Soylu: Savcılar Özkök Paşaya soru bile sormadı
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök'ün 'ben darbeyi önledim' dediğini hatırlatarak, savcıların bu konuda girişimde bulunmamasını eleştirdi. Soylu, "Bir tek savcı çıkıp da 'ey Hilmi Özkök sen ne söylemek istedin' diye sordu mu? Türkiye'nin hukuk adamları vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışmıştır." dedi.
Seçim çalışmaları için geldiği Kastamonu'da Çevre Yolu Kavşağı'nda partililer tarafından karşılanan Süleyman Soylu, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili savcıların işlem yapmamasını değerlendiren Soylu, "28 Şubat süreci Türkiye ve demokrasi açısından üstü açılması gereken bir konu. 28 Şubat süreci, resmen demokrasiye, siyasi partilere Türkiye'de milli egemenliğe ciddi bir darbe indirmiştir. Bunun karşılıksız kalması doğru değildir. Elbette bugün demokrasi dışı, hukuk dışı bir eylem ortaya koyarsak savcı yakamıza yapışıyor. Benim programlarım gece yarısına sarkıyor gece yarısında konuşmalar yapıyorum. Gittiğim yerlerde hakkımda suç duyurusunda bulunuyorlar. Seçim Kanunu'na muhalefet yapıyormuşum. Elbette olabilir. Yani bir siyasi partinin lideri hakkında seçim kanununa muhalefet ediyor diye tutanak tutan devlet, Türkiye'nin demokrasinin ve hukukun üstünlüğünü bir kenara bırakan eylemler karşısında niye sessiz kalır onu bilmiyorum. Türkiye'de böyle bir çifte standardın olduğunu adalette güçlünün haksız olduğu halde güçsüzü ezdiği adalet sistemi ancak geri kalmış ülkelerin adalet sistemidir." dedi.
Ergenekon'nun 28 Şubat'ın aynası olduğunun altını çizen Soylu, Türkiye'de hukuk adamlarının vicdanı ile cüzdanı arasına sıkıştığını kaydetti. Soylu, Türkiye'de demokrasiyi sekteye uğratacak eylem ve davranışlar karşısında bütün savcıların harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök'ün 'ben darbeyi önledim' dediğini hatırlatan Soylu, savcıların bu konuda girişimde bulunmamasını eleştirdi. Soylu, "Bir tek savcı çıkıp da 'ey Hilmi Özkök sen ne söylemek istedin' diye sordu mu? Türkiye'nin hukuk adamları vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışmıştır. Nasıl Türkiye zihniyet ve kıyafetlere göre bölünmüşse, adalet anlayışı da siyaset işleyişine göre bölünmüştür. Bu durum Türkiye için tehlikelidir ve çok yanlıştır. Türkiye'nin geldiği bu durumu tasvip etmek mümkün değildir. 28 Şubat da bunun aynısıdır, Ergenekon da bunun aynısıdır.'' diye konuştu.
Seçim öncesi yapılan kömür ve gıda yardımlarını değerlendiren Soylu, "Türkiye sosyal devlet olma özelliğini kaybetmemelidir. Herkes gibi düşünmüyorum. Elbet yardımlar yapılmalıdır ama bunu da komedi haline dönüştürecek şekilde olmamalı. Ülkemizde sadaka kültürü vardır. Ama bizim sadaka kültürümüzde sağ elin verdiğini sol el duymayacaktır. Millet kameralarla basın mensuplarıyla bütün cihan görsün diye bu yardımlar özellikle seçim öncesi yardımlar hem milletimizi rencide etmektedir ve sıkıntıya düşürmektedir. Türkiye sosyal devlet anlayışından vazgeçmemelidir. Herkesin çamaşır makinesi, buzdolabı olsun. Hiç kimse aç ve açıkta kalmasın. Herkes zengin olsun, herkesin işi olsun. Devlet esas itibariyle üretime katkıda bulunmayı ortaya koyan bir anlayışı gerçekleştirmelidir. Bu yardımların bu günlerde neden yapıldığı ortadır. Bu yardımları milletimizi rencide etmek adına hükümet kullanmamalıdır. Seçim öncesinde devletin adamları bu konuda çok dikkatli olmalıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aleti olmamalıdır. Elbette ki verilen insanı, yardımı alan insan kesinlikle eleştirmemek gerekir. Çünkü Türkiye'de 3 kişiden biri fukaralık sınırının altındadır. Eleştirilmesi gerekenler bu duruma getiren insanları bu duruma düşüren hükümettir. Bu zaman açısından doğru değildir. Gıda yardımı da buzdolabı da yardımı yapılmalıdır. Oralara su da getirilmelidir ki, verilen çamaşır makineleri çalışsın. Halkın sağduyusundan kimsenin şüphesi olmasın. Her şey vatandaşın gözü önünde gerçekleşiyor. Bu kavga bu siyaset kirliği bu çatışma kültürü bu siyaseti ilkesiz hale getiren beyanlar kavgalar milletin gözü önüne cereyan ediyor. Öyle millet aldığı yardımlarla oyunun rengini değiştirmez" ifadelerini kullandı.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.