Yargı-Baykal dayanışmasını anlamıyorum
Başbakan Erdoğan, geldiği Elazığ'da halka hitap etti. İstasyon Meydanı'ndaki mitingde Erdoğan icraatları ve yapılacakları anlattı.
Erdoğan şöyle konuştu:
"Bahçeli sen uçakla seyahat özgürlüğün varsa ondan bana ne? Bu ülkede Başbakan yardımcılığı yaptın. Üç yerden başka bir yere gitmemişsin. Nereye gidersen ülkeni orada tanıtırsın. Türkiye Ankara'da kalmamalı. Dünyanın dört bir yanına açılan Türkiye istiyoruz. Türkiye BM geçici üyesi oldu. 152 üyenin olurunu aldı.
Onların şu Elazığ içinr bir hayali var mı? Baykal buraya hiç geldi mi? Yoksa adresi mi bilmiyor? Burası da Türkiye toprakları. Sadece Elazığ'a bir tabela asmakla CHP buradadır denilmez. Sen geleceksin sen. İşte burada benim Gakkoş kardeşlerim burada. Onlarla konuşacaksın.
CHP-MHP-İKİTELLİ'DEKİ MEDYA ORTAKLIĞI
Sayın Bahçeli buralaar geldi mi? O zaman o da adresi bilmiyor. Diyorum ya. Onlar iki ruh ikizi. Takılmış birbirlerinin peşine gidiyorlar. Onlar küçük düşünecek biz büyük. Onlar engelleyecek biz engelleri aşacağız. Türkiye'yi onlar paçasından tutup durduracak, biz kalkındıracağız. CHP - MHP ve bunların İkitelli'deki medyası. Tam bir uyum. Tam bir ortaklık. Sayın Bahçeli, CHP'nin kuyruğuna takılmış bir de kızıyor. Kızma ruh ikizi oldunuz diyorum. Şeref duyarım diyor.
Sayın Baykal'ın istismar ve konuşmalarını dahi taklit ediyorsun. İstanbul ve Ankara'da CHP, MHP üzerinden kazanmaya çalışıyor. Gel CHP'nin gölgesinden kurtul.
BAHÇELİ'NİN BİLECİK KONUŞMASINA BAKIN
Bilecik'te bir ifade kullandı Bahçeli: IMF'siz bir Türkiye'nin yönetimi hep hayalimiz oldu.
Sayın Bahçeli siz hükümetteydiniz. Eğer zerre insafın varsa. IMF'den ne kadar borç aldınız onu açıkla. Bizim kayıtlarda bu var. 30 milyar dolar borç aldınız. Peki bize ne kadar borçla devrettiniz. 23,5 milyar dolar. Onlar borçlandı ödedik. 7,8 milyar dolar borcumuz var şu an. Gerçek ortada. Dürüst ol Bahçeli, dürüst. Halkımı aldatma. Doğru konuş. Hem Stand_By imzaladınız hem borçlandınız. Ne şartlaır varsa sorgusuz sualsiz kabule ttiniz. Bizim görüşmelerimizi eleştiriyorsunuz.
BAYKAL-YARGI DAYANIŞMASI
Baykal... Şimdi de Baykal valilerimizi tehdit etmeye başladı. Biraz devlet terbiyesi olanlar bürokratı bu şekilde tehdit etmez. Yeri geliyor yargıyı tehdit ediyorsun ama nedense sana suskun kalıyorlar. Bu nasıl bir dayanışmadır anlamıyorum. Bu valiler uzaydan gelmedi. Bu devletin memurları... Onlar 15-20 yıl bürokrat olarak çalışmışlar. Neden rahatsız oluyorsun. Sana mı soracaktık? Sana sorsaydık memleket kuyruktan geçilmezdi.
Artık tomar oldu hepsiyle dolaşamıyorum. Bunların belgeleri bitmez. CHP'nin geçmişini çok iyi biliyoruz. Çok geriye gitmeye gerek yok. 74-80 arasını bilenler de çok iyi bilir CHP'yi. Eskişehir'de 78 yaşında amca nüfus kağıdını verdi. Erdoğan amca. Baykal'ın düzmece konuşmalarını cevaplamaya kalksak icraata vakit bulamayız. Seçimlere kadar grup konuşmalarında cevap vermeyeceğimi söyledim. Sadece yargıya havale edeceğim dedim. Seçim meydanlarında devcam ederlerse bu kez cevap vereceğim dedi. Seçim kampanyasından beri tv derdinde. Şowmenin sunuculuk yapmasını falan istiyor. Sen git, Çarkıfelek'te mi oynarsın, televole'de mi oynarsın nerede oynarsan oyna.
Ekmeği karneyle verdiler bu ülkede. Yaşlı anneler bilir. Patiskayı Sümerbank karneyle dağıtırdı. Şekeri karneyle dağıtıyorlardı, mühür burada. Nasrettin Hoca'nın fıkrası var: Palavracı yanına gelmiş. Demiş ki: Ben 40 arşın atlarım. Hoca, olur mu demiş. Atla da görelim demiş. Palavracı demiş ki: Ben Helap'teyken atlıyordum. Hoca da 'Halep oradaysa arşın burada'. Ben de diyorum. Arşın Elazığ'da...
Bu da sayın Baykal'ın karnesi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı iken Baykal Elazığlı çiftçi kardeşlerim akaryakıt istasyonlarında nasıl kuyrukta bekliyordu, o yazıyor. Benzinin karaborsaya düştüğü günleri düşünün. Bunu kırtasiyeciden vermiyorlar. Siz dağıttınız bunları. Bunlar seni bu millete hatırlatıyor. Ama AK Parti iktidarı ile ilgili kimse sana böyle bir karne veremeyecek. Biz nasıl bir Türkiye aldık, bugün nasıl bir Türkiye var gerçeği ile konuşuyoruz.
Benim aklıma şu geldi. Elazığlıların bir sözü var: Güveç gırdırlanmış kapağını bulmuş. Birbirlerine çok yakışıyorlar. Hakaret, iftira ve kabalıkta birbirleriyle yarışıyor. Baykal, 'Cumhuriyet'ten eskiyiz' diyor. Atatür'ün partisiyiz diyor. CHP'yi özdeşleştirdiği şowmen'e bak. Atatürk'ün partisini getirdiği yere bak. Mümkünse şowmen arkadaşlarınla birlikte programlarını şifreli kanallarda ya da gece 12'den sonra yap.
Geçenlerde 'Bu iktidar bizi dinliyor' diyor. 'Gerekirse hükümete küfür edilebilir' diyor. 'Vatandaşım agız tadıyla birbirine küfredemiyor' diyor. Bir lider bunu söyler mi? O zaman bunu eleştirmek gerekmez mi? Çoçuklar bunları dinlemesin, duymasın, ahlakları bozulur, diyoruz. Sen küfürbaz olmaya devam et. Benim milletim küfürbazdan Başbakan aramıyor. Bu ülkede benim milletim adam gibi adamı Başbakan yapar.
SENİN GİBİ MUHALEFETE BEN KURBAN OLAYIM
Ebediyyen muhaleefet olmaya aday. 'Eğer AK Parti yüzde 52'nin altında kalırsa başarısızdır' diyor. Bir siyasi parti ebediyyen muhalefet olmak için mi yola çıkar. En azından ikinci olmayı kabul etmiş. Senin gibi muhalefete ben kurban olayım be. Sen devam et. Ama demokrasi kaybediyor. Ona üzülüyorum. Böyle muhalefetle yarış kolay. Halkına saygı duymayan, küfreden muhalefet olmaz.
29 MART ÜLKENİN NEVRUZU OLACAK
21 Mart nasıl ki toprağın dirilişini temsil ediyorsa 29 Mart'ta tüm Türkiye'nin yeniden şahlanması olacak. Demokrasi için adeta NEvruz olacak. Türkiye bereketlenecek, tazelenecek.
Çok ilginçtir. Göreve geldik. Faiz yüzde 63. Şimdi yüzde 13. Enflasyon yüzde 30, şimdi 7,7. Eskiden tuvalete kaç paraya gidiyordun? 1 milyon. Milyoner fiyatına düştü tuvalet fiyatı. Sıfırları atacağız dedik. Attık mı? Attık. Şu an paramız değerli. Çıkıyor ikisi de, bu paranın değerini düşürmek lazım diyor. Nasıl olur bunun değerini düşürürsünüz. Sabah başka akşam başka. Türkiye'nin 500 milyar dolar borcu var diyor. Şu an borcumuz 142 milyar dolar. Özeli katsan bile 342 milyar dolar yapıyor. Dürüst ol. Doğru konuş. İftira at, tutmazsa iz bırakır mantığı var. Milletim 29 Martta cevabını verecek.
Aynı CHP, 'Ey Başbakan, sen hiç ekmek bulamayan fakir gördün mü' diyor. Ben oralardan geliyorum. Ararsan bulursun. Kazıya kazıya geldik biz, damdan düşmedik. Sipariş üzerine gelmedik. Biz fakir dediğimizde, derman olmaya çalıştığımızda neden rahatsız oluyorsun. Üniversite öğrencilerine burs vermemizden rahatsız oldunuz. Anayasa Mahkemesine gittiniz. CHP yüzünden artık öğrencilere belediyeler burs veremiyor. bunların özü ile sözü aynı değil.
ELAZIĞ'A NELER YAPTIK?
Eğitimde bin 187 derslik yaptık. Okullarımızda bilişim teknoloji sınıfları kurduk. 6 bin 275 bilgisayar gönderdik. Palu'da bilişim teknolojisi sınıfları var. ADSL sistemini kurduk sınıflarda. Dünyanın her yeri ile görüşebiliyorlar. Yüzde 95'i açtık. Sadece 6,5 yılda 6 adet pansiyon açtık. Bin 574 kapasiteyi 2 bin 282 yatak kapasitesine çıkardık pansiyonları. Okullar açıldığında kitaplar sıralarında değil mi? Daha öncekilerin aklı neredeydi? Onlar bu parayı nereye veriyordu? Hortumculara, hortumculara... Hortumlar kesildi, borçları ödüyoruz. 16 banka istifa etti, 40 milyar dolar kaybettirdi. Biz Merkez Bankası rezervlerini artırdık. Fırat'ta İİBF kurduk. Teknokent, Elazığ'ın dünya kenti olmasına önemli katkı sağlayacak.
Hastaneleri birleştirdik mi? İstediğimiz hastaneye gidebiliyor muyuz? Sabahın köründe eczane kuyruğuna git hastanede gir. İlacın hepsini bulamazsın. Sorarsınız eczacıya. Git dışarıdan al diyorlardı değil mi? Ama şimdi istediğin eczaneden alabiliyor musun? 37,5 milyon SSK'lı var. Bunlar 150 hastaneden hizmet alıyorlardı, şimdi bin 300 hastane. Kaç eczaneden alıyorlardı, 350. Şimdi bütün eczanelerden. Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Ecdadımız bir sıhhat için devleti feda edebilirmiş.
Hastalar acil'den geri çevrilmiyor. Rehin kalmak yok. Ölüler bile rehin kalıyordu. Rehin kalanların hesabını nasıl vereceksiniz Ey Baykal Ey Bahçeli. Hamile hanım kardeşlerimizi hastaneye sokmuyordunuz. Para soruyordunuz. Şimdi geri dönmek yok. Doğum olur, 18 yaşına kadar o çocuk sosyal güvenceye sahip. Bunu biz getirdik. Niye bu ülke demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Sonra çıkıyor diyor ki: İşsizlik, işsizlik, işsizlik... ATV'de açıkladım. Ya ABD'de 8,1 işsizlik var. Avrupa'da işsizlik almış başını gidiyor. Türkiye'de 14,3 ile aldık şu an 13,6. Mücadelemizi veriyoruz. Allah'ın izniyle bütün bu ekonomik krizler şu an ki sıkıntılar bu denli az. Dünyanın hiç bir yerinde işsizliği sıfırlayan bir ülke yok. İspanya'da yüzde 15. Bunlara Elazığlı kardeşlerim inanmıyor. 73 trilyon sağlık yatırım yaptık Elazığ'a. Devlet hastanelerinde muayene odası 56 idi, 161'e çıkardık. 5 ambulans vardı, şu anda 18 tane var. Biz gelmeden önce ambulanslardan ücret alınıyordu. Artık ücret istenmiyor. 10 olan diyaliz sayısını 39'a çıkardık. Elazığ'da adalet sarayı inşaatı devam ediyor.
Sosyal yardımlara gelince. 2003-2008'de Elazığ'a 66 trilyon lira aktardık. Bunların içinde erzak, maaş, yakacak, her şey var. Toplu konutta 989 konutu tamamladık. Bin 665 konutla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.
33 km bölünmüş yol vardı Elazığ'da. 218 km bölünmüş yol yaptık. 79 senede yapılanın 7 katını biz yaptık 6,5 yılda. Elazığ-Sivrice_maden yolu devam ediyor. Güneyçevreyolu ile trafiği rahatlattık. Havalanında 46 bin olan yolcu trafiği 135 bin oldu. Elazığ Havalaanı uluslararası standartta uçuş yapabilecek donanımda artık. 2007'de doğalgaz arzını sağladık Elazığ'a. Şu an sanayi tesislerinde doğalgaz kullanılıyor. Konutlar için de çalışmalarımız sürüyor.
14,5 trilyon hayvancılık desteği verdik. 150 kat ediyor bu. Ziraat Bankası yüzde 59 faizle kredi kullandırıyordu. Şimdi en fazla yüzde 10. İşletme kredilerinde 18 ay olan vaadeyi 24 aya çıkardık. Sağlana krediye gelince. Elazığ 2002'de 767 milyar kredi almışken, 2008'de 30 trilyon kredi kullanmış. Halk Bankası esnafa yüzde 47 faizle verirken yüzde 7-13 arası veriyor şu an. 2002'de 383 esnaf 7254 milyar kredi kullanırken, 2007'de 557 esnaf 5,5 trilyon kredi kullandı. 61 trilyon köylere yol çalışması için para gönderdik.
Biz geldiğizde 21 bin 554 sigortalı sayısı vardı, şimdi 43 bin 544. Elazığ'a eserler kazandırmaya devam edeceğiz. Yerel hizmet yolculuğumuza farklı bir heyecanla devam edeceğiz. 5 yıllık belediye başkanlığı tecrübesiyle Süleyman Selmanoğlu ile yola devam ediyoruz. 2004'te farklı bir partiden desteğiniz aldı, şimdi de AK Parti çatısı altında çok daha büyük destekle başkan seçilecek ve AK hizmet anlayışını Elazığ'a kazandıracak. Belediyecilik bizim uzmanlık alanımız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından geldim. Damdan düşerek gelmedim. Bakınız. Pazar günü seçim sandıklarında demokratik hakkınızı kullanmanızı istiyorum. Nüfus kimlik numarası çok önemli."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.