İkisinin de Türkiye'ye açıklama borcu var!

İkisinin de Türkiye'ye açıklama borcu var!
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, 367 tartışmaları arasında geçen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine son anda aldıkları kararla katılmayan DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve Anavatan Genel Başkanı Erkan Mumcu'nun Türkiye'ye açıklama borçlu oldu

Mumcu ve Ağar'ın açıklamalarının hiç kimseyi tatmin etmediğini vurgulayan Soylu, "O gün ne oldu da oylamaya girmediler? Bunun Türkiye'ye açıklanması gerekmektedir." dedi. 

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, bazı internet sitelerinde yayınlanan ve Eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya ait olduğu öne sürülen 2007 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmaması için baskı yaptığı yönündeki ses kayıtları ve süreçle ilgili Cihan Haber Ajansı'na açıklamada bulundu. Sürecin normal işlemediğini herkes gibi kendisinin de o dönemde anladığını belirten Soylu, "Bu konuda özellikle siyasete dışardan yapılan bir takım baskıların hepimiz rahatsızlığını duyuyoruz. Özellikle merkez sağ olarak. Çünkü biz ideolojik bir yapıya sahip değiliz. Ne olursa olsun kendi kalıplarından ayrılmayan bir siyasi parti değiliz." diye konuştu. 

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine dışarıdan baskı ve yönlendirmeler yapıldığını vurgulayan Soylu, "Bilinmesi lazım gelir ki; bu koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başkanlık seçimi. Devlet bu başkanlık seçiminin her noktasını izlemek zorundadır. Kim ne yapıyor, ne ediyor diye izlemiştir. Bu konuda çok kısa bir süre öncesine kadar 'biz bunu garabet, saçmalık sayarız' derken tutup oylamaya girmeyerek, icad edilmiş 367 sınırının altında bırakmak çok normal bir şekilde ortaya çıktığını söylemek abesle iştigaldir. Burada bir takım baskılar oluşmuştur. Dışsal faktörler." şeklinde konuştu. 

-"GERÇEKLER AÇIĞA ÇIKMALI"-

Süleyman Soylu, Mumcu'nun kendisine gelen bir telefon sonrası oylamaya katılmaktan vazgeçtiği iddialarıyla ilgili soruya ise şu cevabı verdi; "Kim aradı bilemem, ama bir şeyi olduğu apaçık ortadadır. Tarafların yaptığı açıklamalar, beni de tatmin etmemektedir. Kamuoyunu da tatmin etmemektedir, hiç kimseyi tatmin etmemektedir. Bu tatmin edilmeyen durumda bir şey olmamıştır, şöyle olmuştur böyle olmuştur. Ne oldu ya? Ne oldu da neden girmediniz? Niye girilmedi buna? Bunlar açığa çıkmalıdır. Ağar ve Mumcu Türkiye'ye karşı tarihi görevlerini yerine getirmeliler. Getirecekleri görev şu: 'O gün birleşmede de 367 ve Cumhurbaşkanlığı sürecinde ne yaşanmışsa bunu bütün açık yüreklilikle, Türkiye'nin geleceğine katkıda bulunmak adına açıklamalılar. Türkiye'ye bu açıklamayı borçlular." 

Cumhurbaşkanı oylamasına katılmama gibi DYP ve ANAP'ın birleşme kararının da aydınlanmaya muhtaç olduğunu belirten Soylu, "Bana göre aydınlanmaya çok muhtaç bir süreçtir. Bana göre bunu açıklama borçları vardır. Tarih bunu aydınlatacaktır, ama tarihe bırakmak zaman kaybına sebep olur. Türkiye'nin sağlıklı bir siyaset sürecinin işlemesini engelleyebilir, geri bırakabilir." dedi.

-"28 ŞUBAT'IN ÜZERİNDEKİ ÖRTÜ KALDIRILMALI"-

Türkiye'nin şeffaf, demokratik ve çağdaş bir demokrasiye kavuşması için tarihinde yaşadığı darbe ve muhtıralarla hesaplaşması gerektiğini ifade eden Soylu, "Türkiye şeffaf, demokratik, çağdaş bir ülke olmak istiyorsa, yapılması gereken tek şey bütün bunların kamuoyunda tartışılmasıdır. 1960'ında, 1971'inde, 1980'in de, Türkiye'nin en büyük sıkıntılarından bir tanesini oluşturan 28 Şubat sürecinin tartışılması lazım. Bunların sağlanması için Türkiye elbette bir takım örtüleri kaldırmalıdır. Bundan sivil siyasette rahat eder, herkes rahat eder." ifadelerini kullandı.(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.