Baykal ekonomistliğe soyundu
Baykal'ın değerlendirmeleri şöyle:
ÜRETİMİN DÜŞMESİ
"Artık bir genel siyasal şikayet konusu olmanın çok ötesinde bir ciddi problem haline geldi konu. İşsizlik konusu. Verilere neresinden bakarsanız çarpıcı bir durum var. Ocak ayı rakamları Aralık ayı rakamlarının üzerine gelmiştir. üretim geçen yılın aynı ayına göre daralma sergiliyor. Daralmanın derinleştiğini görüyoruz. Bu kaygı verici bir olay. İmalat sanayi de yüzde 24.2 gerilemiştir. Bu ağır bir tablodur. 1997 yılından buyana gerçekleşen en yüksek daralmadır. o tarihten bu yana bu yükseklikte bir daralma hiç yaşanmadı. 1999 Marmara depreminde de böyle bir daralma olmadı. 2001'deki büyük ekonomik krizde bile bu düzeyde bir daralma yaşanmadı demektir. Ocak'taki bu daralma ile birlikte üretim kaybı 6 ay boyunca üst üste gerçekleşti. 6 aydır kesintisiz üretim kaybı yaşıyoruz. Olayın gelip geçici olmadığını bir kez daha göstermektedir. ortalama olarak Türkiye'nin 3.4'lük bir sanayi küçülmesi tablobuna gelmesine neden olmuştur. artık eksi vermeye başlıyor. Bundan sonra ne olur göreceğiz. Olay artık aylık olmaktan çıkmıştır."
TEKSTİL SEKTÖRÜ SIKINTILI
"Kapanan tezgahlar pek çok işsizin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Azalan üretim gelir kaybını da beraberinde getirmiştir. 500'ün üzerinde işçi çalıştıran 350 tekstil fabrikasının yarısı kapanmıştır. Bu tabloyu görüyoruz. Global perspektifle okumak lazım ama Türkiye'deki bu tablonun arkasında de var. Gene en hafif krizi biz geçiriyoruz diyorlar. Bu diğer ülkelerle mukayese edildiği zaman daha kabul edilebilir bir krizdir deniyor, bunun gerçekle bir alakası yoktur. Türkiye en ön sıralarda yaşıyor krizi. Japonya'dan sonra en büyük üretim krizini yaşayan ülke Türkiye'dir."
EN YÜKSEK İŞSİZLİK TÜRKİYE'DE
"İşsizlik oranına baktığımız zaman da durum Türkiye'nin aleyhine bir şekil gösteriyor. Türkiye İspanya'dan sonra ikincidir. İkinci en yüksek ülke durumundadır. Yıllık işsiz artışı bakımından yine İzlanda'dan sonra ikincidir. Bizim işsizlik ölçüm yöntemimizin geçerliliği bu ülkelerin çoğundan daha yetersizdir ona rağmen en yüksek işsizlik yaşayan ülkelerden biridir."
TÜRK LİRASINDAKİ DEĞER KAYBI
"Türk lirasının değer kaybı. Kur konusundaki tablo. Acaba kur nasıl etkilendi. Bu açıdan da Türkiye'nin kur kaybını en yüksek düzeyde yaşayan ülkeler arasında görürüz. Mısır, bu son dönemde eksi 4.6 bir parite kaybı yaşamış; Çin 3.8, Tayvan -13.4, arjantin -15.2 değer kaybı yaşamıştır, Meksika -42.5, Türkiye -46.9 değer kaybı yaşamıştır. Rusya Türkiye'yi geçmiştir ve Polonya. Hangi alanda ölçersek ölçelim, bütün ölçülerde Türkiye'nin bu krizi dünyanın en ağır yaşadığı ülkelerin başında olduğunu görürüz. Bu hiç bir şekilde gözden kaçırılamayacak temel bir gözlemdir. Türkiye buna göğüs germe şansını kaybetmiştir."
BREZİLYA ÖRNEĞİ VE SOL İKTİDAR
"Times dergisinin son sayısı var, başlıktaki konulardan biri, 'Kriz niçin Brezilya'yı sarsmadı?'. Bütün dünya şimdi bunu incelemeye başlıyor. Burada bir merkez sol hükümet iş başında. Aldığı önlemlerle bu krizi başarılı şekilde atlattığını gösteriyor."
BORÇLULUK RAKAMLARINDAKİ YÜKSELME
"Vatandaşların borçluluğunun olağanüstü şekilde arttığının göstergesidir işsizlik. 2008 Kasım'ında yaklaşık 1 milyon işsiz artmıştır. 5 milyon 368 bine çıkmıştır. Kasım 2008 itibariiyle. Aralık, Ocak, Şubat ve Mart rakamları yoktur. Bu aylar işsiz rakamlarının en yüksek olduğu aylardır. Rakam bu aylarda çok daha yükseğe çıkmıştır. 1 milyonun üzerinde bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu tablo borçların ödenmesini imkansız kılan bir noktala getirmiştir. Merkez Bankası'nın resmi rakamları 2007 yılında ferdi kredi borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 44 bin 26, 2008'de bu rakam 225 bin 665'e çıktı. Müthiş bir patlama yaşanmış. Sadece 2009'un Ocak ayında 56 bin 273 kişi borcunu ödeyememiştir. 2007'nin tamamından fazla. 650 min civarında bir borçlu birikiminin ortaya çıkacağını gösteriyor. 163 bin 610 kişi 2007 yılında kredi kartı borcunu ödeyememiştir. 2008'de 3 katın üzerinde bir artış oldu. 2009 Ocak'ta bu sayı 82 bin 714 olmuştur. Bu aynı tempo ile devam ederse 1 milyonun üzerinde kredi kartı borcunu ödeyememe anlamına geliyor."
FERYATLAR GAZETE SAYFALARINDA
"Gazetelerde bu feryatları görüyoruz. Bu manzara karşısında hiç bir şey yapılmıyor. Kredi kartı temerrüt faizi dünya ortalamasının kat be kat üstündedir ve ödenebilecek bir durum değildir. İşsiz kaldığı için kredi borcunu ödeyemeyen vatandaşın bu temerrüt faizi ile borcunu ödemesini beklemek akıl işi değil. Derhal acil müdahale gerektiren bir yaradır bu. Kanama var ve bu kanamadan hasta gider. Bu tablo krizi yok sayarak, önemsemeyerek bu tabloyu yönetmek mümkün değildir. Ekonomi politikası ile ilgili vahim yanlışların içinden geçiyoruz. Böyle bir kriz ortamında hiç bir aklı başında ülkenin bu bütçce ile kendini yönetmesi mümkün değildir. Hiç bir tutarlılığı olmayan anlamsız bir belge halindedir. Daha bütçe görüşmeleri sırasında ifade ettik bunu. Dünya nereye gidiyor, Türkiye nereye gidiyor bunu kaldırın dedik ama getirdiler. Sıkıntıların kaynağı konumundadır bu bütçe. Stopaj ve prim yükünün azaltılmasında şiddetle ihtiyaç vardır. İşçilerin üzerindeki vergiler azaltılmalı. Dünyanın en yüksek istihdam vergisi Türkiye'de alınmaktadır.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.