Baykal, oy için Erbakan'a sığındı!
Çağlayan'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) yapacağı miting nedeniyle partililer kontrolden geçirilerek alana alınmaya başladı. İstanbul'daki açık hava toplantıları nedeniyle çok sayıda cadde ve sokak trafiğe kapatıldı. Çağlayan ile Kazlıçeşme meydanlarında erken saatlerden itibaren güvenlik önlemi alınması dikkat çekti. AK Parti, CHP, SP, BBP ve DP'nin mitingleri için çok sayıda polis görevlendirildi. Çağlayan Meydanı'nda oluşturulan noktalarda üst aramaları yapılan vatandaşlar kontrollü olarak miting alanına alınıyor. İstanbul'un farklı ilçelerinden otobüsler ve kandi araçlarıyla Çağlayan'a gelen vatandaşlar D-100 Karayolu üzerinde yoğunluğa neden oldu.
BAYKAL 11:45'TE KÜRSÜYE ÇIKTI!
Çağlayan'da başlayan sağanak yağmur nedeniyle miting alanını dolduran kalabalık şemsiyelerini sık sık açıp kapattı. Sinevizyon görüntüleri ile başlayan mitingde şarkılar-türküler yayınlandı. Öte yandan CHP lideri Baykal saat 11:45 itibariyle kürsüye geldi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve İstanbul adayı Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin kürsüye birlikte çıktı.
AMBULANS İSTEDİ
Kürsüye çıkan Baykal'ın ilk işi rahatsızlanan bir vatandaş için ambulans sağlanmasına yardımcı olmak oldu. CHP Lideri Deniz Baykal, Çağlayan Meydanı'nda konuşmasını yapmaya başladığı sırasında mitinge katılan bir kişi baygınlık geçirdi. Baykal, baygınlık geçiren katılımcının ambulansa taşınmasına yardımcı oldu. Baykal, vatandaşın baygınlık geçirmesini Çağlayan'daki sahnede şöyle yorumladı: "Olağanüstü bir kalabalık. Herkes üst üste. Şöyle bir rahatça otursanız meydanlar yetmeyecek. Bu kadar yoğun, bu kadar üst üste bir miting muhteşem. Elbette bayılanlar oluyor."
Baykal'ın konuşmasının ayrıntıları şöyle:
"Yepyeni bir başlangıcın eşiğindeyiz. İstanbul'umuza sahip çıkacağız. Büyük bir heyecan içindeyiz. Siz hangi duygular içindeyiz. İstanbul herkesin özlemi. Tüm dünyanın özlemi, Türkiye'nin de özlemi. İstanbul'da sanayi var, hizmet sektörü var, turizm var. Taşı toprağı altın İstanbul. O altından size yansıyan bir şey yok mu? Yok diyorsunuz, İstanbul'da da zenginlik yoksa bu zenginlik nerede acaba? Benim şikayetim var diyorsunuz ama iktidar diyor ki Türkiye çok zenginleşti. Sınıf atlattı Türkiye diyor. Refah 10 bin dolara çıktı diyor. İstanbul'da iktidarın bahsettiği zenginlik yok mu?"
ERBAKAN'A BÖYLE SIĞINDI
"Türkiye'de bugünkü hükümetin kullandığı borçz miktarı tüm cumhuriyet hükümetlerinin ortak kullandığı borçtan daha fazladır. Siz paramız pulumuz yok diyorsunuz ama bu iktidarın parası pulu, imkanı çok. Tarihteki hükümetlerin tümünün eline geçenden daha fazla imkan ve para geçti. Borç kullanan hükümet oldu. Bu kadar para kullandı yoksuluz diyorsunuz. Yokluktan kaynaklanıyor olsa bu durum anlayacağım. İktidar, tarihimizin en büyük kaynağını kullandı. İş başına geldiklerinde 220 milyar dolar borç vardı. O borç geçmiş hükümetlerin tümümün ortak borcuydu. İçinde Atatürk, Celal Bayar, Demirel, Özal, Erbakan dönemi var. Hepsinin kullandığı ortak burcun üzerinde 280 milyar dolar ek borç yaptılar. Sadece bunlar 280 milyar dolar 7 yılda harcadılar. Erbakan'ın, diğer hükümetlerin kullanmadığı ya da kullandığının tümünden daha fazla kullandılar. Devlet, hükümet katrilyonlarca lirayı borç alıyor ama ondan tek kuruş yansıtmıyor ise o başka bir olay. Tamam mı? Bunlara devredilen Türkiye'den ne eser varsa yapıldı ve onun sonucunda ortaya çıkan borç 220 milyar dolar oldu."
YİNE "MAGANDA" VE "ADAM OLAMAZSIN" HAKARETİ
"Petro kimya tesislerini kurdular. Üniversite yaptılar, ordu yaptılar, hava kuvvetleri, deniz kuvvetleri yaptılar. Sanayi tesisleri yaptılar. Neyle 220 milyar dolar borçla. Sen ne yaptın peki. Yeni rafineriler mi yaptın, santraller mi kurdun, atölyeler mi açtın ne oldu? İşsizliğe çare bulamazsam bırakırım dedi ben de çıktım 7 tane öneri söyledim. Ama o çıktı bana hakaretlerde bulundu. Ban sana çareyi söylemişim, ister uygularsın ister uygulamazsın. Ben görevimi yapıyorum. Ne bağırıp çağırıyorsun. Ben bu duruma sessiz kalamazdım ve ben de çıktım ağzının payını verdim. Bu üslubun maganda üslubu olduğunu da söyledim. İktidar olmak ayrı adam olmak ayrı dedim. Bunu duydu, ondan sonra üslubu değişmeye başladı. Etkili oldu, iki haftadan sonra bizim önerdiğimiz 7 maddeden iki tanesini yürürlüğe koydu. 7 ay önce yaptık bu önerileri, 7 ay sonra mı aklına geldi?"
BAYKAL'IN İSMET PAŞA SANCISI
"Sen Başbakansın işini yap, bırak Deniz Baykal'ı. Hayır, varsa yoksa Deniz Baykal. Varsa yoksa şöyle böyle. Ciddi bir söylediği yok. İsmet Paşa'ya saldırıyor. Neymiş, 80 yıl önce nüfus cüzdanına ekmek karnesi verilmiştir diye damga bastırttı. Sana tarih dersi mi verelim, Türkiye nasıl kuruldu, düşman nasıl kovuldu, Türkiye nasıl kuruldu. İkinci dünya savaşına Türkiye'yi sokmamak için İsmet İnönü'nün nasıl bir diplomasi yürüttüğünü mü anlatalım. Ağzına bile alma bir daha. İsmet Paşa karne dağıtmış. Bir vatandaşımısın ikinci dünya savaşında burnu bile kanamadı. O dönemde herkes karne ile yaşadı. Bu nasıl söylenebilir. Bu hangi ruh halidir. Tutturmuş CHP, Baykal, İsmet Paşa."
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.