Bahçeli'den ağır ithamlar
Bahçeli'nin konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:
-Engelli kardeşlerimizin en doğal hak ve talepleri olarak sahip oldukları hak ve yükümlülüklerin kağıt üzirinde kalmadan işler hale getirilmesi kaçınılmazdır. Eğitim, eğlence, alışveriş, spor, park gibi alanların tanzimi, çalışma alanında fırsat eşitliği, uygun istihdam alanlarının hazırlanması, kendilerinin ve yakınlarının sosyal ekonomik desteklerinin arttırılması, engelleri ve sağlıkları ile ilgili sorunların çözümü için çaba sarfedilmesi, toplumsal ilişkilerde daha katılımcı olmalarının sağlanması ilk akla gelebilen görüş ve önerilerdir...
-Şekil merkezli zihniyet dağılmasıyla insanımızın tarihi süreç içerisindeki olgunlaşmasına zarar veren AKP ile geçen 7 yıl heba olmuştur. Hiçkimsenin fani yaşamında bir iyileşme ve rahatlamalarını sağlayıcı olumlu bir gelişme görülmemiştir. Bunun içindir ki Erdoğan'ın enflasyon rakamları ile ilgili sözlerinin gerçekle bağdaşır bir yanı yoktur. Çiftçimizin hali her geçen gün daha perişan ve daha endişe vericidir. Umut verici bir gelişmenin olmadığı malumunuzdur. Topraktan ekmeğini kazanmak için çırpınan çiftçi kardeşlerimizin çok şikayetlerinin olduğunu biliyoruz.
-Köylülerimiz yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanıp, seçimlerden sonra eski anlayış devam etmektedir. Biz her zaman onların arkasında olduk. Yeni bir hasat dönemine başlamaktayız. Yağışların mevsim normallerinin üzerinde olması sevindirici bir gelişme olmuştur. Nisan ve mayıs yağışlarının ciddi anlamda önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Kuraklık da ortadan kalkmış ve verilerde artış beklentisi güçlenmiştir. Ürün rekoltesinin artması çiftçilerimizin az da olsa rahatlamalarını sağlamaktadır. Özellikle 2008'de yükselen girdi fiyatlarının sonucu olarak fiyatlardeki düşme ile çiftçilerimiz çok zor duruma düşmüş durumdadır. Arazilerini haraç mezat satışa çıkarmışlardır.
-Çiftçilerimiz hükümetin aklına gelmiyor. Ülkemizin artan ihtiyaçlarının karşılanması açısından ithalatın artması büyük bir tehlikedir. Zaten az olan birim miktarlarının daha da düşürülmesi çiftçilerimizin üretimden kopuşundan başka bir sonuç doğurmayacaktır. Sözle vaatle geçiştirilemeyecek kadar büyük sorunlar vardır. Sadece mazota ödenen kdv ve ötv miktarı bile destekleme bütçesini aşmaktadır. Tarım tedbirlerini yeniden ayağa kaldırma niyet ve isteklerinin olmadığı açığa çıkmıştır.
-İlk kurulduğu 1985 yılından bu yana PKK ile mücadele ederken hayatını kaybseden şehit korucularımızın sayısı bin 250'ye ulaşmıştır. Bugün görev yapanlar milletin kendilerinden beklediği sorumluluğun gereği olarak en zor şartlarda görevlerini yerine getirmektedirler. Bu kahramanların yaptıklarını görmezden gelmek mümkün olamaz. Hala bu sistemin kaldırılması için ısrarcı olmak, bölücülerin avukatlığına soyunmak olarak algılanacaktır. Kan davası ile ilgili değerlendirmeler asla gerçekçi değildir. Koruculuğun kaldırılması için fırsat arayanlara; unutulduğu sanılmasın, acıları anılarımızda sıcaklığını korumaktadır. Aralarında bebeklerin öldüğü bir saldırıda 30 kardeşimiz, Şırnak'ta 27 vatandaşımız, Bitlis'te 30 insanımız, Erzincan'da 33 evladımız, Erzurum'da 33 masum hayatın söndürüldüğünü ve daha sayamadığımız pek çok saldırıda insanlarımızın öldürüldüğünü hala hatırlıyoruz...
-İktidar aşamalı bir teslimiyet içinde. Siparişle sonuç çıkartan kamuoyu araştırma şirketleri ve yandaş medya kanalları su sürecin başlıca aktörleridir. Karşımızdaki tablonun gözden kaçırılması, travmalara alıştırılması ve kabule yanaştırılması görevini üstlenmiş bu aktörlerin çabaları iyice yoğunlaşmıştır. Erbil, Brüksel ve Erivan ağzıyla konuşan birilerinin MHP politikalarını dillerine dolamaları çok anlamlıdır. Bunların her ortamda partimize yönelik yoğun bir faaliyet içinde oludğunu görmemek imkansız. Lobi faaliyetlerinin partimizi ve partilileri hedef almaya başlamış olması özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın tanımıyla, son beyanları ile Kandil'deki elebaşı ile yapılan mülakat bunun başlanğıcı sayılmaktadır. Cumhurbaşkanı, bu sıfatı ile tarih huzurunda yemin etmiştir. Ama son iki ay içinde Kürt sorununun sınır dışından çözülemeyeceği, içeriden ve dışarıdan güzel gelişmeler olacağı... bu konuda devlet katında mutabakat bulunduğunu söylemesi konuya dair bütün devlet organlarını bağlamaktadır. Bu mutabakatın üzerinde ortak imzası olanların bunu açıklaması tarihi bir sorumluluktur. Ama böyle bir yaklaşımla kimin nerede durduğu ve ne düşündüğü de bütün yönleri ile açığa çıkacaktır.
-Sayın cumhurbaşkanının ön safta yer alarak şifreli mesajlar vermesi bir rol paylaşımını gösteriyor. Bu çerçevede ayakta duram tek bir siyasi parti kalmıştır o da MHP'dir. İç ve dış lobilerin yeni kampanyalarının hedefi haline geldiği kuşku götürmeyen MHP'den sözde barış adına istenen nedir. Yapay azınlıkların yaratılmasına seyirci kalınması mı? İmralı canisine kadar uzanacak PKK affına göz yumulması mı? Barzani devletinin tanınması ve yeni sıkıntılara kucak açılması mı? Federatif bir yapılanmanın sinsice uygulanmasına alkış tutulması mı, bin yıllık kardeşlik hukukunun çifninnesi ve sosyal dokunun bozulmasına kayıtsız kalınması mı? Hangi ihanete katkıda bulunmamız için servis yapmamız istenmektedir.
-MHP ve aziz milletimiz cumhurbaşkanı ve başbakandan bu soruların cevabını acilen beklemektedir. MHP bu sürecin hiç bir aşamasında yer almayacaktır. Bugüne kadar yandaş mihraklar MHP'yi hedef alarak baltayı taşa vurmuşlardır. Partimizi kendi ifadeleriyle yıkıcı bir faktör olarak adlandırılması kabul edilemez. Partimizin barışa davet edilmesi ve başka yolun kalmadığının işaret edilmesi sinsi bir oyundur. Hiç kimsenin bunlarla ilgili bahanesi ve gerekçesi olamaz. Karanlık lobilerin etkisine girmemiz sözkonusu olamaz. MHP birileri istiyor diye kendisini değiştirmez. MHP doğru olduğuna inandıklarının sonuna kadar yanında olacaktır. Tamamen kendi iradesinden güç alacak ve kendi kararını kendisi verecektir.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.