Bahçeli şimdi de TOKİ'ye taktı!

Bahçeli şimdi de TOKİ'ye taktı!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TOKİ'nin siyaset malzemesi haline geldiğini ileri sürerek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den Devlet Denetleme Kurumu'nu harekete geçirmesini istedi. 

Bahçeli, Bilecik'in Söğüt ilçesinde katıldığı mitingte, birlik ve beraberlik mesajı verirken, Başbakan'ın 'bana oy veren dostum, vermeyen hasmım' anlayışının derin yaralar açtığını söyledi. Bahçeli, Başbakan'ın geçmişte yapılan iyi şeyleri görmezlikten geldiğini ve hep eleştirdiğini savunarak, "Sayın Başbakan, neyi inkar ediyorsun? Atatürk dönemini mi inkar ediyorsun? Merhum İsmet İnönü dönemini mi inkar ediyorsun? Merhum Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Adanan Menderes dönemini mi inkar ediyorsun? Sayın Özal ve Demirel dönemini mi inkar ediyorsun?" diye sordu. 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TOKİ'nin siyaset malzemesi haline geldiğini savundu. Cumhurbaşkanı'nı göreve çağıran Bahçeli, Başbakan'ın bir devlet kurumu olan TOKİ'yi kullanarak sanal açılışlar bahanesiyle partisinin mitinglerini organize ettiğini ileri sürdü. Bahçeli, "Konut yapmakla görevli olan kurum, şimdi kürsü yapmakla görevli hale getirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; bu nasıl bir kuruluştur, görevi nedir, hangi amaca hizmet etmektedir? Seçim alanlarına TOKİ'nin kürsü kurmak gibi bir ilave göreve girmesini nasıl karşılıyorsunuz? Devlet Denetleme Kurumu aracılığıyla TOKİ'nin denetlenmesinde yarar yok mudur?" diye sordu. Bahçeli, her kurumun iktidarın siyasi geleceğine hizmet eder hale gelmesinin iktidarla muhalefet arasında haksız rekabete de yol açtığını ifade etti.

Başbakanın, konuşmaları ile 'bana oy veren dostum, vermeyen hasmım' anlayışı içinde olduğunu, bu durumun Türkiye'yi ikiye böldüğünü belirten Bahçeli, bunun kısa vadede iktidarlara fayda sağlayabileceğini, ancak uzun vadede toplumda derin yaralar açacağını söyledi. Bu kamplaşma ve kutuplaşmanın kimseye fayda sağlamayacağını ifade eden Bahçeli birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak; "Bu ülkenin birliğe ihtiyacı var, dirliğe ihtiyacı var, kardeşliğe ihtiyacı var. Bu ülkenin bölünmeyle, ayrışmayla, kavgayla, çatışmayla gidecek bir yeri yok. Bunlara dikkat etmek lazım. Bu ülkenin, Başbakan'ın ağzından güzel sözler duyması lazım. Türkiye'yi 36'ya bölmenin, 36 etnik grubun adını tek tek saymanın ne gereği var? Kime ne faydası var?" diye sordu.

Birlik ve beraberliğin, Osmanlı'nın doğduğu topraklarda bulunduklarının da altını çizen Bahçeli, Osmanlı'yı örnek göstererek, Osmanlı'nın zirvede olduğu dönemde 24 milyon metrekareye hükmettiğini, ancak daha sonra gerileye gerileye 780 bin kilometrekareye sıkıştığını, Osmanlı'nın bıraktığı topraklarda 34 devlet kurulduğunu, Ortadaoğu'da ise kanın hala durmadığını söyledi. Osmanlı'nın bu kadar büyük coğrafyasından toplanan, Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan, İran'dan, Horosan'dan, Ortadoğu'dan gelen insanların, omuz omuza milli mücadele verip bu devleti kurduklarını anlatan Bahçeli; "Bu ülkenin insanları 85 yıldır kardeşçe yaşamış. Şimdi ne oldu da bu hale geldi? AKP Hükümeti döneminde kürsüye çıkan herkes 36 etnik gruptan bahsediyor. Aklınızdaki nedir, dilinizin altındaki nedir, sizi kim buraya doğru yönlendiriyor? Bir olmak, diri olmak varken 36'ya bölünmenin manası ne?" şeklinde konuştu.

Cumhuriyet kurulduğundan bu güne kadar gelen hükümetlerin, gerek tek başına iktidar oldukları dönemde gerekse koalisyon oldukları dönemde ellerinden geldiği ölçüde bu ülkeye hizmet etmeye çalıştığını vurgulayan Bahçeli, mutlaka eksiklerin olduğunu ancak bu dönemlerin yok sayılmasının büyük haksızlık olduğunu ifade etti. Bahçeli; "Sayın Başbakan; sen neyi inkar ediyorsun? Atatürk dönemini mi inkar ediyorsun? Merhum İsmet İnönü dönemini mi inkar ediyorsun? Merhum Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Adnan Menderes dönemini mi inkar ediyorsun? Sayın Özal ve Demirel dönemini mi inkar ediyorsun? Neyi inkar ediyorsun?" dedi.

Krizin ülkeyi teğet geçmediğini aksine milletin yüreğini delip geçtiğini belirten Bahçeli, Başbakan'ın acilen kurmaylarını, bilim adamlarını, işverenleri, sendikaları, toplayıp 'Ne oluyor bu ülkeye?' sorusunu sorması gerektiğini söyledi. Ülkede ne olup bittiğinin halkla paylaşılmasını da isteyen Bahçeli, en büyük arzularının IMF'siz bir yol olduğunun altını çizdi. Bahçeli, bu krizden dolar zengini olan yandaşların yüzde 56 kazançlı çıktığını, ancak halkın dolarlarının olmadığını söyledi.

HERKES SANDIK BAŞINA GİTMELİ

Devlet Bahçeli, Türk milletinin 29 Mart'ta mutlaka sandık başına giderek, siyasi davranış bozukluğu sergilediğini iddia ettiği Başbakan'a ve bu hükümete ders vermesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, şöyle konuştu: "29 Mart'ı sebep saymalısınız. İktidarın saldırgan tavrına uyarıda bulunmakta yarar vardır. Yoksa iş işten geçer. Bunlar 'ben ne yaparsam yapayım, halk beni destekliyor' gibi bir sarhoşluğa kapılırsa sonları hayırlı görünmüyor. Onun için bu insanlara ders vermek lazım. İşte bu dersin zamanı geldi. İktidar bunu hissediyor. Başbakan'ın saldırganlığı da bu yüzden. Oy kaybı korkusu sarmış. Onun için böyle. İktidardan gittiğinde yaptıklarının hesabını tek tek vereceğini bildiği için her şeye rağmen iktidarda kalmaya çalışıyor."

Söğüt'te kurulması planlanan Türkata Üniversitesi'ne de destek isteyen Bahçeli, konuşmasının ardından miting alanındaki kalabalığa karanfil attı ve Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret edip dua etti.

Söğüt'ün ardından Bilecik'in Bozüyük ilçesine geçen Bahçeli burada partisini seçim bürosunu ziyaret etti. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.