Yazıcıoğlu’nun emanetine sahip çıkacağız
Vakit gazetesi Haber Koordinatörü Yener Dönmez'e konuşan Ürgüp, Yazıcıoğlu'nun acısının daha çok taze olduğunu söylerken, zaman zaman çok duygulandı, zaman zaman uzaklara daldı. İşte Doğan Ürgüp'ün sözleriyle güzel insan, merhum Yazıcıoğlu.
Başkan Doğan Ürgüp, Yener Dönmez’e; “Son dönemlerde rahmetli ile birlikte olma şansına sahip oldum. İlk siyasi deneyimimi, kendisiyle birlikte yaşamam da benim için bir şereftir. Bu mânâda hakikaten tanınması gereken, bilinmesi gereken bir insandı. Sağlığında yeteri kadar tanınmadığını düşünüyorum” dedi.
Rahmetli Muhsin Bey’le ilgili hiç unutamayacağınız özel bir anınızı anlatır mısınız?
Acımız daha çok taze. Merhum başkanımızla elbette çok şeyler yaşadık ve paylaştık. Bütün bunları çok da özelleştirmek gerekmiyor. Muhsin Yazıcıoğlu, aslında özel tarafıyla değil, genele matuf bilinen, birçok insanla birçok anısı geçmiş bir insan. Muhsin Yazıcıoğlu'nun en önemli noktası şuydu; çok gizliliği sevmezdi. Yani insanlara açık ve şeffaf bir insandı. Bu mânâda çok özel diyebileceğimiz bir anımız yok; ama birçok insanın başkanla yaşadığı, paylaştığı anlar olmuştur. Tabiî bu ‘Sivas karasevdam’ hadisesi, başkanın Sivas'a olan sevgisinden kaynaklanıyor. Sivas'a karşı bir mânâda kendini borçlu hissediyordu. Yani buraya bir şeyler vermek için çırpınan bir insandı. Kendi ifadesiyle söylüyorum; Sivas kendisini 4 dönem 2 milletvekili alacak bir oyla seçtiği halde, baraj probleminden dolayı Meclis’e giremedi. Bu mânâda başkan, sağlığında yapacağı her şeyi yapmıştır Sivas için. Yazıcıoğlu sadece Sivaslıların da değil, Türkiye'nin her memleketinden gelen vatandaşlara ciddi mânâda yardımcı olmuştur.
Onun en önemli özelliği şuydu; yani bir anı gibi kabul etmeyin de bunu, bu genel bir tespittir, mesela biz Ankara'da Sivaslılar olarak bir federasyon oluşturup, Sivas birliği sağlamaya gayret ettik. Oluşturulmaya çalışılan bu Sivas birliği, aslında bir Türkiye birliğiydi. Alevisiyle, Sunnisiyle Türkiye'nin ihtiyacı olan bir birlikti bu. Biliyorsunuz Sivas'ta yoğun bir Alevi nüfusu da var. İşte biz bu birlikteliği oluştururken en büyük desteği rahmetli başkandan gördük. Kendisini yakından tanımayan insanlar, biraz yakın olunca kendisine aşık oldular adeta.
“SAĞCISI-SOLCUSU HERKES ONU ÇOK SEVDİ”
Şimdi yine İstanbul’da da Ankara benzeri federasyondan arkadaşlarımız geldi. İçlerinde sol görüşlü, sosyal demokrat ve Alevi kökenli hemşehrilerimiz de var, diyorlar ki; “Son beş yılda Muhsin Yazıcıoğlu'na keşke bu kadar yakın olmasaydık...” Yani bu kadar yakınlık bizi son derece üzüyor diyorlar. Hatta bir tanesi “Ben aradım Sivas'ı, oylar BBP'ye dedim, şaşırdılar” diyor. Sol kökenli bir arkadaş bunu söyleyen. Rahmetlinin cenazesine de katıldım diyor. “30 yıl önce olsa böyle bir cenazeye katılır mıydın diye sordular bana” diyor. “Siz 30 yıl önce bana böyle bir soru soramazdınız zaten dedim” diyor. Şimdi Muhsin Yazıcıoğlu'nu tanımış olmaktan hem mutlular, hem üzgünler. İşte bu tür örnekler, Sivaslıların Muhsin Yazıcıoğlu'na nasıl baktığının, nasıl sevdiğinin önemli örneklerindendir. Şu son senelerde ben sürekli kendisiyle birlikte olma şansına sahip oldum.
İlk siyasi deneyimimi kendisiyle birlikte yaşamam da benim için bir şereftir. Hakikaten tanınması gereken, bilinmesi gereken bir insandı. Sağlığında yeteri kadar tanınmadığını düşünüyorum. Yani kendisi de çok sevildiğini biliyordu; çok oy almamasına rağmen. İnsanların gönlünde taht kurduğunu biliyordu. Ama şunu da söylüyordu; “Sevilebilmek de önemlidir. Ya sevilmesem de arkasından hakaret edilen bir adam olsam, halim ne olurdu” derdi kendisi.
Bu son seçime özel bir önem atfetti mi kendisi?
Seçime elbette özel bir önem verdi. Yani Sivas'ı almamızın çok önemli olduğunu düşünüyorum BBP olarak. Bu seçimde Sivas'ı alacağımız gibi bir kanaate de sahipti zaten. İşin doğrusu, kendisi de iyi performans gösterdi. Buradaki teşkilatımız da iyi bir performans gösterdiler; ama seçimin bu şekilde tecelli etmesinde kendisinin ve arkadaşlarının başlarına gelen bu kazanın ve kazanın neticesinde şehadetle sonuçlanma sürecinin çok etkili olduğunu da biliyoruz. Bu sonuç, Sivas halkının vefasının bir örneğidir. Biz biliyoruz ve kabul ediyoruz. Hatta bunu bütün Türkiye kabul ediyor. Bütün Türkiye, Sivaslıların bu olumlu hareketini alkışladı ve destekledi. Önceki gün Ulaştırma Bakanımız buradaydılar, onlar da aynı şekilde düşünüyorlar. Kendilerine ben sizin huzurunuzda da teşekkür etmek istiyorum. Bakanımız Binali Yıldırım Bey, kendilerinin de Sivas halkını takdir ettiklerini beyan ettiler ve bu sürecin de artık bir siyaset gibi işlemediğini, Sivas'a ellerinden gelen desteği vereceklerini söylediler ki; bu da merhum Genel Başkanımıza gösterilen vefanın siyasi boyutudur diye düşünüyorum.
“SİVASLILARDAN ALLAH RAZI OLSUN”
Kazadan sonra neler yaşandı Sivas’ta?..
Tabiî seçime çok yakın bir dönemdi. Elimiz ayağımız kesildi tamamen. Yani sadece biz değil, diğer bütün partiler de seçim çalışmalarına son verdiler. Tabiî diğer partili arkadaşlarımızın da jestleri oldu bize. Biz işin çok fazla seçim boyutuna bakmıyoruz. Burada Sivaslıların gösterdikleri vefa duygusu çok önemli. Yani bu birliktelik bizim göğsümüzü kabarttı. Seçilen birisi olarak söylemiyorum ben bunu. Bütün Sivaslılar böyle düşünüyorlar ve Türkiye'nin genelindeki insanımız da böyle düşünüyor. Sivas halkımızdan Allah razı olsun. Yani dimdik durmak çok önemliydi ve durdular. Bu işin siyasi bir neticesi olduğunu da düşünmüyorum şu anda. İnşallah biz de emaneti bu mânâda iyi taşıyarak Sivaslıların vefasına lâyık oluruz. Meclis’te beş Sivaslı vekilimiz var. Bizim herkesin desteğine ihtiyacımız var. Elbirliğiyle hareket edersek, Sivas'ı hakkettiği noktaya taşıyabiliriz. Şu anda da böyle bir mutabakatın olduğunu görüyoruz. Bize yansıyan budur. Göreve başladığımızdan beri taziye ziyaretleri devam ediyor. İnşallah Mayıs ayından itibaren çalışmaya başlayarak, gücümüzün ve aklımızın yettiği kadarıyla hizmet etmeye gayret edeceğiz.
“MİLYONLARIN DUASIYLA BAŞKANIMIZ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI”
Rahmetli Yazıcıoğlu’nun anısına herhangi bir çalışma yapacak mısınız?
Herkes bir öneri getiriyor; caddelere, parklara ismini filan verelim diye... Ben arkadaşlarıma diyorum ki, acele etmeyelim. Şu süreci bir atlatalım, Genel Başkanımızın içimizde ebediyyen yaşayacağı bir eser yaparız. Bunun içerisinde bir Muhsin Yazıcıoğlu Araştırma Enstitüsü projesi de var. Şimdiye kadar yazdıkları ve yaptıklarının tamamının, yani ona dair ne varsa hepsinin toplandığı bir arşiv oluşturulabilir. Muhsin Yazıcıoğlu'nun söylediği ve yaptığı çok önemli şeyler olmuştur. Zamanında gürültüye giden birçok söylemi ve açıklaması, şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu topluma sürekli güzel mesajlar verdi. Bunlar yeteri kadar taşınmadı halkımıza. “Biz imkânsızlıklar içerisinde birçok miting yaptık” diyordu. Kendisi devlet bütçesinden tek kuruş almadan yapmıştır bütün bunları. Netice itibariyle, düşündüğümüzde rahmetli Genel Başkanımızın ve arkadaşlarının şehadet mertebesine ulaştıklarına inanıyoruz. Kendileri açısından üzülmüyoruz. Hatta kendileri milyonlarca insanın dualarıyla son yolculuklarına uğurlanmışlardır. Bir insan için arzulanacak en güzel son olmuştur onlar için. Ben bu değerleri bilen insanlardan biriyim. Cenab-ı Allah ölümünü de hayırlara vesile kılar inşallah.
Vefatından önce en son ne zaman görüşmüştünüz kendisiyle?
Bir gün önce akşam beraberdik. Akşam bir yemekli toplantımız oldu. Çok da güzel bir konuşma yaptı; ama ben başka bir toplantıda olduğum için sonuna yetişebilmiştim. O günlerde biraz rahatsızdım. Kendisine, “Başkanım yarınki programım yoğun. Biraz da rahatsızım. Müsaadeniz olursa evime geçeyim” dedim. Sonra ayrıldık. Kendisi de ya ablasına, ya ağabeyine gidiyordu. Zaten annesi de çocuklarıyla kalır malûmunuz. O gün kendi evinde kalmış. O gün sabaha kadar arkadaşlarla konuşuyorlar. Ertesi gün 11.00 gibi havaalanından helikopterle Çağlayancerit'e hareket ediyorlar. Ben sabah 09.00'da programa başladığım için karşılaşamadık. Akşam 19.00'da kadınlar komisyonunda buluşacaktık; ama dönmek mukadderatta yokmuş, dönemediler. Allah, mekânını Cennet eylesin. (Amin!)
Rahmetlinin sizi en çok etkileyen özelliği neydi?
Dostlarına karşı çok sadakatliydi. Çok tabiî ve içten bir insandı. Çok kıymetli bir ağabeyimizin sıkıntısı var ama söyleyemiyor kendisine. Çekiniyor. Bir de kendilerinden yaşça büyükler. Ağabeyimizi götürdüm Başkanın yanına ve anlattı durumu. Hemen orada konuyla ilgili bir Bakanı aradı ve ciddi mânâda bir destekte bulundu. Bunun üzerine o ağabeyimiz çok duygulandı. Yani buna benzer o kadar çok yardımları olmuştur herkese.
Bir gün Ukrayna'dan 12 tane vatandaşımız kendisini aramışlar. “Pasaportumuz yok, biz rehin kaldık. 8-9 bin dolar paramızı vermiyorlar” demişler. Tabiî onların problemiyle ilgilenerek sıkıntılarını gidermiş. O vatandaşlarımızdan birisiyle seçim çalışmalarımız esnasında karşılaştık. “Başkanımızın getirdiği o 12 kişiden biri bendim” dedi. Duygulandım tabiî ki. Genel Başkanın bütün insanlara karşı ilgisi fazlaydı. Köylüyle köylü, şehirliyle şehirli olurdu. Zaten cenazesindeki iştirake bakarsanız, bu tabloyu net görürsünüz; ama maalesef yeteri kadar tanınamadı ve ülke kendisinden yeteri kadar faydalanamadı. Kendisiyle birlikte mücadele etmekten şeref duyduğumu söylüyorum. Onun hayatını noktaladığı bir zamanda, onunla birlikte olmak ve emanetini devralmak, benim için mânen ağır ve bir o kadar da şerefli bir pozisyondur diye düşünüyorum.
Netice itibariyle düşündüğümüzde, rahmetli Genel Başkanımızın ve arkadaşlarının şehadet mertebesine ulaştıklarına inanıyoruz. Kendileri açısından üzülmüyoruz. Hatta kendileri milyonlarca insanın dualarıyla son yolculuklarına uğurlanmışlardır. Bir insan için arzulanacak en güzel son olmuştur onlar için. Ben bu değerleri bilen insanlardan biriyim. Cenab-ı Allah, ölümünü de hayırlara vesile kılar inşallah.
=========================
Yalçın Topçu: “Başkan Ürgüp, Sivas’ı hizmet ve kültür başkenti yapacak”
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Yalçın Topçu, Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp'ün, Sivaslıya hizmette diğer belediyeleri imrendirecek sonuçlar elde edeceğine inandığını söyledi. Topçu, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici ile birlikte, 29 Mart Yerel Seçimlerinde BBP'den Sivas Belediye Başkanı seçilen Ürgüp'ü makamında ziyaret etti. Sivaslılara canı yürekten teşekkür ettiğini söyleyen Topçu, “Onlar Genel Başkanımıza olan sevgilerini, Büyük Birlik Partisi’nin Sivas'ta Sivaslıya hizmet vereceği inancını sandığa yansıttılar” diye konuştu. Topçu, özetle şöyle konuştu: “Ben inanıyorum ki; bütün arkadaşlarımız gibi Belediye Başkanımız Doğan Ürgüp Bey de seçildiği gün itibariyle parti rozetini çıkarttı, çekmecesine koydu. Bütün Sivaslıyı kucaklayacak, Türkiye'de, dünya kamuoyunda kültür başkenti, hizmet başkenti, barış ve huzur başkenti yapacak inşallah. Bu çalışmalarında biz de camia olarak destek olacağız, Sivaslı da destek olacak. Ve inşallah Sivas'ta, Büyük Birlik Partisi’nin Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, Sivaslıya hizmet noktasında adeta bütün belediyeleri gıpta ettirecek neticeler çıkartacak. Buna yürekten inanıyorum.” Belediye Başkanı Doğan Ürgüp ise seçim sürecinde ortaya koydukları misyonu aynen devam ettireceklerini söyledi.
=========================
“Bu dünyada yanar gönlüm yiğit iken ölenlere”
Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken Türkiye’yi yasa boğan kazada helikopterinin düşmesi sonucu hayata veda eden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu için partisinin Ordu il teşkilatı mevlid okuttu. Büyük Birlik Partisi Ordu İl Teşkilatı, Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu için mevlid okuttu. Ordu İmam Hatip Camii'nde okutulan mevlidde Yunus Emre'ye ait “Bu dünyada yanar gönlüm yiğit iken ölenlere” mısrası okunurken dinleyenlerin gözlerinin yaşardığı görüldü. Ordu Müftü Yardımcısı Kemal Menceloğlu, mevlidin sonunda duadan önce “Bu dünyada yanar gönlüm yiğit iken ölenlere” mısrasını hatırlatarak başladığı konuşmasında, “Biliyorsunuz her nefis ölümü tadacak, sonra Allah'ın huzuruna getirilecek. Hepimiz Allah'tan geldik, sonra gene O'na döndürüleceğiz. Bir fikrin çilesini çeken insanların hayatı başka olur. Şu anda 20 yaşında şehit olmuş bir delikanlının ya da gelinlik genç kızın tabutuna sarılırken acı duyuyoruz. Milletimiz, Necip Fazıl’ın ‘Lafımın dostusunuz çilemin yabancısı, yok mudur sizin köyde çeken fikir sancısı’ dediği gibi onun fikir sancısını vefatı ile tanıdı. Milletimiz onun davasını bir yiğidi kaybedince anladı” dedi.
İSMAİL UĞUR / VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.