Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur"
"Beka sorununu sadece genel seçimlerde değerlendirip ele alamayız. Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur. Bizim şu anda yereldeki beka sorunumuzun neticesi 31 Mart'tır. Onu hafife alamayız."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV-Star TV ortak canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Programın başında, doğum gününe özel bir klibin izletildiği Erdoğan, bu güzel çalışmanın kendisini duygulandırdığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994'te belediye başkanlığını, 1999'da hapishane yıllarını, sonrasında 27 Nisan e-muhtırasını ve 15 Temmuz'da FETÖ'nün darbe girişimlerini yaşadığını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Bu darbe girişiminde o akşam verdiğimiz mesaj karşısında on binler meydanlara, caddelere dökülünce bu çok farklı bir süreç oldu. İlginç olanı biz Marmaris'ten Atatürk Havalimanı'na indiğimizde on binlerin bizi karşılaması. 00.15'te biz oradayız. Meğerse 23.15'te de Bay Kemal oradan gelip o da Bakırköy Belediyesine geçmiş, tankların arasından. Bize durumu orada söylenince biz tabii güldük sadece ama 16 saat sürdü. 16 saat sonra darbe püskürtüldü ve biz tekrar bu 16 saati oradan yönettik ve 16 saatten sonra da gerekli adımlar atıldı yolumuza devam ettik. Ve şimdi bu darbe girişiminde bulunanların hepsi, nerede varsa, Silahlı Kuvvetlerimizin içerisine girmiş olanlar, polis teşkilatımızın içerisinde olanlar, devletin diğer kademelerinde olanlara karşı hukuk standartları içerisinde ne gerekiyorsa yapıldı, yapılıyor ve yapılacak. Yola devam."

"Köyünden çıkıp gelenler var"
"Giresun ve Erzincan mitinglerinden geldiniz. Seçim meydanları ne diyor size?" sorusu üzerine Erdoğan, "Çalışırsanız olacak. çalışmadan, halkınızla beraber o dili kullanmadıktan sonra, hele hele gönül dilini kurmadıktan sonra bir yere varmanız mümkün değil." yanıtını verdi.

Televizyonun, sosyal medyanın da bu işte payı olduğunu ancak meydanları daha farklı gördüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben en büyük zevki meydanlarda alıyorum ve halkımın da bu noktadaki inancını, yaklaşımını, anlayışını görüyorum. Gerek Giresun'da gerek Erzincan'da resmi rakamlar 30 bin civarındaydı. 30 bin birisindeydi, 26 bin de Erzincan'daydı. Bu soğuğa, bu havaya rağmen eğer bu insanlar oraya geliyorsa, burada bir incelik var. Nedir? Demek ki liderini özlüyor. Lideri ne diyecek, o mesajları almak için oraya geliyor. Bunların içinde köyünden çıkıp gelenler var. Biz, onlara mesajlarımızı verdiğimiz zaman o da bu mesajı bütün yakınlarına, akrabasına ulaştıracak. Onun için de meydanlarda bu buluşmalarımız onlara bu heyecanı verirken, onların şu anda kalan 32 gün içerisinde çalışmalarını sürdürmeleri bakımından önem arz ediyor. Temenni ederim ki inşallah bu çalışmalarımızın neticesini de bizler 31 Mart akşamı inşallah alacağız. Bugün 20 oldu sadece il olarak dolaştıklarım. Bunun dışında ilçeler, STK'larla yaptığımız toplantılar ve televizyon programları yürüyor."

"Yurt dışı kabul ve görüşmeler yapıyorum"

Bu arada, yurt dışı kabul ve görüşmeler yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in doğum gününü kutlamak için kendisini aradığını aktardı.

Bu görüşmeleri yaparken bir taraftan da ülkeler arasındaki ikili ilişkileri az da olsa ele alma imkanı olduğuna değinen Erdoğan, "Dünya birbirini takip ediyor. Sadece ülke içinde bu sınırlı kalmıyor. Yarın yine aynı şekilde kutlamak için arayacak liderler var. Ayrıca Çad Devlet Başkanı yarın resmi ziyaret için geliyor, ona kabulümüz var. Onun öncesinde burada kanaat önderleriyle büyük bir toplantı yapacağız. Durmak yok, yola devam." diye konuştu.

"Meydanlar benim için en büyük anket şu anda"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat son dönemlere gelince bu işte bakıyorsunuz artık çalıştığınız, ki biz bir anket firmasıyla çalışmayız, en az 3 anket firmasıyla çalışır ve çek ederiz sürekli. Fakat bakıyoruz ki neticeler bir geliyor hiçbirisi bir tanesini tutmuyor. Ama şimdi biz bu seçimde daha farklı bir yöntem kurduk. Böyle marka şirketlerle çalışmaktan çok, bu işi şimdi adı sanı duyulmamış bir şekilde bu çalışmamızı yürütüyoruz. Marka yok mu? Marka da var. Bu şekilde bir çalışmayı sürdürüyoruz. Dediğim gibi güven noktasında bu güven vermiyor, niye? Bakıyorum ki birini diğeriyle çek ederken açık ara tutarsızlık var. O zaman diyorum ki 'sen işine bak'. Biz de işimize bakıyoruz. Meydanlar benim için en büyük anket şu anda, bu şekilde yola devam ediyorum. En büyük anket 31 Mart. 31 Mart'ta şaşmayacak bir anket var. Halkıma güveniyorum, Hakk'a güveniyorum. Rabb'im inşallah bizleri mahcup etmeyecek."

Erdoğan, anketlerde ciddi manada manipülasyonlar olduğunu belitti.

Burhanettin Kocamaz'ın aday olamaması ile ilgili Erdoğan, "Nihai karar, YSK'nindir. YSK, hangi kararı verirse o nihai hükümdür, onunla da iş bitmiş olur." dedi.

"Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur"

"31 Mart bir beka seçimi midir?" sorusuna Erdoğan, "Beka sorununu sadece genel seçimlerde değerlendirip ele alamayız. Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur. Bizim şu anda yereldeki beka sorunumuzun neticesi 31 Mart'tır. Onu hafife alamayız." yanıtını verdi.

Bir siyasi partinin eş başkanı ve "Kürdistan"dan bahsettiğini vurgulayan Erdoğan, "Kürdistan'dan bahseden bu adama verilecek bir cevap var, Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir bölge var mı? Zaten kendisiyle ilgili soruşturma açıldı ve suç duyurusu kesinlikle yapıldı." şeklinde konuştu.

"Ondan sonra da diyorlar ki 'niye böyle oluyor?" diyen Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Niye böyle olmayacak? Sen nasıl olur da benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa, Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var. Buyur oraya git. Ama bizim ülkemizde Güneydoğu Anadolu bölgemiz var, Doğu Anadolu bölgemiz var, Karadeniz, Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Marmara var. Bunun dışında bizde herhangi bir bölge yok. Her taraf Anadolu toprağıdır. Avrupa toprağı olarak belli bir bölgemiz vardır ve 780 bin kilometrekareyle bu ülke Türkiye'dir. Sizin bu ülkeyi bölmeye, parçalamaya hakkınız yok. Çukurlar açtınız, biz de geldik sizi çukurlara gömdük. Cudi'ye, Gabar'a, Tendürek'e bunun için girdik, hatta Kandil'e bunun için girdik. Niye? Bu ülkenin huzuru, refahı, bunun sorumlusu kim? İktidar olarak biziz. O zaman gereğini yapacağız.

İşte bunlar, YPG/PYD, FETÖ, DEAŞ hepsi bunları yapmak istediler bu ülkede ama biz rehavete kapılamayız, bundan sonra da bunlar bunu yapma arzusu içerisinde olabilirler, biz de mücadelemizi bütün tedbirleri alarak yürütüyoruz. İşte bu sabah 7 tane terörist biliyorsunuz yakalandı. Bu emniyetimizin, İçişleri Bakanlığımızın ne kadar hassas olduğunu gösteriyor ve takip edilenler bunlar. Bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."

"Bizde tasfiye olmaz, bizde bayrak yarışı olur" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Siz bir yola çıkıyorsunuz, yola beraber çıktığınız insanlar içerisinde ilanihaye sizinle beraber gelecek diye bir şey yok ama özellikle AK Parti olarak bizim şöyle bir anlayışımız var; biz bu olaya bir dava olarak bakıyoruz, sıradan bir parti olayı değil. Eğer bir dava adamıysan bu davada bir defa davana ihanetin olmaması lazım. Görev verilir yaparsın ama 'artık senden alıp bunu bir başkasına verelim' dendiği anda da buna da 'eyvallah' dersin. Çünkü oradan senden o görev alınır sana da bir başka görev verilir."

Bu şekilde görevlendirdikleri çok arkadaşları olduğunu dile getiren Erdoğan, "Sürekli olarak şu anda işte CHP'de olduğu gibi 'bir yere çakılı kalmak' diye hani devlette vardır ya çakılı kadrolar yani burada da siyasette böyle çakılı kadrolar olamaz. Değiştirirsin ve liderin de görevi nedir? Adeta bir satranç oynar gibi, ben iyi satranç bilmem yalnız, bunu o şekilde değerlendirmesi lazım." dedi. 

Bu şekilde yürütülmesi halinde başarı olacağını ve kendilerinin de bugüne kadar bu tür adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Ayrılanlar oldu, isim vermeye filan gerek yok, bu ayrılanlar tabii ondan sonra bir daha onlarla beraber yol yürümek mümkün değil ama biz bunları kovmadık, 'gidin' demedik. Bizim tek bir gayemiz var, tek bir amacımız var, millete hizmet eden hiçbir zaman hezimete uğramaz. Derdimiz millete hizmet, bu uğurda bütün dava arkadaşlarımızla biz şu anda yola devam ediyoruz. Devam etmek isteyenler yine bizimle beraberler zaten." 

Erdoğan, Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı görevi için, "Nasıl takdir ederseniz" dediğini aktardı. 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un bir önceki görevi olan TBMM Başkanvekilliği görevine Süreyya Bilgiç'in getirildiğini, onun eski görevi olan Plan Bütçe Komisyon Başkanlığına da Lütfi Elvan'ın getirildiğini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Biz sıradan bir parti değiliz, güçlü bir partiyiz. Türkiye siyasetinde bizim partimiz kadar iç hareketliliği olan hiçbir parti yoktur. Bizde tasfiye olmaz, bizde bayrak yarışı olur. Biz bugüne kadar kimseyi tasfiye etmedik. Parti kuracaklarmış, şu olacakmış, bu olacakmış, daha önce kuranlar oldu zaten ama akıbetleri belli. Başka partilerde bu adımlar atıldı, onların da akıbetleri belli. Dürüstlük, samimiyet, sadakat çok önemli."

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.