Arınç: Kimse bana hukuku öğretmeye kalkmasın!
TSK'NIN ARINÇ İÇİN YAPTIĞI AÇIKLAMA-TIKLAYINIZ
TBMM eski Başkanı ve AK Parti Milletvekili Bülent Arınç, Van'da tartışmalara neden olan konuşmasıyla ilgili eleştiriler için "Bu kurumda (TSK) bulunan bazı kişilerin, dün, evelsi gün ve bugün hale iç siyasete girmesi, iç politikalar üzerinde tartışma açması ve geçtiğimiz yıllarda bu yaptıklarının bir şekilde ister kasetlerle, isterse bazı davaların iddianamelerinde konuşuluyor olması eleştirilecek bir konudur." dedi.
Arınç, Adana'da yaptığı açıklamada, birilerinin herkesin A dediğine B diyerek, '367 safsatasını' Türk milletinin ve yargısının önüne getirdiğini ileri sürdü. Bülent Arınç, sonra birilerinin arkasına saklanarak cumhurbaşkanı sürecini kitleyen hukukçulardan olmadığını aktardı. Hukukun haklar ve adalet anlamına geldiğini anlatan Arınç, hukukun beli kavramlar ifade ettiğini bildiğini kaydetti.
"Bana kimse hukuku öğretmesin. Siyasetçi şamar oğlanı değildir. Ben kimsenin emir eri değilim" sözleri ile tepkisini gösteren Arınç, bugün pek çok insanın eleştirdiği konularda, bu kimliğini kullanan insanlara göre çok daha iyi hukukçu olduğunu bildirdi.
Arınç, Van'da tartışmalara neden olan konuşmalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Benim söylediğim şudur: Türkiye bir anayasal devlettir. Anayasamızın içinde kurumların görevleri ve yetkileri belidir. Silahlı Kuvvetlerimizin görevleri sayılmıştır. Kime karşı sorumlu oldukları da gösterilmiştir. Başbakana karşı nasıl sorumlu oldukları; hükümetin de meclise karşı ne kadar mesul oldukları Anayasa'da yazılmaktadır. Sivil kurumların ve TSK'in de görevleri belidir. Biz sivil bir yönetim içindeyiz. Sivil yönetim demokratik şartlar içerisinde halkın seçtiklerinin iktidara gelmesi, ülkeyi onların yönetmesi ve halka karşı sorumlu olmasıdır. Biz askeri vesayet rejimi altında demokrat bir ülke değiliz. Biz demokratik bir hukuk devletiyiz. Dolayısı ile asker kendi zor işleri içerisinde, kendi kurulları ve görevleri ile baş başadır. Sivilleri yönetmek, sivilleri azarlamak, sivillerin üstünde demoklesin kılıcı gibi sallanmak, hesabını kendisine istemek hiçbir sivil demokraside bugüne kadar görülmedi. TSK bir bütündür. Yukarıdaki en yüksek rütbelisinden, en alttaki askerine kadar 1 milyona yakın Türkiye'nin en büyük gücüdür. Ve TSK'in personeli memleketin tertemiz çocuklarından oluşmaktadır. Dolayısı ile hiç birimizin silahlı kuvvetlere karşı çıkması, onunla ilgili eleştirilerde bulunması doğru değildir, mümkün de değildir. Ancak bu kurumda bulunan bazı kişilerin, dün, evelsi gün ve bugün hale iç siyasete girmesi, iç politikalar üzerinde tartışma açması ve geçtiğimiz yıllarda bu yaptıklarının bir şekilde ister kasetlerle, isterse bazı davaların iddianamelerinde konuşuluyor olması eleştirilecek bir konudur."
Masumiyet ilkesinin hukukun temel ilkesi olduğunu bildiğini vurgulayan Arınç, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu bana laf söyleyen insanlara da tavsiye ediyorum. Bugüne kadar masum insanları fişlemekten zevk alanların, bugüne kadar hakkında iddianame, herhangi bir belge olmadığı halde üzerine üzerine gidilerek, insanları küçültmenin, insanları mahkum etmenin kimlerin elinde olduğunu da biliyorum. Benim söylediğim sadece bugün kasetlerde yer alan bazı ifadelerin eleştirilmesidir. Ben onların sahiplerini eleştiriyorum. Düşünüyor musunuz; eski Genelkurmay Başkanlarından birisi bugünlerde yayınlanan kasetlerinin birisinde cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde içeriye girerek oy kullanmak isteyen bir siyasi partinin genel başkanını -üzülerek söylüyorum- 'pez….' diye başlayan bir hakaret cümlesinin yer aldığını görüyorsunuz. Kimilerine 'girin, kimilerine girmeyin' talimatı verildiğini görüyorsunuz. Daha sonra bir başkasının konuşmalarında bu memleketin cumhuriyet savcılarından 'lan' diye hitap edildiğini görüyorsunuz. İddianameye yansıyan ve konuşulan bazı belgelerde darbe teşebbüslerine girdiklerini, bazı mitingleri bunun için organize ettiklerini, bazı güçlerle birlikte hareket ettiklerini söyleyen insanlara rastlıyorsunuz. Bu kasetlerin bazılarından da şu anda içerde tutuklu bulunan veya tahliye edilmiş bir paşanın hanımının yine bir askeri kurumdaki doktorla münakaşasını ve konuşmasını izliyorsunuz."
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.