Bahçeli'nin derdi başka!
İŞTE ERDOĞAN'IN DAVOS'TAKİ TARİHİ ÇIKIŞI-İZLE
Başbakan Erdoğan'ın Davos restini gündemine alan Bahçeli, Baykal gibi konuştu ve Erdoğan'ın suni bir gündem yaratarak yeni bir mağdur politikası yürüttüğünü iddia ettiği konuşmasında şunları söyledi:
ERDOĞAN O TOPLANTIDA NE OLARAK BULUNDU?
"Geçtiğimiz hafta Başbakan'ın haklı tepkileriyle gündeme gelen Davos resti ve sonrasındaki süreç Filistin meselesinde sıkışılan bir dönemde gerçekleşmiştir. Son 40 yılın en önemli ekonomik toplantısı olarak nitelendirilen Dünya Ekonomik Formu'nda ülkemizi temsilen çok sayıda yetkili katılmıştır. Böyle bir toplantıda Türkiye'nin önceliğinin ekonomi olması gerekirken, Başbakan siyasal kaygılarıyla Ortadoğu'yla ilgili konuya takılmıştır. Erdoğan'ın hangi sıfatı taşıyarak orada bulunduğu, BM Genel Sekreteri, Arap Birliği Genel Sekreteri arasındaki bu tartışmada Filistinli hangi grubun adına orada bulunduğu sorgulanmalıdır. Ama ne olursa olsun İsrail Cumhurbaşkanı ile oturum yöneticisinin tutumları karşısında tepkisi haklı, meşru ve yerindedir. Yeri ve zamanı gelmemiş olsaydı Türk milletinin şeref ve haysiyeti savunulmamış olacaktı. Bu tepki, 6 yıla aşkın süredir sergilediği ilkesiz siyaseti örtemeyecek, yanlızca bir doğrusu sayısız yanlışlarını silmemize yeterli olmayacaktır."
BAHÇELİ'NİN FATİH, FETİH RAHATSIZLIĞI
"Erdoğan'ın tutarsız ve ilkesiz beyanları, kendisine hakim olan niyetler hakkında kuşkular uyanmasına neden olmuştur. Sahte mağdur rolü oynayan Başbakan'ın şimdi de sessizlerin sesi mesajıyla yeni bir mağdur rolüne soyunduğu anlaşılmaktadır. Yandaş basının fetih fatih ekseninde yürüttüğü faaliyetler seçim kampanyasının başladığını göstermiştir. Başbakan'ın çelişkili görüşlerini objektif gerekçelere dayalı olarak ortaya koymuştur. Asabi ve fevri çıkışlarla suçluluk psikolojisine giren Başbakan, bu alandaki sorularımıza cevap verememiştir. İsrail Başbakanı ile yapılan görüşmenin neden kaydı alınmadı. Gazze konusunun nasıl gündeme geldiği, karanlıkta kalan sorulara tatmin edici bir açıklama getirememiş..."
ERDOĞAN'DAN NE İSTEDİ?
"Irak'la ilişkiler, terörle mücadele, Türkmenlerle ilgili onurlu bir politika, hayasız kampanya sürdüren Ermenistan'ın peşinden gitmekten vazgeçmesi, Rum yönetimine karşı kararlı bir duruş sergilemesi, AB'nin dayatmaları karşısında onurumuzu konuyacak bir tavır geliştirmesi, küresel sermayenin taşeronu olmaktan vazgeçmelidir. Yakın dönemde yaşanan haysilet kırıcı gelişmelere bakıldığında, çuval krizindi, kara harekatına müdahale edilirken, Barzani meydan okurken, Erdoğan'ın Türkiye'nin sıradan bir ülke olmadığını hatırlamadığı bir gerçektir. Türk tarihi ve Türklük değerlerine hakaret suç olmaktan çıkarılırken, şerefli Türk tarihini ve milli mücadele ruhunu aklına getirmediği de bir vakıadır. Erdoğan'ın önüne bu sayfaları kapatmak ve yeni bir sayfa açma fırsatı çıkmıştır. Beklenen, AB ve ABD karşısında ezik, mahkum olmayı bırakması, HAMAS'ın avukatlık ve sözcüsü olarak gösterdiği heyecan ve kararlılığını Türkiye'nin geleceği için sergilemesi, terörle mücadelede kararlı bir politika sergilemesi, Kıbrıs konusunda kararlı olmasıdır."
ERDOĞAN'A DESTEKLER DE BAHÇELİŞİ RAHATSIZ ETMİŞ
"Millet şimdi Başbakan'dan açtığı yeni kapıdan yeni hamleler beklemektedir. Erdoğan'ın bu gelişmenin ardından yaptığı beyanatlar iyimser düşünmemize engel olmuştur. Karakolda doğruyu söyleyip, mahkemede şaşan bir durama düşülmüştür. Terkedilen toplantının ardından geri adım atılması, asıl niyeti ortaya koymuştur. Davos'ta söylediklerinden aşama aşama çarkederek konuyu bir an önce kapatma çabasına düşmütür. Arkasında gidilen Başbakan hangisidir? Toplantıda İsrail'i eleştiren Başbakan mı, İstanbul'a geldiğinde hiç bir ülkeyi eleştirmeyen Başbakan mı? Türkiye hangi Başbakan'ı alkışlamış ve hangisinin arkasında durmuştur. Gösterdiği tepki İsrail'e değilse, kime kahramanlık yapmıştır. Alt yapısı olmayan bu duruş çabuk dağılmıştır. HAMAS'tan yana olduklarına göre diğer Filistinli kardeşlerimizin yüzüne nasıl bakacaktır. İsrail'in Filistin'e yeniden saldırması halinde Erdoğan ve hükümeti soruna müdahale için hangi yöntemleri bulacak ve kimin yanında olacaktır. Anlaşılıyşor ki, bu gelişmelerden en büyük zararı Filistinli kardeşlerimiz görecektir. Omurgasız siyaset anlıyışı malesef Türkiye'yi bundan sonra da daha fazla İsrail tarafına itecektir."
KRİZ GÖZDEN KAÇIRILIYOR
"Türkiye o günden itibaren Davos'taki duruşun devamını bütün milli meselelerde görmeyi beklemektedir. Erdoğan ve hükümeti için gerçek haysiyet ve samimiyet sınavı şimdi başlamıştır. Önce kurgulanan ve oluşturulan ve sonra da sahnelenen tartışma ortamında halkımızın sorunlarının bilinçli olarak bir kenara itildiğine şahit oluyoruz. Kumdan istikrar hayalleri vatandaşa yansımamaktadır. Erdoğan ne zaman bir çıkmaza girse sunni bir gündem yaratarak toplumsal yapıyı gerçeklerden uzaklaştırmaktadır. Eğer ekonominin finansman açığı giderilemez, aranılan para bulunamaz ize kur ve faizlerdeki artışlar kaçınılmazdır. Kriz ateşinin tam olarak tutuşmasının an meselesi olduğunu görmek lazım. Atrık, sorun kısa dönem tedbirler ve sözde önlemlerle geçiştirilemeyecek boyuta ulaşmıştır. Fısıltı ile kamuyuna duyurulan bazı hususlarda anlaşmazlıkların olduğu ortaya çıkmıştır. IMF ile görüşmeler 9 aya yakın bir zaman dilimi içinde hiç bir sonuca ulaşmamıştır. Anlaşmaya odaklaran ekonomik aktörlerin durumunun ne olacağı belirsiz bir hal almıştıır."
IMF BİLMECESİ HÜKÜMETİN OYUNU
"Yaklaşan seçimler nedeniyle belirli bir strateji yürüten hükümet, ekonomiyi IMF gözetimine mahkum hale sokmuşken bazı taleplere direniyor imajı ahlaki değildir. İki maddenin kabuledilemez olduğu anlaşılmaktadır. IMF'nin madem istenmeyen talepleri vardır, kapısında beklemenin hiç bir manası olmayacaktır. İşsizlik dayanılmaz bir noktaya gelmiştir. Sanayi üretimi felç olmuştur. Otomotiv sektörünün kapısına kilit vurulmak istenmektedir. İhracat ve ihracat azalmıştır. Alışverişlerin vadesi sıfıra inmiş, işlemler nakit üzerinden yapılmaya başlanmıştır. İç-dış borç tutarı 465 milyar doları geçmiştir. Hal böyleyken AKP hükümeti doğalgazda indirim yapmıştır. Bu indirim bize göre yerinde fakat yeterli değildir. Doğalgaz'a en son zam Kasım'da yapılmış ve konutlarda kullanılan Doğalgaz yüzde 22 oranında zamlandı. Erdoğan o dönemde zammı savunmuş, fiyatları yansıma biçimlerini anlatmış, dövizdeki fiyatların da bu süreci etkilediğini söylemiştir. Yapılan en son zamdan sadece 3 ay geçtikten sonra indirime gidilmesi ya bir hesap hatasıdır ya da seçim yatırımıdır. Doğalgaza yapılan zamların bir süre sonra büyük oranda geri alınması zorunludur. Geçtiğimiz yıl zammın en son yapıldığı tarihteki dolar kuru fiyatının bu yılki fiyattan düşük olduğu anlaşılmaktadır. Zammın en az yarısının geri alınması gerektiğine inanıyoruz. Umarım bu talep ettiğimiz indirimi gerçekleştirirler."
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.