Ankara, Diyarbakır olmamalı

Ankara, Diyarbakır olmamalı
Demokrasinin olmazsa olmaz gereği seçimlerdir. Gerek genel, gerekse yerel seçimler ile yönetime gelenler belirli bir zaman için kanunlarla belirlenmiş yetki ve sorumluluk çerçevesinde görev yaparlar.

BBP MKYK Üyesi Sinan Özdemir'in yazısı...

Bu seçim süreçlerinde her bir parti ya da aday kendisini anlatır, fikirlerini ve projelerini ortaya koyar ve halktan oy ister. Halkta kime inanır, kimi yönetim noktasında görmek isterse, ona oy verir, güç verir ve iktidar yapar.
Halkın söz sahibi olması sebebiyle demokrasi iyi bir yönetim şekli ise de zaafları da yok değildir. Özellikle zamanımızın iletişim araçları ile kitleler adeta toplu halde hipnotize edilmekte, belli güç odaklarının istediği kimi aday ve partiler popüler hale getirilerek, demokrasi, halk düşmanlarının, hukuk düşmanlarının oyuncağı olabilmektedir.
 
Bunun en önemli ve yakın örneği şüphesiz Diyarbakır olmuştur. Diyarbakır’da güya demokratik seçimle iktidar olan DEHAP ve Osman Baydemir için Diyarbakır’a hizmet ikinci planda bile olamamış, bölgenin cazibe merkezi haline gelen ve göç alan ili Diyarbakır; hiçbir şehircilik çalışmasının yapılmadığı, gecekondu kent haline getirilmiştir. Diyarbakır’da yaşayan halkın hem zengini hem fakiri sefil edilmiş, bilerek bu hayata mahkûm edilmişlerdir.
 
Aslında Marksist ve ateist ideolojiye sahip insanlardan başka bir şeyde beklenemez. Onların HAK aşkı ile taş üstüne taş koyma gibi bir niyetleri zaten yoktur. Güneş görmeye tahammülü olmayan yarasalar gibidirler. Onlar; refahın artmasını, yaşam seviyesinin yükselmesini, insanların birbirine olan muhabbetlerinin, güvenlerinin, artmasını asla istemezler. Çünkü böyle bir ortam onlar ve ideolojileri için kaçınılmaz şekilde bitiş demektir.
 
İki kere ikinin dört etmesi kadar açık ve net olan bu duruma göre, neden Diyarbakırlılar bu tipleri belediyeye taşıyarak en başta kendilerini daha sonra da tüm Türkiye’yi cezalandırmışlardır? Belki bunun sebebini bölgede uzun süreden beri yaşanan olağanüstü şartlarda aramak doğru olur ama bu şartlarda son yıllarda değişmeye başlamıştır. Siyasette askeri vesayetinin hafiflemesi ile birlikte kişi hak ve özgürlüklerinin alanı genişlemekte, daha akla ve hukuka uygun işler yapılmaktadır. 
Bu çabalarda halkta karşılık bulmakta ve aklıselim bu bölgede de yavaş yavaş galip gelmektedir. 
 
Ümit ediyorum ki; PKK’nın uzantısı gibi hareket eden parti, Diyarbakır’da kaybedecektir. Belediyelerin bu partinin elinden alınmasının bir faydası hizmete hasret edilerek, devlete düşman edilen kitlelerin hizmete kavuşması ise diğer faydası, belediye imkânları ile teröre lojistik destek sağlanmasının önüne geçilecek olmasıdır. Önemli olan, belediyenin, O partinin elinden alınmasıdır, hangi partinin aldığı çokta önemli değildir. Vatan ve milletperver olsun, hain olmasın yeter.
 
Bizler Ankara’da, Diyarbakır Belediyesini işgal eden habis zihniyetten kurtulmanın hesabını yaparken, bu sefer de Ankara’nın terör yandaşlarının eline geçme tehlikesi ortaya çıkmıştır. Geçmişte sağın birbirini bölmesi neticesi aradan sıyrılarak belediye başkanlığına uzanan Karayalçın, aynı rüyanın peşine düşmüştür. Ve maalesef böyle bir risk te vardır.
 
Tüm sol partiler ki; PKK nın siyasi uzantısı olan O parti de dâhil, Karayalçın’a destek vermektedirler. Daha dün 2004 yerel seçimlerinde, “Demokratik Güç Birliği” adı altında Apo’nun posterleri ve PKK’nın paçavraları altında miting yapmaktan, mitinge başlarken dağda öldürülen teröristler için saygı duruşunda bulunmaktan geri durmayan, Diyarbakırlılardan Osman Baydemir için oy isteyen, Murat Karayalçın; bugün de aynı avanenin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayıdır. 
 
İşin üzücü tarafı MHP nin asla kazanma şansı olmadığını bilmesine rağmen, Doğan Medyasının gazına gelerek, Ankara’da bir hayalin peşinde koşarak, sağ oyları bölmesidir. 
MHP’yi rüyasında görse hayra yormayacağını bildiği kesimlerin, kendilerine verdiği destekten huylanmayarak, yüksek siyaset yapma yerine particilik oynama peşine düşen MHP yine yanlış yapmaktadır. Kendileri de bilmektedir ki; Mansur Yavaş’ın Ankara’da kazanma şansı yoktur. 
Bir eliyle ateist, kominist, ırkçı ve bölücüyü bir araya getirerek, Karayalçın’ın arkasına koyan güç, diğer eliyle Doğan medyası aracılığı ile Mansur Yavaş’ı parlatarak sağ oyları bölme derdindedir. 
6 Mart 2004 tarihinde TV de Karayalçın’ı, İmralı’nın adayı olarak niteleyen Deniz Baykal’ın, 2009 da kendi iradesi ile CHP den aday gösterdiğine inanmak pek mantıklı değildir. 
BBP nin yaptığı gibi yüksek siyaset uygulayıp, parti çıkarını elinin tersi ile bir kenara iterek, ülkemin çıkarları önce gelir diyemeyen MHP den ümit kesilmiştir. Artık iş feraset sahibi MHP tabanına kalmıştır. MHP’li taban kendi tespitlerini kendi yapıp, seçilme şansı olmayan Mansur Yavaş’a oy vermemeli, oyları bölmemelidir. 
Karayalçın’ın seçilmesi Ankara için de, Türkiye için de felaket senaryosudur. 

Karayalçın şimdiden açıklamıştır. 25.000 kişiyi hemen ilk hafta, belediyeye alacaktır. Bir düşünün bakalım 25.000 PKK’lının, Ankara belediyesinde işe girdiğini. Sonrada siz Ankara’da huzur arayın. Belediyeler, özellikle de büyükşehir belediyeleri çok büyük maddi imkânlara sahiplerdir. Ankara Büyükşehir belediyesinin maddi imkânlarını arkasına alan terör, Türkiye için felaketin başlangıcı olur.
 
Bundan dolayı sağ seçmen basiretle ve ferasetle hareket etmek zorundadır. 
Partisine oy vermek isteyen yine oy verebilir. Zaten ülke genelindeki oy oranı, il genel meclisi oylarına göre hesap edilmektedir. Yani Büyükşehir’i kazanamayacak iseniz verdiğiniz oyların hiçbir faydası yoktur. 
Onun için bizim söylediğimiz sadece Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kullanılacak oylarla alakalıdır. 
Burada yeri gelmişken particilik değil yüksek siyaset yapan, teröre ve bölücülüğe prim vermemek için, Ankara’da ve Diyarbakır’da büyükşehir belediye başkan adayı göstermeyen, başta genel başkan Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere tüm BBP üst yönetimini tebrik ediyorum. Ümit ediyorum ki halkımızda bu fedakârlığı görecek ve tüm Türkiye’de en azından il genel meclisi oyları ile BBP yi ödüllendirecektir.

Selam ve Dua ile…  

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.