"28 Şubat Türkiye'nin belası, 28 Şubatçılar ise..."
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, 28 Şubat sürecinin Türkiye'nin belası olduğunu belirterek, bu süreçle ülkeyi buluşturanların da Türkiye'nin belalıları olduğunu söyledi. Seçim çalışmaları için Edirne'ye gelen Soylu, Türkiye'de siyasete yapılan meclis dışı müdahaleleri değerlendirdi. Soylu, "Bugün Türkiye'de işsizlik varsa sebep 28 Şubat'tır. Eğer bugün Türkiye'de AKP tek başına iktidarsa onu tek başına iktidar konumuna taşıyan; Türkiye'de siyaseti normal rayından çıkaran, Türkiye'de siyaseti makulünden çıkaran 28 Şubat hadisesidir. Türkiye'de siyaseti tasfiye etmeye çalışan hadisedir." dedi.
Türkiye'nin, darbe ve muhtıralarla hesaplaşması gerektiğini anlatan Soylu, "1960 Türkiye'de bütün kötülüklerin anasıdır. Türkiye 1960 ile hesaplaşamazsa 12 Mart 1971 muhtırası ile hesaplaşamazsa, Türkiye, ülkeyi 12 Eylül 1980'e taşıyan şartları olgunlaştırmak için bekleyen insanlarla hesaplaşamazsa, Türkiye'ye demokrasi niçin lazımdır biliyor musun? Sadece insanların bireysel hak ve özgürlükleri için lazım değildir. Demokrasi insanların zihninin gelişmesi, gelişimciliğin artması, tartışma imkânı ve olanaklarının artması, yeni bir şeyler yaratması için vardır. Demokrasi süs bitkisi değildir. Demokrasi vitrinde duracak bir şey değildir." diye konuştu.
DP Genel Başkanı, paronayalardan kurtulmuş bir Türkiye istediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz 1960'ların olmadığı, 1971'lerin olmadığı, 28 Şubatların olmadığı, 1980 darbelerinin olmadığı, 27 Nisan e-bildirilerinin olmadığı Türkiye'de herkesin kendi sınırlarında kaldığı demokrasiyi sonuna kadar kavramış sivil Ergenekonsuz, 28 Şubatsız post modern darbesiz Türkiye'de bir ihtilali olgunlaşsın diye bekledik diyen Türkiye'yi bir dönem yöneten aklı evellerle Türkiye'nin buluşmadığı özgür bir ülke arıyoruz. Paronayalardan kurtulmuş bir Türkiye arıyoruz."
Ergenekon sürecine de değinen Soylu, "Bundan bir ay önce söyledim, sadece Ergenekon'un üzerine gitmeyin dedim. Elbette Türkiye'yi devlet dışında herhangi bir şey yönlendirmeye çalışırsa demokrasi dışında sonuna kadar başı ezilmelidir. Ancak hukuk dışı, bakın biz hepimiz normal insanlarız. Hukukun dışında bizim sığınabileceğimiz hiçbir liman yoktur. Biz hukukun üstünlüğünü ararız. Hukukun dışında kim hareket edecekse bana göre demokratik bir ülke olduğumuz için başı ezilmelidir. Ancak şunu net bir şekilde ortaya koyayım, bu bir cadı avına da döndürülmemelidir. Bunu bir muhalefeti ezme, muhalefetin etkinliğini ortadan kaldırabilmek için bir sindirme politikasına döndürülmemelidir. Hükümet tarafından, Türkiye'yi yönetenler tarafından döndürülmemelidir." diye konuştu. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.