17 Aralık 2018 Pazartesi22 R.Evvel 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Günün AyetiAllah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.(Nisa, 4/36)
  • İslâm beş (temel) üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olamadığına ve Muhammed (s.a.s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, ...(Al-Bukhari, “İman”, 2; Muslim, “İman”, 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:44Güneş 08:16Öğle 13:06İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:11
    • 13°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -4°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 90.529 -0.94
  • Altın: 213,690 0.01
  • Dolar: 5,3738 0.65
  • Euro: 6,0725 0.16

Açık yaralar 'kurt tedavisi' ile kapanıyor

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Polat, "Kurt tedavisini yaklaşık olarak 12 yıldır uyguluyoruz, 10 binin üstünden bir hasta potansiyeline ulaştık." dedi.
Açık yaralar 'kurt tedavisi' ile kapanıyor
Açık yaralar 'kurt tedavisi' ile kapanıyor Açık yaralar 'kurt tedavisi' ile kapanıyor Açık yaralar 'kurt tedavisi' ile kapanıyor

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdal Polat, antibiyotik tedavisiyle kapanmayan ve deri üzerinde kalıcı hasar gibi görünen yaraların tıp dilinde "larva" olarak tanımlanan "kurt tedavisi" ile kapatıldığını söyledi.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsünce düzenlenen bir program için kente gelen Polat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "kurt tedavisi"nin açık yara kapama tedavi yöntemi olduğunu söyledi.

"Kurt tedavisi"ni yaklaşık 12 yıldır uyguladıklarını ve çok güzel sonuçlar aldıklarını dile getiren Polat, 6 yıldır da kan dolaşımı şikayetiyle gelen vatandaşlara sülük tedavisi ile yardımcı olmaya çalıştıklarını kaydetti.

Doç. Dr. Polat, "kurt tedavisi"ni her türlü açık yaraya uygulayabildiklerini belirterek, "Kurt tedavisini yaklaşık olarak 12 yıldır uyguluyoruz, bu süreçte 10 binin üstünden bir hasta potansiyeline ulaştık. Başta diyabet hastaları, açık yaralar, behçet hastalıkları, pyoderma gangrenosum hastalığı, dünyada ilk uyguladığımız vakalardır. Kurt tedavisini açık her türlü yaraya uygulayabiliyoruz." diye konuştu.

"Hücre bölünmesini hızlandırıyor"
Tedavi sürecinde açık yara olan bölgeye kurt (kurtçuk) bırakıldığını ve bunların salgıladıkları enzimlerle yarayı kapattığını anlatan Polat şöyle devam etti:

"Kurt tedavisini amputasyon (kesim) kararı verilmiş hastalara uyguluyoruz. Kurt tedavisinde eğer hastanın vücudunda dolaşım varsa yüzde 100'dür. Antibiyotiklere dirençli tüm mikro organizmaları kurtlar ya yiyerek ya da salgıladıkları enzimlerle öldürüyorlar. Nektoritik dokuyu uzaklaştırıyorlar ve kesinlikle canlı dokuya zarar vermiyorlar. Bunun yanı sıra hücre bölünmesini hızlandırıyor ve büyüme faktörlerini arttırıyor. Daha hızlı bir şekilde yaranın kapanmasına yardımcı oluyorlar. Behçet hastalığı tanısı konulup hem romatolojinin hem de cildiyenin onay verdiği bizim de kurt tedavisi uyguladığımız iyileşmeyen hiçbir hastamız yok. Hepsini yaraları kapanmış, sağlığına kavuşmuş durumda."

"Kurt tedavisi"nin sonuç vermesi için kan dolaşımı önemli
"Kurt tedavisi"nin olumlu sonuç vermesi için vücuttaki kan dolaşımın iyi olması gerektiğine vurgu yapan Polat, aksi halde tedavide arzulanan sonucun elde edilemediğini aktardı.

Polat, dolaşıma katkı olsun diye son 5-6 yıldır da sülük tedavisine başladıklarının altını çizerek, "Bizim genellikle kullandığımız sülükler steril sülüklerdir. Hiçbir zaman doğadan toplanmış sülükleri direk kullanmayız. 6 yıldır sülük tedavisi yapıyoruz, şu ana kadar bir tane bile enfeksiyon riski ile karşılaşamadık." dedi.

"Sülük bir kez kullanılır"
Sülük tedavisi yapılırken de çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Polat, aksi takdirde hastanın enfeksiyon kapabileceğine bildirdi.

Polat, kullandıkları sülüklerin kursağında bulunan bakteri bulunduğunu, bu bakterileri verdikleri antibiyotik ve kimyasallarla yok ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Daha sonra sülükleri 48 saat antibiyotikli çeşme suyunda tutuyoruz. Hastaya sülük tedavisi uygulayacağımız zaman da antibiyotikli sudan çıkarıp kullanıyoruz. Bir de şu çok önemli; sülük bir kez kullanılır. Bir sülük ikinci bir hastaya bir daha kullanılmaz. Sülük kullanımı yapılmadan önce beş günlük bir antibiyotik tedavisi uyguluyoruz çünkü sülük deri üzerinden bir yara açıyor. Burada enfeksiyon oluşturma ihtimali doğuruyor deri üzerinde. Bunu önlemek için de hastaya 5 günlük bir antibiyotik tedavisi uyguluyoruz."

Erdal Polat, direkt kan dolaşımı ile ilgili bir yöntem olması nedeniyle sülük tedavisi öncesi hastayı kalp damar cerrahına muayene ettirdiklerini, uygun görülmesi durumunda bu tedaviyi uyguladıklarını sözlerine ekledi.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.