Bağış: Muhalefete yardım etmeliyiz

Bağış: Muhalefete yardım etmeliyiz
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Eğer, muhalefet kendini Meclis'te o kadar yalnız hissedip dışarıdaki çetelerle işbirliği yapmak ve hatta onların avukatlığını üstlenme noktasına gelmişse onların da yanlıştan dönmesine yardımcı olmamız gerekt

Bağış, Abant Platformu'nun toplantısında yaptığı konuşmada, ''baba mirası olan adalete, kalkınmayı da kendilerinin eklediğini'' belirterek Adalet ve Kalkınma Partisi ile Türkiye'nin demokrasi arayışına katkıda bulunmaya çalıştıklarını kaydetti. 

1982 Anayasası'nın 12 Eylül askeri darbesinin ürünü olarak, bireyi zayıflatıp, devleti güçlendirdiğini, AB'nin ise bireyi güçlendiren, bireyin hakkını, hukukunu koruyan ve farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışı temsil ettiğini anlatan Bağış, ''AB'nin yaklaşımı aslında bize 12 Eylül darbesi sonrası hazırlanan anayasanın yaklaşımından daha yakın. Çünkü bizim geçmişimizde 'insanı yücelt ki devlet yücelsin, bütün yaratılanları yaratandan ötürü sev' anlayışı var'' dedi. 

Tarihleri birbiriyle savaşmakla geçmiş milletlerin bir daha savaşmamak adına kurdukları AB'nin insanlık tarihinin en önemli barış projesi olduğunu vurgulayan Bağış, şöyle devam etti: 

''AB'yi ben Türkiye'nin diyetisyeni olarak görüyorum. Diyetisyenin kendisinin kilolu olması, reçetesinin kötü olduğu anlamına gelmez. 27 ülke AB'nin reçetesini uygulayarak bugün çok daha demokratik, çok daha zengin, çok daha huzur içerisinde bir ülke olmuştur.'' 

Bağış, AB yolunda birçok reformlar gerçekleştirildiğini belirterek, müzakereler sürecinde Türkiye'nin yavaş davrandığı şeklindeki eleştirilerin doğru olmadığını savundu. 

Bağış, daha yapılacak çok işleri olduğunu belirterek, Türkiye'de son 7 yılda gerçekleştirilen en önemli işin de demokrasiye yapılan katkılar olduğunu söyledi. Demokratikleşmenin temel şartının hukuk olduğunu ifade eden Bağış, ''(Benim oyum çobanın oyu ile nasıl bir olur) düşüncesini taşıyanların demokratik tartışma yaptığı ortamları geride bırakmanın zamanı geldi. Gerçek demokrasi, bütün bireylerin önemli olduğu demokrasiye kavuşmamız ancak hukukumuzun netlik ve yalınlığıyla gerçekleşir'' diye konuştu. 

''Hukukun üstünlüğü'' kelimesinin iktidara, düzene, sisteme karşı çıkmak isteyen birçok kişinin dilinde olduğunu, kendilerinin de hukukun üstünlüğünü savunduklarını belirten Bağış, şöyle devam etti: 

''Biz de hukukun üstünlüğüne inanıyoruz ama işimize geldiğinde (hukukun üstünlüğü) deyip, (başkalarının hukukunun üstünlüğü beni ilgilendirmez) derseniz orada sıkıntılar başlıyor. Siz Meclis'in yüzde 80'inin çıkardığı kararı, atanmış 9 kişinin iptal etmesine (hukukun üstünlüğü) diyeceksiniz ama bu ülkede Anayasa denen belgede kooperatiflerin nasıl işleyeceğine dair iki sayfa bilgi varken cumhurbaşkanı seçmek için Meclis'in kaç kişiyle toplanacağına dair bilgi yoksa orada bir tuzak vardır. Türkiye'nin artık modern, çağdaş bizim gibi düşünmeyenlerin hakkını da en az bizim gibi düşünenlerin hakkı gibi koruyan bir anayasaya kavuşmasının zamanı geldi. Bunun için Meclis'te işbirliği yapmamız lazım. Muhalefet partilerine çağrıda bulunuyorum, gelin Türkiye'nin önünü beraber açalım. Dünyaya örnek olacak anayasayı hep beraber yapalım.''

(AA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.