Baykal'ın kanına dokunmuş!

Baykal'ın kanına dokunmuş!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM'deki grup toplantısında bir konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan'a yönelik sert eleştirilerde bulunan Baykal, kartel yazarı Bekir Coşkun'a da sahip çıktı. Baykal, İstanbul'da yaşanan bir olayla ilgili iddiaları dile getirir

Baykal'ın konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle: 

"Başbakan, yazarların hayvan sevgisiyle alay ediyor. Ziya Paşa'dan atıflar yapıyor, yüzüne gözüne bulaştırıyor. CHP ve YSK'ya beni ırgalamaz diye meydan okuyor. Türkiye'nin tablosu ortada. Türkiye bunu haketmiyor. Galiba sorunumuz da bu."

"İşsiz sayısı gerçekte çok daha fazladır. Ama bunu kabul etmiyorlar. Bu 3 milyon işsizin olması, 3 milyon ailenin evine ekmek gelip gelmeyeceğinin belli olmamasıdır. Bu tablo vahim bir tablodur. Bir Başbakan'ın ona buna hakaüret edeceğine önce bu tablonun acısını yüreğinde hissetmesine ihtiyaç vardır. Bunun ızdırabını yaşamasına ihtiyaç vardır. Bu tablo karşısında Türkiye ciddi bir ekonomik politika ortaya koymamıştır. Gerçeğe dayanan bir yönü yoktur, bütçe boştur, hayalidir. Bu acı bir tablodur. Baybakan'ın palavralarıyla milletin karnı doaymuyor."

"Bu tablo, bir an önce değişmelidir. Türkiye ciddi gerçeklerini derhal gündemine almalıdır. Ekonomik büyüme 2008 yılında önce durgunluğa yöneldi ve geriledi. Türkiye şu anda sermayeden yiyor. Geçmişte kazandıklarını harcıyor. Sanayi üretimi tarihimizin en hızlı düşüşünü yaşıyor. Ülkenin bütçesi hiç bir ciddi temele dayanmıyor. Dış ticaret büyük açık veriyor."

"Kredi kartlarında borcunu ödeyemeyen insan sayısı rekor artmıştır. Tüketici ve konut kredisini ödeyemeyen insan sayısı da öyle. İşsizlerle içiçe ve onun dışındakileri de belki içine alan, borç sarmalına kendisini kaptıran aileler de var. Konut kredisi almış ödeyemiyor. Bunu bir çözümle buluşturmak zorundayız. Derhal ona bir çözüm bulmak zorundayız. Hükümetler niçin var, ona buna caka satmak için mi var. Bu gidişi görerek geldik bugüne. İki ay sonra durum çok daha ağır olacaktır. Henüz  yakasını kaptırmamış olanlar bir süre sonra kaptıracak. Bu gidiş çok ağır olacak. Kredi kartı sarmalına kendisini kaptıran bir kişi, o yüzde 5'lik temerrüt faiziyle bunun altından nasıl kalkar?  Göstermelik kolaylıklar sağlayarak, karda kışta Tunceli'de buzdolabı dağıtarak bu sorun çözülemez. Bunları bulmak ve ortaya koymak durumundayız. Bunu malesef göremiyorum. Bu konuyu ciddi şekilde ele alacak bir hükümete ihtiyşaç vardır. Palaöra sıkan değil, çözüm ortaya koyan bir iktidara ihtiyaç vardır."

"Hayvancılık kendi kaderine bırakmıştır. Türkiye'nin hayvan varlığı ciddi şekilde tehlikededir. Türkiye'de yem taban fiyatları olağanüstü artmıştır. Sıkıntılar bir yandan kendini gösteriyor bir yandan da ülke tarihinin en büyük yolsuzlukları ortaya çıkıyor. Deniz Feneri yolsuzluğu konusunda Alman Mahvkemeleri konuyu inceledi, belli sonuçları ortaya çıktı, Türk yargısının el atması lazım, Türkiye'de o paralar harcanmış, şirketler kurulmuş, bunu yapanlar Türkiye'de. Bekleniyor. Alman Mahkemesi dosyayı göndersin biz de bakalım, göndermese sen bir şey yapamaz mısın, senin emniyetin yok mu, senin savcın hakimin yok mu? Gelmiyorsa ne yapacaksın, yok mu bir şey. Sorumlu sensin, senin harekete geçmen lazım. Sen niye harekete geçmiyorsun. Dosya mı istiyorsun, işte sana dosya."

"Koca Türkiye dosya getiremiyor. Al sana CHP getirdi. Mehmetçik Vakfı'ndan vergi alınıyor, bu sahtekarlardan vergi alınmıyor. Vatanı milleti korumak için şehit olmuş, terör karşısında canını vermekten çekinmemiş, hepimizin şerefi onuru, toplumun en temel dayanağı olan insanlara yardım etmek için kurulan vakfa vergi indirimi getirilmiyor, milletin parasını sömürenlere getiriyorlar, kim getiriyor, bakanlar ve Başbakan getiriyor. Parayı topluyorlar, kuryeler getiriyor. Tanıyorlar birbirlerini, ailevi yakınlıklar var, bacanaklıklar vesaire. Sınıf arkadaşını getirmiş Türkiye'nin en önemli kurumunun başına getirmiş. Yolsuzluk her toplumda olur ama olduğunhda hemen gereği yerine getiriliyorsa, olması gereken yapılıyor demektir. Ama bir dosya getirilemiyor. Bunun için arkadaşlarımız aldı getirdi o dosyayı. Deniz Feneri'nin önemi buradan geliyor. Bu bir sürü insan bir bakıyorsunuz başka bir olayda yine bir aradalar."

"Nereye baksak bir yolsuzluk tablosu var. Millet dükkan kapatıyor, onlar dükkan üstüne dükkan açıyor. Zincir iş yerleri, alışveriş merkezleri kuruyorlar, bunları hep babalarının ismi ile yapıyorlar. Babasının gücünü kullanarak açıyorlar."

"İstanbul'da bir belediye başkan adayı var, Kemal kılıçdaroğlu böyle bir kişi var tanıyormusun Sayın Başbakan dedi. Tanımıyorum, manımıyorum falan. Bu açıklamanın hemen akşamında bir kokteyl tertiplendi. Hemen ilan ettiler ki o arsayı Futbol Federasyonu'na bağışlayacaklar. Federasyonun haberi yok. Birden bire bir ateş topu haline geldi o arsa. Elinde tutanı yakacak. Hemen  tuttular atmaya başladılar. İstersen verme. Federasyonu niye verdin onu bize bir anlatsana neden verdin, Kılıçdaroglu ortaya çıkarmasaydı yine verecek miydin? Kılıçdaroğlu seçilmeden İstanbul'e hizmet etmeye başladı. Başbakan tutturmuş ona buna saldırıyor. Medyaya saldırıyor. En sonunda bana onu da söyletecekler diyor. Bir Başbakan'a böyle söylemek yakışıyor mu? Ortada bir yanlışlık varsa gereğini yap. Bir Başbakan'a bu yakışır mı? Medya patronlarına tehdit sallamaya kadar söylenmedik laf bırakmıyor. Başbakan'ın sadede gelmesi lazım. sadet işsizlik, ekonominin durgunluğudur, palavrayı bırakması lazım. Bunun uygun bir yöntem olmadığını eminim önümüzdeki seçimde yaşayarak görecektir. Kuru gürültü ile gerçeğin örtülemeyeceğini görecektir."

"Bu yolsuzluklar sadece ahlaki değil, aynı zamanda bir ekonomik sorun. Türkiye'de ne kadar müthiş bir kaynağın bulunduğunu gösteriyor. 250 milyar dolarlık bir ranttan söz ediliyor. Son 6 yılda 100 milyar dolarlık bir rant yaratılmış olması halinde bu miktarın yarısının kullanıldığını düşündüğümüzde bile Türkiye'nin önünün nasıl açılacağını hep birlikte görürüz. Bunu millete aktardığınız zaman Türkiye'yi kimse tutamaz. Bu rahtı doğru kullanarak ancak bir atılım gerçekleştirilebilecek. Bir yanda işsizlik, iş kuyrukları ve bu yanda da bu tablo var. Bir yandan da din iman edebiyatı, hem yapıyorsunuz hem de zeytin yağı gibi su yüzüne çıkıyor. İşte bu benim de, milletimin de kanına dokunuyor."

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.