Erdoğan: 'Otur oturduğun yerde'
'YÜZDE 47 BİZİ ŞIMARTMADI'
Erdoğan, başörtüsü yasağının kaldırılması için yapılan tartışmalarla ilgili olarak kendilerini şımarmakla suçlayanlara, "Biz aldığımız yüzde 47'nin mesuliyeti içinde yolumuza devam ediyoruz. Ancak bu ülkede özgürlükler konusunda almamız gereken mesafeyi de alacağız. Avrupa'da ve Amerika'da özgürlükler noktasında ne yakalanmışsa, benim ülkemde de yakalanmalıdır. Siyasi iktidarların görevi de bu değli midir. Biz şu anda bunu gerçekleştiriyoruz. Demokrasi, ekonomiyle at başı gidecek. Onun için de bugün demokrasiye sadakat göstermeyen veyahut sanal davrananlar, bilsinler ki, bu bir gün onlara çok fazlasıyla gerekli olabilir" dedi.
‘İŞLERİ GÜÇLERİ BAŞÖRTÜSÜ’
Türkiye'nin ekonomi alanındaki gelişmeleri yer vermediğini söylediği medyaya eleştiriler yönelten Erdoğan, "Onların meşgaleleri farklı. Onların işi gücü başörtüsü, şu, bu...Bunu yazıyorlar, bunu çiziyorlar. Başka işleri güçleri yok." dedi. "Bu ülkede milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok, olmamalıdır." diyen Erdoğan, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ü isim vermeden darbe çığırtkanlığı yapmakla suçladı.
'ANAYASAYI BİZ DE EN AZ ONLAR KADAR BİLİYORUZ'
AK Parti Ümraniye İlçe Kadın Kolları 2. Olağan Kongresi'ne katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde Türkiye gündeminde tartışılan başörtüsü konusuyla ilgili sert açıklamalar yaptı. İktidarları döneminde ekonomideki gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, bu dönemde Türkiye'nin ihracatına 100 milyar Dolar ilave ettiklerini, şu anda ihracatın 106 milyar dolar olduğunu söyledi. Ekonomideki gelişmelerin medyada fazla yer almamasına değinen Erdoğan, "Hani şimdi bazıları zaman zaman çıkıp konuşyor ya; ama medya bunları yazmaz ha! niye? yazarsa ne olacağını biliyorlar. Onların meşgaleleri farklı. Onların işi gücü başörtüsü, şu, bu...Bunu yazıyorlar, bunu çiziyorlar. Başka işleri güçleri yok. Türkiye nereden nereye geliyor, bunu yazsana kardeşim! Kendileriyle otur konuş ne derler biliyor musunuz? şunu söylerler; 'şirketlerimizin değeri 1'e 10 katladı.' Bunu, bu medyanın patronları söylüyor. 'Bankamı 1'e 20, 1'e 30 fiyatla sattım. İnsaf! Bu imkanları bu iktidarla birlikte yakalıyorsun da bu ülkede kalkıp da bu milletin başörtüsüyle niye bu kadar uğraşıyorsun. Bu ülkede milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok, olmamalıdır. Bırak! bu, insanların bireysel tercihidir. Vatandaşın bireysel tercihidir. Bireysel tercih olarak nasıl istiyorsa öyle giyinsin, sen ne karışıyorsun buna? Efendim! bu din ve vicdan özgürlüğüne girmezmiş. Ne özgürlüğüne girer? Bizim önümüze ikide bir Anayasa'yı çıkarmasınlar. Biz de Anayasa'yı en az onlar kadar biliyoruz." diye konuştu.
‘DERTLERİ ÜLKEYİ GERMEK’
Türkiye'de kuvvetler ayrılığı prensibinin olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ama birşeyi hatırlatmak istiyorum; bu ülkede eğer kuvvetler ayrılığı prensibi varsa, bu ülkede; yasama, yürütme, yargı erki birbirine müdahale etmeyecekse, herkes yerini, konumunu gayet iyi bilmelidir. Kimse yasama organının veya yürütme organının üstünde kendini göremez, bulamaz, bilemez. Bunu böyle bilmeli. Özellikle de kimse ihsas-ı rey'de bulunamaz yargı makamında ise. Yargı makamı ihsas-ı rey makamı değildir. Onlar da yine makamlarının gereğini gerekli olan zamanda, Anayasa'nın tayin ettiği şartlar içerisinde yapmaya mecburdur. Ve bu noktada demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partileri baskı altına almaya da kimse gayret etmesin. Biz ne dediğimizi gayet iyi biliyoruz. Bizim bu ülkede tek derdimiz var; Atatürk'ün ifade ettiği -Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne Türkiye'yi çıkartmaktır- Ama bunların böyle bir derdi yok. Bunlar işte; bu şekilde bu ülkede milletin bugüne kadar hep bireysel tercihleriyle uğraşarak bu ülkeye patinaj yaptırdılar. Bu ülkeyi gerdiler. Dertleri, güçleri bu."
‘ORDUYA AKIL VERMEK SANA MI KALDI’
Başbakan Erdoğan, isim vermeden Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ü isim vermeden darbe çığırtkanlığı yapmakla suçladı. Erdoğan, "Bakıyorsun bir tane rektör çıkıyor; darbe çağrısı yapıyor. Kimsin sen ya! Sen önce yerini bil! Otur oturduğun yerde! Sen, rektörü olduğun üniversitede yavrularımızı en iyi şekilde yetiştirmekle mükellefsin. Onlara ne vereceksen ver. Orduya akıl verme! Ordu ne yapacağını senden çok daha iyi bilir. Ve bu tür atılımlar, bu tür adımlar ülkemizde maalesef arzu etmediğimiz bir havayı, bir atmosferi oluşturuyor. Bunlar yanlış. Bunlara millet olarak zaten 22 Temmuz'da gerekli cevabı benim halkım, benim vatandaşım verdi." şeklinde konuştu.
'BORÇ YİĞİDİN KAMÇISIDIR'
Erdoğan, Türkiye'nin çok borçlandığına dair eleştiriler için "Bazen diyorlar ki, Türkiye çok borçlu. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin kamu net borç stoku 100 liranın içerisinde 78,3'tü. Şimdi ise 100 liranın içerisinde 40 liradır. Şu anda dünyanın en borçlu ülkesi Amerika'dır. Ama milli geliriyle bunu karşılaştırdığında bu hiç önemli değil diyebiliyor. Devlet idaresi budur. Artık, atalarımızın ifade ettiği gibi borç yiğidin kamçısıdır. İnşallah, hedef bu borcu da daha da düşürmek ve kredi veren ülkeler arasına girmektir" dedi.
'IMF'YE BORCUMUZ AZALDI'
Türkiye'nin IMF'ye olan borcunun azaldığını kaydeden Erdoğan, "Göreve geldik Türkiye'nin IMF'ye olan borcu 25,2 milyar dolardı. Biz o günden bugüne bu borcu 7,2 milyar dolara indirdik. Bizim bu tür talimatlara ihtiyacımız yok. Biz otururuz konuşur ve sonra kararımızı veririz. Biliriz ki, bu tür kararlar, bu tür kurumlarla alındığında uluslararası meşruiyetiniz artar. Kaldı ki IMF bir akredite kuruluştur. Yani oradan alacağınız olumlu referanslar, sizi ciddi bir yere de ulaştırır" dedi.
'EĞİTİME YATIRIM YAPTIK'
Erdoğan, "Türkiye'yi dört temel sutun üzerine kuracağız dedik. Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet. Eğitimde, bu süre içerisinde 115 bin derslik yaptık. Ders kitaplarını ücretsiz dağıttık. Bu Türkiye'deki mevcut derslik sayısının dörtte birine tekabül ediyor. İşte demokratik, laik, sosyal hukuk devleti budur. Muhalefet bunu hazmedemiyor. Tüm okullarımıza 550 bin bilgisayar gönderdik" ifadelerini kullandı.
İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında üç tane büyük hastane düşündüklerini kaydeden Erdoğan, "Yani bir milyon metrekare üzerinde tüm ünitelerin olduğu hastaneleri devreye sokacağız"dedi.
BAYKAL'A DAVA AÇIYOR
Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sayın Baykal diyor ki, AK Parti'nin Atatürk'le derdi var. Ki bununla ilgili bir dava açacam. Benim için şaşırdı diyor ama önce kafasına bakmalı. Bunlar niyet okuyucu. Peki şu anda biliyor musunuz İş Bankası'nın yönetim kurulunda dört tane CHP üyesi var. Peki İş Bankası'nın merkezini niye İStanbul'a götürdünüz? İş Bankası'nın kurucusu kim? Akşam farklı yatarlar, sabah farklı kalkarlar. Biz diyoruz ki, İstanbul bir ticaret merkezidir. Bunu dünyada herkes kabul ediyor. Türkiye'nin ekonomi merkezi İstanbul'dur. Biz finansı daha hareketli hale getirelim diyoruz. Bir tane özel sektör bankasının merkezi Ankara'da değildir. İStanbul'da toplamak suretiyle finans sektöründe canlılığı getirelim diye düşünüyoruz. Nasıl Amerika'da New York denilince ticaret merkezi akla geliyorsa, biz de İstanbul'u böyle bir konumda gördüğümüz için kamu bankalarını İstanbul'a getirme kararı verdik. Bununla ilgili Merkez Bankası'nın Genel Müdürlüğü Ankara'dadır. Bunu kanunla değiştirebiliriz.
'BENİM ATATÜRK'LE MUHABETTİMİ ÖLÇME YETKİSİNİ KİM VERDİ SANA'
"Acaba Sayın Baykal, bundan niye rahatsız ediyor. Benim Atatürk muhabbetimi ölçme yetkisini kim verdi sana Sayın Baykal? 22 Temmuz'da halk Baykal'a gereken tokadı attı zaten. Şu anda, kendi içinde zaten sancılar çekiyor. Kendi içindeki sancıları unutturmak için bu ifadeleri yapıyor. Ben mutluyum, çünka Ana Muhalefetin başında Baykal var. Niye? Çünkü işimiz kolaylaşıyor. Çünkü bunların bu ülke adına bir projeleri olmamıştır. CHP zihniyetinin Türkiye'de dikili ağacı yoktur."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.