'Fark' burada
Faizci bankalar yatırım ve istihdamdan hoşlanmayıp kredilerin yüzde 75'ini tüketime ayırırken, katılım bankaları ise kaynaklarının yüzde 77'sini reel sektöre kullandırıyor.
Katılım bankaları, el emeği ve alın terine destek olmayı sürdürüyor. Sektördeki dört banka, 2007 yılında kredi potansiyelinin yüzde 77’sini reel sektöre ayırdı. Sayıları 46 olan faizci bankalar ise aynı yıl kredilerin sadece yüzde 25’lik bölümünü reel sektöre kullandırıp, geri kalanını israfı körükleyen tüketici kredileri ile kredi kartlarına tahsis etti. Bankaların geçtiğimiz yıl tüketici kredisi ve kredi kartı alacakları 86 milyar YTL'yi (86 katrilyon TL) aştı. Bankaların Aralık 2007’de kredi kartı ve tüketici kredisi alacağında Ocak 2007’ye göre 19,7 milyar dolarlık bir artış yaşandı. Katılım bankaları ise geçtiğimiz yıl 9 milyar 393 milyon 694 bin YTL’lik (9,3 katrilyon TL) reel sektör kredisi kullandırdı. Katılım bankaları halen 12 milyar dolara yakın bir fonu yönetiyor.
YATIRIMA EN AZ KAYNAK YABANCIDAN
Türkiye Katılım Bankaları birliği tarafından yayınlanan “Dünyada ve Türkiye’de Faizsiz Bankacılık 2007” başlıklı raporda yer alan bilgilere göre; katılım bankaları, reel sektöre yeni iş imkânları sağlayan işletme kredisi kullandırmada faizci bankalara oransal olarak üç tur bindiriyorlar. Verilere göre, faizci bankalar geçtğimiz yıl reel sektöre 93 milyar YTL’lik kredi kullandırdı. Bu meblağ, bankaların toplam kredi kapasitesinin yüzde 27,8’ini oluşturdu. Reel sektöre kullandırılan kredide kamu bankaları yüzde 31,6, yerli özel bankalar da yüzde 29,1’lik pay sahibi oldu. Piyasaya büyük vaatler, görkemli pazarlama teknikleri ve halkla ilişkiler yöntemleri ile giren yabancı bankaların ise Türk sanayine kredi desteği yüzde 18 ile sınırlı kaldı.
KATILIM BANKALARI ANADOLU ASLANLARI’NIN DOSTU
TKB raporunda, katılım bankalarının reel sektöre kredi desteğine ilişkin ise şu bilgilere yer verildi: “Katılım bankalarının aktif büyüklüğünün temel unsurunu kredilerin oluşturduğu görülmektedir. Nitekim katılım bankalarının mevduat bankaları ile arasındaki en büyük fark, bankacılığın aslî işlevi olan reel sektörü finanse ederek ekonomiye katkıda bulunma misyonunu yerine getirme gayretinin çok daha üst seviyelerde gerçekleşmesi olarak tanımlanıyor. 2006 sonunda yüzde 68 olan kredilerin toplam aktif içindeki payı geçtiğimiz yıl yüzde 77’ye ulaştı. Katılım bankaları ile mevduat bankaları arasındaki farklılaşma, kredilerin türler itibariyle dağılımında da görülüyor. Katılım bankalarında işletme kredileri en yüksek paya sahipken, mevduat bankalarında ise tüketici kredileri ilk sırada yer alıyor.”
LOJİSTİK DONANIM
Raporda katılım bankalarına ilişkin diğer istatistikî bilgilere de yer veriliyor. 1985 yılında yola çıkan faizsiz bankacılık sistemi, aradan geçen 22 yılın ardından istikrarlı bir büyümeyi sürdürüyor. Uzun süre altı firmanın faaliyet gösterdiği sektör, şirket evlenmeleri sonucu bugün dört büyük kuruluşla yoluna devam ediyor. Faizsiz sistemdeki dört banka, geçtiğimiz yıl bilanço büyüklüklerini 2006’ya göre yüzde 27 oranında arttırdı. 2006 Aralık ile 2007 Aralık ayları arasındaki büyüme farkı ise yüzde 44 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz Aralık ayı itibariyle sektördeki dört banka, 1’i yurtdışına olmak üzere toplam 396 şube ve 8 bin 383 personel ile hizmet veriyor. Bu rakamlar; 2005 yılında sırasıyla 291 ve 5 bin 741, 2006’da ise 355 ve 7 bin 107 olarak gerçekleşmişti. Elektronik bankacılık alanında da hızlı bir gelişme kaydeden sektör temsilcileri, 2005 yılında 290 olan on-line işlemli şube sayısını geçtiğimiz yıl 392’ye, ATM sayısını da 307’den 439’a çıkardı. Katılım bankalarının bilançoları da, istikrarlı büyümeyi ortaya koyuyor. Buna göre, katılım banklarının bankacılık genel sistemi içindeki aktif pay oranı 2006’daki yüzde 2,7 oranından geçtiğimiz yıl yüzde 3,2 oranına ulaştı. Katılım bankalarının 2007 sonu aktif toplamı ise 17,5 milyar YTL (17,5 katrilyon TL) oldu.
(Murat Unay – habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.