Baykal'dan 'garabet' siyaseti!

Baykal'dan 'garabet' siyaseti!
CHP lideri Deniz Baykal, partisinin TBMM'deki grup toplantısında bir konşma yaptı. Baykal, yine Erdoğan'a yüklendi.

CHP lideri Deniz Baykal 85 yıl önce çıkarılan eğitim kanunu ve Hilafetin kaldırılması kanunlarını hatırlattarak başladığı konuşmasında şunları söyledi: 

"Medrese eğitimi ortadan kaldırılmaldır. Eğitim dinsel olarak yapılmamalıdır. Eğitim çağdaş ve laik bir şekilde yapılacağını içeren yasa 85 yıl önce bugün çıktı. Laikliğin ne kadar önemli olduğu bu dönüşümün ne kadar gerekli olduğu bize hatırlatılmalıdır. Bugün ayrıca 1 mart Tezkeresi'nin CHP'nin öncülüğünde reddedilmesinin yıl dönümüdür. Geçen 6 yıl tezkerenin reddedilmesinin ne kadar anlamlı olduğunu ortaya çıkardı."

"Irak'ta 1 buçuk milyon Müslüman öldürüken, o harekatın içinde olma çabası sarfederken neden Filistin için aslan kesildin. Elbette Filistin'de bir trajedi yaşandı. Ama Irak'ta da 1 buçuk milyon Müslüman öldürüldü."

"Yaklaşan bir yerel seçim var. Sandık başında oy kullanırken nüfus cüzdanınızdaki vatandaşlık numara yoksa sorun çıkar. Bu sorunu mutlaka çözün. Ya nüfus dairesine gideceksiniz. Tasdikli bir yazı ile vatandaşlık numaranızı alacaksınız. Ya da nüfuz vüzdanınıza vatandaşlık numaranızı işleteceksiniz. Buna birkez daha herkesin dikkatini çekiyorum. Oy kullanamıyorum durumuna hiçbir vatandaşımız düşmemelidir."

BAYKAL'DAN "GARABET" SİYASETİ!
"Kriz geçici değil daha da derinleşecek. İşsizlik ile ilgili bir öneride bulunduk. Sen söyle uygulamazsam siyaseti bırakırım demişti sayın Başbakan. Sana bırak demiyorum ki tedbir al diyorum. Burada zaten bir garabet var. Bir sıkıntı var. Tedbiri uygulama niyetinde değil, kavga çıkarmak, hır çıkarmak. 7 Tane öneri söyledik. Bu 7 maddeye hiç dokunmuyor ve Türk lirasının değeri ile oynatmam diyor. Senin tedbir almadığın dönemde liranın değeri zaten gidiyor. Ekonomik hamasetle cevap veriyor buna. Bir anlamı yok."

BAŞBAKAN'A NEYİ ÖĞRETMİŞ?
"İki gün sonra yakışıksız bir üslupla bu yaklaşımımıza cevap verdi. 40 fırın ekmek yemeliymişiz. Biz kim oluyormuşuz da böyle, sana ne. Ben muhalefet partisiyim. Ekonomiyi ehlinden öğren öyle gel. Ekonomi uzmanı olmuş, Türkiye'nin hali ortada. Ağzını açıp tek laf söylemiyor. Ona buna sataşıyor. Başbakan'ın bir üslup ayarlaması yapma ihtiyacı hissettim. Üslubuna yönelik bir değerlendirme yaptım. Sanıyorum yararlı oldu. Başbakan bundan telaşlandı ve benim de söyleyecek laflarım var ama söylemeyi uygun görmüyorum dedi ben de bundan memnun oldum. Başbakan'a üslubunun farklı olması gerektiğini öğrettim. Başbakan, bize çıok saygısız bir üslupla, kırıcı bir üslupla, içindeki nefreti yansıtan bir anlayışya hakaretamiz bir şekilde cevap vermeye kalkıştı. CHP'nin cibiliyeti yok dedi. Kızgon üslubunu kimse dinlemek zorunda değil, saygı görmek istiyorsan saygılı ol." 

"HİÇ MEHKEMEYE GİTMEDİM"
"Ben bir defa Başbakan'a yalan söylüyorsun dedim, Başbakan mahkemeye verdi ama mahkeme reddetti. Sahtekarlık yapıyor dedim, yine mahkemeye verdi mahkeme bunda bir şey yok dedi. Dört tane böyle var. Şimdi beşincisini açmış, bizim hakkımızda söyledikleri için bir gün mahkemeye gitmedim. İnsanın sözü, üslubu onun aynasıdır diye düşünür ve güvenli bir şekilde bunu değerlendirir. Bugüne kadar hiç mahkemeye vermedim. Ama Başbakan'ın böyle bir üslup tartışmasını açması demokrasimiz için önemlidir. Başbakan umarım bundan sonra daha sorumlu davranmak gereğini duyar. Umarım bizim yaklaşımımız bir ders olur." 

YERLİ PRAVDA'YA TAM DESTEK
"Cumhuriyet gazetesi baskılara dikkati çekmek için 4 sayfa bembeyaz çıktı. İlk kez oluyor bu. Oylarım satılık diye insanlar çıkıyor. Biz bir süreden beri demokaraski artık bildiğimiz demokrasi olmaktan çıkıyor, demokrasi bu değildir. Yolsuzluk çok farklı bir noktaya gelmiştir. Hak ve özgürlükler tehdit altına girmeye başlamıştır. Bu bir çağdaş Avrupa toplumu olmaya doğru gidiş değil diye feryat ediyoruz, bunun doğruluğuinun çeşitli çevreler tarafından dile getiriliyor oladuğunu görmek beni çok mutlu etti. İnsanvların bu kadar gerçeklerden kopuk bir siyaset anlayışı içine girdiğine  tanık olmak üzüntü verici. Bu tablodan çıkış, milletin kararı ve iradesi ile olur ancak. Milletin dışında Türkiye'yi bu gidişattan kurtaracak başka bir güç yoktur, kalmamıştır. Hiç bir çevreden bir arayış beklemeye hiç birimizin hakkı yoktur. Çıkış milletin kendi öz ve kararlı iradesidir. Türkiye'de sadece yerel yönetimleri daha dürüst bir kadronun eline taşımayacak aynı zamanda bu olumsuz gidişe dur deme yşansını yakalayacaktır. Herkesten bu gidişe dur denilmesi için elinden geleni yapmasını bekliyorum."

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.