Erdoğan, Baykal'ı öyle bir yerden vurdu ki
NTV'nin sorularını canlı yayında cevaplayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'ın kendisine yönelik hakaretlerine bakın ne cevap verdi:
"Sen diyor bunu samimiyetle açıklıyor. Benim için 'En kaba başbakandır' derken bunu da mı samiliyetiyle söylüyor. Bunun nezaket kuralları arasınmda yenri nedir. bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Ben hiç bir zaman şahsımla ilgili bir hakaret görmedim. Baylak'ın benim şahsımla ilgili hakareti her zamang örürsünüz. Kampanyalarını hep hakaret üzerine yürütüyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na hakaretin ne denli yakışık alacağını düşünmesin. Ben bu tür saygısızlığı yapmayacağım benum aldığım terbiye bunu gerektiriyor. Ben zihniyeti eleştiririm. Yapılanı eleştiririm."
1 TRİLYON'UN HESABINI VER ÖNCE
Erdoğan, partinin mal varlığı ile ilgili tartışmalar konusunda da Baykal'ı bakın nasıl vurdu: "Kendilerine Anayasa Mahkemesinin 1 trilyon ile ilgili kararını hatırlattım ama onlar başka bir şey söylediler. Anayasa Mahkemesi veremedikleri hesap için onları mahkum etti. Bunun hesabını verin nereye ödediniz bu parayı. Asıl yolsuzluk barada. Bu parayı nereye kazırdınız. Ispat edemezsen namertsin diyor. Anayasa Mahkemesi karar vermiş. Ben merdim ama kendisi namertse bunu bilemem."
Erdoğan'ın diğer konularla ilgili değerlendirmeleri şöyle:
MALUM MEDYANIN ERDOĞAN'A BAKIŞI
-Köşe yazarlarına bakıyorum. Köşelerinde sırf hakaret. Allah aşkına bu Başbakan'ın 365 günün hiç bir günü olumlu yaptığı hiç bir şey yok mu? Allah aşkına bir gün de Başbakan şu hayırlı işleri yaptı. Şuranın açılışını yaptı. Yolları yaptık, 330 bine yakın toplu konut yaptık. Bunları görmeyecek misin. Enerjii ve tarımda atılan adımlar. Bunların hiç birinin köşesinde göremezsiniz. Belki de bunların hiç birinin bunlardan haberi yok. İnsan bunları görür. Ne gazetelerinde ne televizyonlarında bunları görürsün. Mümkün değil.
KARİKATÜRLER HAKARET İÇERİYOR
-Karikatür bakıyorsunuz, latife taşıyorsa buna eyvallah, ama bir insanın değerlerine saldırı niteliğini taşıyorsa ben buna yönelik eleştirimi yaparım. Dünya liderlerine bakın, hangi yönleriyle eleştiriliyor bunlara bakın, benim nasıl eleştirildiğime bakın. Benim yaptıklarımı hiç işlemiyorlar. Yapmadığım şeyleri işliyorlar. Benim üslubumu sert görüyorlar, ama ben öyle görmüyorum. Halkım beni böyle seviyor ve kabulleniyor. Ortada bu ülkenin değerlerine saygı varsa bir şey söyleyemezsiniz. Ama üslubunuz çok yumuşak olur ama ülkenin değerlerine saygı yoksa bunu da kimse takdir etmez. Hiç bir zaman bunlar benim asli karakterimin karşılığı değil.
ZAHİD AKMAN ÜZERİNDEN AK PARTİ'YE SALDIRILIYOR
-Zahid Bey'e yapılan eleştiriler onunla alakalı. Benim şahsımla alakalı değil. Onun üzerinden partimi vurmaya çalışmak haksızlıktır. Partimle ilintili hale getirmek namertliktir. Partimin hiç bir zaman kasasına hiç bir yerden para girmemiştir giremez. Bunu seçen neresi, meclistir. Bu arkadaşımızı temiz bir arkadışımız olarak bildik biliyoruz. Akman'ın görev süresi zaten doluyor. Aday da olmayacak. Burada fırtına koparmanın bir anlamı var mı.
ALMAN YARGISININ SAYGISIZLIĞI
-Alman mahkemeleri talepte bulunuyor ve anında burada karar çıkıyor. Bu karar Alman mahkemelerinin talebi üzerine çıkıyor. Ama Türk yargısı oradan bilgi istiyor ama hala cevap yok. Buradaki yargının duruşuna oradan saygı duymayacak, ama oradan talep edilecek biz aynı saygıyı göstereceğiz. İktidarıma karşı saygı beklemem ama ülkeme karşı saygı isterim. Onlara da söyledim. AB bağlamında bunu görüyorum. AB konusunda nedense bu imtiyazlı ortaklık yaklaşımının şu andaki Almanya yönetimi savunuyor. Geçmişte bu yok. Merkel tutturmuş böyle bir şey, Sarkozy de çıkmış aynı şeyi söylüyor. Fransa'da Türk Günü'nü iptal edebiliriz. Sarkozy'de yaptığından er ya da geç pişmanlık duyacaktır. Şirak'tan hiç böyle bir şey görmedik. Fransanın duayeni olarak bilinen bir siyasetçci. Onunla da 4-5 yıl konuştuk ama böyle bir tutum görmedik. Bunlar bizi üzüyor.
Engin KAŞDAŞ-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.