Bahçeli yine ağır sözlerle konuştu
Bahçeli'nin konuşması şöyle:
İSRAİL'LE GİZLİ ANLAŞMA YAPILDI MI?
-Sayın Başbakan, bizim hükümet olduğumuz dönemde İsrail'le gizli anlaşmalar yapıldığı, gizlilik kaydı olmasa bunların açıklanabileceğini savunuyor. Bizim dönemimizde İsrail'le gizli bir anlaşma yapmadığımızı belirtmek isterim. Bu hasletlere sahip olduğu izlenimini yapmaya çalışan Başbakan'ı, iddia ettiği böyle bir anlaşma varsa bunu açıklamaya davet ediyorum. Veya özür dilemek kaçamayacağı bir ahlaki zorunluluktur. Gizlilik kavramının arkasına sağınmak Başbakan'ı kurtaramayacaktır. Aksi halde müfteri başbakan yaftasından kurtulamayacaktır.
HÜKÜMETİ TESLİMİYETÇİ OLMAKLA SUÇLADI
-AB üyelik sürecindeki müzakerelerde hükümet taviz vermeye hazırlanıyor. AB özellikle Kırrıs konusu ve Ruhban Okulu konusunda isteklerde bulunacak. Hükümetin bu konudaki tutumu teslimiyetçi bir tutumdur. Ekümeniklik konusunda da hükümek bu yolu izleyecektir. Başbakan, iflah olmaz bir teslimiyetçi. Lozan anlaşması, Başbakan'ın eliyle deliniyor. Müzakereler AKP hükümetinin de rızasıyla böyle bir zeminde başlatılmıştır.
DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ AÇIKLANMALI
-Dolmabahçe görüşmesi ile ilgili spekülasyonlar ve son beyanlar tartışılıyor. Başbakan'ın 'mezara gider' demesi, ve sonraki sözleri şantaj niteliği taşıması konuyu daha da ilginç hale getirmiştir. Devlet işleri ve güvenlik konusunda mahrem bir görüşme yapıldıysa bunun gizli tutulması normaldir. Ama bu görüşmedeki sözlerin devlet sarrı kapsamına giremeyeceği açıktır. Şahsi meselelerin ele alındığını tahmin etmek zor olmayacaktır. Herkes bu konuda kendince bir kanaat oluşturacak ve bir sonuca varacaktır. Görüşmenin iki tarafını şaibe altından kurtarmak bakımından bu sır perdesinin kaldırılması gerekmektedir.
İRTİCA İLE MÜCADELE PLANI İÇİN NE DEDİ?
Yayının haber olup olmama yönündeki tespiti, hukuk mekanizmalarının işidir. Yayınlanan belgeye önem kazandıran konu, doğru tutması halinde metnin içeriği ve siyasal yaşamımız için taşıdığı tehdittir. İrtica ile mücadele eylem planı adıyla hazırlanan bu belgede hükümete karşı bir eylem olduğu açıktır. Şimdilik şunları söyleyebiliriz. İddialar TSK'yi zan ve töhmet altında bırakacak kadar ağır ve ciddidir. Askeri savcılığın vakit kaybetmeden soruşturma başlatması önemlidir. Bütün kuşkuların ortadan kaldırılması için kaçınılmaz hale gelmiştir. Kısa sürede asreri yargı çözemeyecek olursa sivil yargının olaya el atması gereklidir. Haber yanlış çıkarsa vahim sonuçlara gebedir. Bazı odakların TSK'ya tam bir savaş ilan ettikleri ortaya çıkacaktır. Bunların kim oldukları, kim tarafından yönetildikleri, neyi amaçladıkları gibi konuların ayrıntılı araştırılması gerekiyor. En mahrem devlet belgelerini yayınlayanlar hakkında hükümetin geçmişte sessiz kaldığı hatırlanırsa bu kanaldan sağlıklı sonuç beklemek yanlış olacaktır. Takip etmekten başka yapacak ve söyleyeceğimiz yoktur.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.