Baykal, Sevigen'i savundu
NTV'ye konuşan Deniz Baykal, Mehmet Sevigen'in görevinden istifa etmesi için somut delillerin gerekli olduğunu belirterek, Şaban Dişli olayı ile kıyaslanmasının doğru olmadığını söyledi.
Baykal şöyle konuştu:
"Şaban Dişli olayında kredi telafi edilmesi olayı var, resmiyet var. Sevigen'de böyle bir olay söz konusu değil. İmar planını gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediyesidir. AKP'nin Büyükşehir Belediyesi halletmiştir. Erdoğan döneminde başlamıştır, Topbaş döneminde tamamlanmıştır. İmar yolsuzluğu ile karşı karşıya değiliz. Nüfuz kullanma ile karşı karşıya değiliz. İki: Kredi tedariki söz konusu mu? Hayır. Ne söz konusu? İmar durumu netleşmiş olan bir arsada alım satım kanosunda bir arsayı satmak ve almak isteyen kişiler arasında kurulmuş bir ilişki söz konusu. Satmak ve almak isteyen iki kişiyi tanıyor. İkisini bir araya getiriyor. Ticari ilişki çerçevesinde yapılmış bir işbirliği. Arsayı satanın babası 'müteşekkiriz' diyor. Sevigen 'Elli çocuğu giydir hem Allah'ı hem bizi sevindir' diyor. 5 milyon dolar karşılığında arsa alınıyor. Parası olan birileriyle konuşuluyor. Sevgien'e de teklif ediliyor. Sevgien'e de bu ortaklıktan pay verileceği söyleniyor. Sevigen evini satmak istiyor ama olmuyor. Ticari ilişki kurulamıyor. Olmuyor ve öyle kalıyor. Bu olaydan sonar ne yapılır ne yapılmaz konusu ayrı ama konunun özünün doğru algılanması lazım. İmar değişikliği ya da yolsuzluğu yoktur. İkincisi bir kredi tedariki, devleti kullanmayı gerektiren, yasalara göre suç teşkil edecek bir durum söz konusu değildir. Arsa sahibinin tamamen ticari teklifi söz konusudur. Sevigen'in buna da ilgi gösterdiği görülmektedir. İmar ya da kredi yolsuzluğu değil yani. Ama uygun mu diye sorarsanız, benim anlayışıma göre uygun değildir. Bu ayrı bir olaydır. Ama bunun bir yolsuzluk gibi takdim edilmesini anlamak mümkün değildir. Ortada bir bina var. Bu bina neyin sonucu olarak var. Yolsuzluk sonucu olarak mı? Nereden geliyor bu? Alanla satan arasında ilişki kurduğu görülüyor. Bu uygun mu değil mi, herkes kendisi takdir eder. Bunun bir yolsuzluk gibi takdim edilmesi, rüşvet gibi, haksız kazanç gibi takdim edilmesi doğru değildir. Gereği yerine getirilmemiştir. Yani para yatırmamıştır. Bu yüzden ticari ilişki gerçekleşmemiştir. Kimse linç yapmaya kalkmasın. Bir gazetemizde sistematik bir şekilde yayın yapılıyor. 15-20 gün önce '600 bin dolar benden rüşvet istedi, hatta bir dairemi almak istedi. 8,5 dakikalık ses kaydı var. Burada ifade ediliyor' gibi bir haber çıktı. Böyle bir iddia kanıtlandığı anda ben bütün siyasi hayatımı bitirmeye hazırım dedi Sevigen. 15 gün geçti ama hala metin ya da ses kaydı ortada yok. Suç değildir, ayıp değildir, yasak değildir ama uygun değildir. Ne yapacağımıza karar veririz sonra ama önce haksız lincin önüne geçmemiz lazım."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.