Kılıçdaroğlu takıldı kaldı

Kılıçdaroğlu takıldı kaldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri soruşturması çerçevesinde, dosyada adı geçen RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın görevini derhal bırakması gerektiğini söyledi.

CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı'nı ziyaretinde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, Almanya'dan gelen belgelerin Türkçeye tercümesinin bitmesinin ardından yargılama sürecinin Türkiye'de de başladığını kaydetti.

Savcılığın elde ettiği bilgi ve bulgulardan hareketle önemli bir görev üstlendiğini ve yerine getirdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şu anda gelinen noktada Zahid Akman'ın artık görevinde kalmasının doğru olmadığını söyledi.

Akman'ın hiçbir yorum yapmadan hiçbir gerekçenin arkasına sığınmadan arkasında Başbakan dahi olsa o görevi derhal bırakmak zorunda olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Almanya'ya giremeyen, mal varlığına tedbir konulmuş bir kamu görevlisi TBMM'nin seçtiği bir kamu görevlisi olması sıfatını artık kaybetmiştir. Akman'ın görevini bırakması gerekiyor. Artık bundan sonra hiçbir gerekçe üretemez ve hiçbir gerekçenin de arkasına sığınamaz." dedi.

Kılıçdaroğlu, mayın tasarının Meclis'ten geçmesi ile olarak, bu kadar hassas olunan bir konuda Cumhurbaşkanı'nın bu yasayı çok dikkatle gözden geçireceğinden emin olduklarını söyledi.

Yasanın 3. fıkrasını yap, işlet, devret modeline dayanan 3. fıkrasının tekrar görüşülmesi için parlamentoya iadesinin yolunu açması umut ettiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Yap, işlet, devret modelini, CHP parlamentoda olduğu sürece AK Parti Hükümeti'nin hayata geçirmesinin önündeki en ciddi çalışma olarak sürdürecektir. Yani biz CHP olarak bu yasa Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girse dahi yap, işlet, devret modelinin, mayınların temizleme sürecinde işleme konulmasına şiddetle karşı çıkacağız. O maddeyi uygulamamak için her türlü çabayı göstereceğiz. Anayasa Mahkemesi yolu dahil olmak üzere." diye konuştu.

Burada aklın ve mantığın galip gelmesini istediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Dünya'da örneği olmayan bir uygulamaya Türkiye'nin topraklarının konu olmasını da istemiyoruz. Eğer mayın temizlenecekse devlet ihale yasası vardır, çıkarsanız ihaleye, firmalar gelirler mayınları temizlerler. Türkiye'de bunu yapacak firmalar vardır. Sayın Başbakan 'Nereden çıkardınız? İhale yasasında İsrail'in adımı var?' diyor. Sayın Başbakan'a Afyon'dan sesleneyim. Siz TÜPRAŞ'ın 14.76'lık hissesini OFER'e verirken, ihale yasasında OFER'mi vardı? 14.76'lık hissesini üstelik Danıştay kararına rağmen verirken, ihale sözleşmesinde OFER'in adı mı vardı? Birileri ihale öncesi birileriyle pazarlık ediyor. O pazarlık sürecinde de adrese teslim ihaleler gerçekleşiyor. AK Parti'nin geleneğidir bu zaten. AK Parti'nin kuraladır zaten bu. Biz bu geleneği ve kuralı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının önüne koyuyoruz. Bizim yaptığımız budar." şeklinde konuştu.

AK Parti'ye AKP denilmesi konusunda soruyu da cevaplayan Kılıçdaroğlu, bu partini adının AKP olduğunu söyledi.

Partinin resmi adının Adalet ve Kalkınma Partisi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Ama doğrusunu isterseniz adını Adaletten Kaçanlar Partisi koyarsa onda da hiçbir sakınca görmüyoruz. Eğer bir siyasal parti kendisine Ak sıfatını yakıştırıyorsa o siyasal partinin iktidar olduğu süre içinde aklıkla herhangi bir sorunu olmadığını kanıtlamak zorundadır." dedi.

Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Yine Afyon'dan Sayın Başbakan'a soralım. Madem ki sen kendi partine Ak Parti denmesini istiyorsun, o zaman Sayın Başbakan naylon fatura düzenlemekten sanık birisini nasıl Maliye Bakanı yaptın. Sormazlar mı? Sayın Başbakan intihalden mahkum olan birisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı nasıl yaptın? Şimdi biz bunları görmeyeceğiz. Sayın Başbakan da bize 'ak deyin' diyecek, biz de ona ak diyeceğiz. Hiç kimse dokunulmazlık zırhının arkasına saklanıp, karanlık dosyaların arkasına saklanıp 'bana ak deyin' dediği zaman o aklanmaz. Aklanacak insan, aklanacak siyasi parti gider yargıda aklanır, alın teri ile çıkar meydana ve derki 'bundan sonra bana ak' diyeceksiniz. Başta Sayın Başbakan ve onun ekibinin dosyaları vardır, o dosyalardan aklanmadığı sürece biz ona ak parti demeyiz. Resmi ve ilk harfleri AKP'dir ve bizde onu söylüyoruz." (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.