar, o zamanki Demokratların iktidardan düşmesi halinde ortaya çıkacak tehlikelere dair ikazlarının ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir.

"REİS-İ CUMHURUMUZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN, MENDERES'İN YAPTIĞI HİZMETLERDEN ÇOK DAHA FAZLASINA MUVAFFAK OLMUŞLARDIR"
 
Milletimizin serbest iradesiyle iktidara gelen ve halen iş başında bulunan kanaatımca siyaset ve vatan hizmetinde manen vazifeli Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan iktidarda bulundukları müddet içinde, İslam kahramanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının yaptığı hizmetlerden çok daha fazlasının tahakkukuna, Allah’ın izin ve inayetiyle muvaffak olmuşlardır. 

Ezcümle:

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI KALDIRDI

– Başörtüsü gibi İslam’ın en önemli bir şiarı üzerindeki yasaklar tamamıyla kalkmıştır.

İMAM HATİPLERİ AÇTI VE KUR'AN KURSLARINI SERBEST BIRAKTI

– İmam Hatip Okulları ve Kur’an kursları da yeniden eski serbestisine kavuşmuş, gençliği zaaf-ı imandan ve itikattan kurtarmak için çok elzem olan değerler eğitimi namıyla nurların derslerine başlanmış,Risale-i Nurlar Diyanet Başkanlığı tarafından resmen neşrine Reis-i cumhurumuzun talimatıyla Kültür Bakanlığı tarafından muhafaza altına alınmak suretiyle aynen neşri 4 senedir devam etmekte ve yurt içinde ve dışında dağıtımı yapılmaktadır ,hatta eskisinden daha da haşmetli bir şekilde yurdun dört bir yanında bu milletin evlatlarına hizmet vermeye başlamıştır.

OKULLARDA KUR'AN, SİYER VE OSMANLICA DERSLERİ DE OKUTULMAYA BAŞLANDI

– Tek parti devrinin eseri olan ve gençliği her türlü dini hissiyattan uzak bir şekilde yetiştirmeyi hedef alan eğitim politikalarının ıslahına girişilmiş, bu cümleden olarak Kur’an, Siyer ve Osmanlıca dersleri devletin okullarında okutulmaya başlamış ve gençlerimiz arasında da büyük bir rağbet görmüştür.

Hele masum yavrularımızın okul sıralarında o günahsız dilleriyle Kur’an-ı Kerim’i okumaya başlamaları, “Allah Teala bir kavme azap edeceği zaman, Kur’an okuyan çocukların sesini işitince azaptan vazgeçer” mealindeki hadis-i şerifi bize gözyaşları içinde hatırlatıyor.

KAHRAMAN ORDUMUZ, BAZI MİHRAKLARIN ELİNDE DARBE ALETİ OLMAKTAN KURTARILDI

– Yine Üstadımız Said Nursi Hazretlerinin fevkalade ehemmiyet verdiği ve “alem-i İslam’ın kalesi ve şanlı ordusu” olarak yad ettiği kahraman ordumuz bazı mihrakların elinde bir darbe aleti olmaktan kurtarılmış ve milletimizin ve alem-i İslam’ın nezdindeki o müstesna mevkiine kavuşturulmuştur.

"CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ'NDE MÜHİM TOPLANTILARDA KUR'AN OKUNMASINI HAYAL BİLE EDEMEZDİK"

– Kur’an’ımız başta olmak üzere dini ve manevi değerlerimiz, devletimizin bütün kademelerinde eski itibarına kavuşmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ve devlet erkanının iştirak ettiği mühim toplantılarda Kur’an okunması gibi, yakın zamana kadar kimsenin hayal bile edemediği işler büyük bir vakar ve sükunet içinde gerçekleşmiştir.

"KÜÇÜMSENEREK BAKILAN İSLAM ALEMİNE DEVLETİMİZ TEKRAR GÜLER YÜZÜNÜ ÇEVİRDİ"

– Yıllardır ihmal edilen ve hatta küçümsenerek bakılan İslam alemine devletimiz tekrar gülen yüzünü çevirmiş, nerede bir mazlum gördüyse oraya yardım elini uzatmış, bütün İslam ülkelerinin ve hatta bütün mazlum milletlerin samimi muhabbetlerine mazhar olmuş, böylece, dünyanın en büyük gücü olmaya layık olan İslam ümmetinin Üstadımız tarafından sık sık müjdelenen ittihad-ı İslam hedefine doğru derlenip toparlanacağına dair alametler açıkça görülmeye başlamıştır.

"REİS-İ CUMHURUMUZ ERDOĞAN, İSLAM BİRLİĞİ'NE İSTANBUL'DA BAŞKANLIK ETTİ"

– Reis-i Cumhurumuz Tayyip Erdoğanın İstanbul'da İslam Birliği toplantısına başkanlık etmesi ve bütün islam devletlerini uyandırması ve birlik ve beraberlik telkin etmesi alem-islam için hayırlara vesile olacak neticeleri çoğunlukla elde etmiştir.

"ORDUMUZA DIŞA BAĞIMLI OLMADAN YERLİ ÜRETİM ATILIMI"

– Her hususta maddi terakkiyatın ilerlemesine ordumuza lazım ekser ihtiyacı son model ve dışa bağımlı olmadan yerli üretim olarak yapılmasına vesile olması; bununla beraber manevi hizmetleri de desteklemesi hayırlı hizmetleridir.

"REİS-İ CUMHURUMUZU İKTİDARDA MUHAFAZA ETMEK; VATAN, MİLLET VE ÜMMET İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"
 
Bütün bu mesut ve müjdeli gelişmeleri bir arada mütalaa ettiğimiz zaman, Reis-i cumhurumuzu ve beraberindekileri iktidarda muhafaza etmenin vatan, millet, İslam alemi ve hatta insanlığın sulh ve selameti açısından ne kadar hayati bir önem taşıdığı, açıkça ortadadır.

"ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLER SIRADAN BİR SEÇİM DEĞİLDİR"

İşte bunun içindir ki, yurt içinde ve yurt dışında bütün menfi mihraklar, milletimizin bu mesut istikbale doğru yol alışını durdurmak için ittifak etmişlerdir. Bu sebepten, önümüzdeki seçimlere sıradan bir seçim olarak bakmak mümkün değildir.
 
Bugün bir seçim mücadelesi görüntüsü altında cereyan eden şey, şu veya bu partinin iktidar olması meselesi değildir.

"BUGÜNKÜ ASIL MÜCADELE..."

Bu, siyaset sahasındaki muhtelif cereyanlardan birinin nöbeti diğerine devretmesi meselesi değildir.
 
Bugünkü mücadele, bu vatan ve millet için çalışanlar ile vatanı parçalamak ve milletimizi ecnebilere köle yapmak için çalışanlar ve onların şuurlu yahut şuursuz müttefikleri arasında cereyan eden bir mücadeledir.
 
Bu, asırlardır İslam’ın bayraktarlığını yapan ve İslam aleminin istikbali için bütün ümmetin ümit bağladığı bir milletin ayaklarındaki prangaları çözmeye çalışanlar ile, bu kahraman milleti birbirine düşürüp vatanını parça parça ederek bütünüyle ecnebi kuvvetlerin hakimiyeti altına sokmak isteyenler arasındaki bir mücadeledir.

"RECEP TAYİP ERDOĞAN'IN VE BERABERİNDEKİLERİ MUHAFAZA ETMELİYİZ, ONLARIN ARKASINDAYIZ, DESTEKLİYORUZ"
 
İşte, bir kısmına kısaca temas etmeye çalıştığım bu sebepler muvacehesinde, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebeleri olarak bizler, tıpkı Üstadımız gibi, vatan, millet, Kur’an, İslamiyet ve insaniyet namına, Recep Tayyip Erdoğanı ve beraberindekileri muhafazayı ve arkasında olduğumuzu bildirmeyi ve onları bu hizmetlerinde desteklemeyi bir vazife biliyoruz.

"BİZİM TAVRIMIZ, BİR VAZİFE-İ VATANİYE, DİNİYE VE MİLLİYEDİR"

Bizim mesleğimiz asla siyaset değildir. Bu tarz beyanatımız bazı kardeşlerimizce siyasete ziyade temas gibi anlaşılmaması gerekir. Zira Üstadımızın hal-i hayatındaki tatbikatını ve lahikalarda ifade ettiği tavrını ifadeden ibarettir. Bir vazife i vataniye ve diniye ve milliyedir ki bize hüsn-ü zan eden kardeşlerimize bir hatırlatma ve mevcud müsbet hükümete de mütecaviz dinsizler ve vatan hainleriyle mücadelesinde  bir yardımdır.

Üstadımızın ifadesi ile:

“Risale-i Nur, dünyada her cereyanın fevkinde bulunması ve umumun malı olması cihetiyle, bir tarafa tabi’ ve dahil olmaz. Belki mütecaviz dinsizlere karşı haklı tarafa yardımcı olur ve dost olur ve ihtiyat kuvveti hükmünde onlara bir nokta-i istinad olur.” (Emirdağ – 1, s. 160).

Allah doğruların yardımcısıdır.
Bediüzzaman Hazretlerinin talebe ve hizmetkarları
Hüsnü Bayramoğlu

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum