Bahçeli'den CHP ağızı

Bahçeli'den CHP ağızı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Hukukun siyasi amaçlara alet edildiği, adaletin siyasi iktidar tarafından korku, baskı ve yıldırma silahı olarak kullanıldığına dair endişeler toplumumuzda giderek yaygınlaşmaktadır'' dedi.

TBMM'deki Grup Toplantısında konuşan Bahçeli, soruşturma ve yargılama safhalarının parça parça sürdürüldüğü tefrikaya dönen hukuki süreçler, kamuoyunda sürekli tartışılan bir huzursuzluk kaynağı haline geldiğini belirterek, ''Herkes Türk adaletine güvenmeli ve hukuki süreçlerin sonuçlarını soğukkanlılıkla beklemelidir. Ancak, bu süreçlerin zamana yayılarak sürekli gündemde tutulmaması, adil yargılama ilkesine uygun olarak biran önce tamamlanması da toplumsal güven ve huzur açısından büyük önem taşımaktadır. 

Beklentimiz, suç ve suçluyu tasnif ederken masum olabilecek insanların haysiyetlerini incitecek davranışlardan uzak durulması, adli uygulamaların elbette ki hukuka uygun ve ancak insani ölçüleri de dikkate almasıdır. Aksi tutumların devamı halinde adalet siyasetin ve ideolojik çekişmelerin gölgesinde kalarak güven kaybedecektir'' diye konuştu. 

Bahçeli, 86 yıl boyunca, nispeten istikrarlı bir çizgi izlemiş olan Türk dış siyasetinin bütün dengelerinin, AK Partinin iktidarı döneminde bozulduğunu ileri sürerek, şöyle devam etti: 

''AKP hükümetinin duyarsızlığını ve teslimiyetini fırsat bilen bütün ülkeler Kıbrıs'tan, Ermeni meselesine, Ruhban okulundan, sözde ekümenik iddiasına, Iraklı aşiret reisleri ile ilişkilere, küresel terörün önlenmesinde Mehmetçiğe verilen uluslararası görevlere kadar her alanda dayatma listelerini birbiri ardınca sıralamaya başlamışlardır.'' 

AK Parti'nin, Türkiye'ye yönelik soykırım iddiasını ve toprak taleplerini tırmandırarak sürdüren Ermenistan'a, sınır kapılarını açmayı dile getirdiğini, ecdadın yargılanması konusunda ümit ve cesaret verdiğini savunan Bahçeli, ''Nitekim Adalet ve Kalkınma Partisinin değiştirdiği Türk Ceza kanununun 301. maddesine ilişkin baskıların odağında da Ermeni soykırımı yalanının Türkiye'de serbestçe taraftar bulmasını sağlamak yatmaktadır. Yapılmak istenen, aydın geçinen bazı çevrelerin Erivan'ın ağzıyla konuşarak Türk milletinin ve tarihinin karalanmasının önünü açmaktı. AKP buna yeltenmiş, ancak tepkimizden dolayı şimdilik istediğine tam anlamıyla kavuşamamıştır'' diye konuştu.
AA

Bahçeli: Karabağ iade edilmeden kimse sınır kapısını açamaz  
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önündeki en büyük engelin, Türkiye düşmanlığı üzerine kurulu Ermeni politikaları olduğunu söyledi. Bahçeli, Ermenistan'ın soykırım iddialarından vazgeçmediği ve işgal ettiği Karabağ'ı Azerbaycan'a iade etmediği sürece iki ülke arasındaki sınırın açılamayacağını kaydetti.

Partisinin Meclis'teki haftalık grup toplantısında konuşan Bahçeli, ağırlıklı olarak son günlerin tartışma konularının başında gelen Türkiye ile Ermenistan ilişkileri üzerinde dururdu. Bahçeli, AK Parti hükümetinin temsilcisi olduğu ve dış politikada 'kazan kazan' olarak nitelendirilen girişimlerin Türkiye'nin tam aleyhine sonuçlanmak üzere yeni bir sürece girdiğini iddia etti. Bahçeli, "Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgesel projelerini ve Avrupa Birliği'nin iç ve dış politikalarını Türkiye için tek kurtuluş ve iktidarı için meşruiyet fırsatı olarak gören AKP zihniyeti, Türkiye'nin haysiyetiyle sürekli oynanmasına göz yummuştur. Bu karanlık süreçte, Türkiye'nin milli hassasiyetlerinin rencide edildiği, Türk tarihin karalandığı, milli çıkarlarının ucuz pazarlık ve alay konusu yapıldığı, her uluslararası toplantıda hükümete ev ödevlerinin verildiği hepinizin malumudur." dedi.

TÜRKİYE- ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ

Bahçeli, izlenen bu yanlış politikaların Ermenistan ile ilişkiler konusuna da yansıdığını ifade eti. Bahçeli, "Hükümet baştan yanlış kurguladığı gelişmelerin mahkûmu haline gelmiş, asılsız Ermeni soykırımı iddialarını sözde önleme adına Ermenistan'la tek taraflı ilişki kurma ve üstelik iddiaları da zımnen kabul etme noktasına kadar sürüklenerek, Türkiye'yi giderek daralan bir husumet kıskacının içine düşürmüştür." şeklinde konuştu.

"Bugün, her uluslararası ilişkide bir dayatma unsuru ve ilişkilerin devamında bir ön şart haline gelen Ermeni meselesi, giderek içinden çıkılmaz bir hal almaktadır." diyen Bahçeli şöyle konuştu: "Türkiye, sözde Ermeni soykırım iddialarını ve pazarlıklarını, parlamentolarda son dakikaya kadar kabul etme-etmeme kâbusları arasında ağır şantajlara maruz kalarak taviz vermeye mecbur bırakılmaktadır. Türkiye'ye yönelik sözde soykırım iddiasını ve toprak taleplerini tırmandırarak sürdüren Ermenistan'a, sınır kapılarını açmayı dile getiren ve bu ülke ile diplomatik temasa kalkışan AKP, ecdadımızın yargılanması konusunda da ümit ve cesaret vermiştir. Geçtiğimiz yıllardan bu yana, Avrupa Birliği ile ilişkilerde ve ülkemizi ilgilendiren hemen her raporda, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunların çözülmesi bir ön şart olarak açıkça yer almış; Türkiye'den Ermenistan'la ön şartsız olarak diplomatik ilişki kurulması, sınırın açılması ile uygulanan ambargonun kaldırması açıkça istenilmiştir."

TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BASKILAR ARTTI

Bahçeli, Ermenistan konusunda benzer taleplerin Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Obama'dan da gelmesinin manidar olduğunu öne sürdü. Bahçeli, "Hükümet üzerindeki dayatmaların dozunun iyice arttığını, Türkiye'nin bu konuda içeriyi ikna etmekle, dışarıyı memnun etmek arasında bir paradoksa sürüklendiğini ortaya koymaktadır. Adına "normalleşme" denilerek, bir yandan Ermenistan'la ikili, üçlü görüşmelerle; maç izleme bahanesi ile yürütülen ilişkilerle süreç Ermenistan'a tek taraflı taviz verme aşamasına kadar dayanmıştır." yorumunda bulundu. 

Bahçeli, Ermenistan ile geliştirilecek ilişkilerde Azerbaycan'ın zarar görmemesinin öncelik taşıması gerektiğini hatırlattı. Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin önemli olduğunu, ancak bunun yalnızca Karabağ meselesine indirgemenin doğru olmadığını dile getiren Bahçeli, "Ermenistan ile Türkiye arasındaki diğer pürüzleri yok saymak anlamına gelecek bir geri adımdır. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önündeki en büyük engel, Türkiye düşmanlığı üzerine kurulu Ermeni politikaları ve iddialarıdır. Bu politikalarda bugüne kadar hiçbir değişiklik olmamıştır. Bilinmelidir ki, soykırım yalanına dayalı iddialarından vazgeçilmedikçe, işgal altında tutulan Dağlık Karabağ bölgesi Azerbaycan'a iade edilmedikçe ve Türkiye üzerindeki toprak taleplerinden dönülmedikçe Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırı açmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Yeter ki Türk milleti uyanık ve kararlı olsun." diye konuştu.

EKONOMİK KRİZ

Konuşmasında ekonomik kriz ve bu yönde atılan adımlara değinen Bahçeli, şunları söyledi: "Ekonomik meselelerde ortaya çıkan gelişmelerin sürekli rakam ve sayı tarafıyla ele alınıp kalite tarafının ihmal edilmesi, ham ve toplu olarak servis edilen ekonomik parametrelerin gerisinde duran eksiklerin görmezden gelinmesi, gerçekçi ve dengeli bir ekonomik sistemin inşasını engelleyen en önemli faktör olarak karşımızda durmaktadır. Bu zamana kadar krize karşı alındığı iddia edilen beş tedbir paketinin toplumsal karşılığının oluşmadığı, çiftçimizin, esnafımızın, emeklimizin, memurumuzun, işçimizin durumlarında gözle görülür ve hissedilir bir iyileşme sağlamadığı anlaşılmaktadır. Her şeye rağmen hükümetin, başta bazı sektörlerdeki satış hacmini artırabilmek ve iç talebi canlandırabilmek amacıyla ÖTV ve KDV indirimleri olmak üzere farklı zamanlarda aldığı tedbirlerin, kısıtlı ve dar bir alanda belli belirsiz etkiler doğurduğunu söylemek yanlış olmayacaktır." (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.