Baykal istedi, ortalık karıştı!

Baykal istedi, ortalık karıştı!
28 Şubat, 27 Nisan ve devamındaki darbe girişimlerini görmezden gelerek Ergenekon Terör Örgütü'nün avukatlığına soyunan CHP lideri Deniz Baykal'ın, "12 Eylül darbecileri yargılansın" şeklindeki talebi gündeme bomba gibi düştü. Anayasa Komisyonu Başka

Deniz Baykal'ın, 12 Eylül darbecileri yargılansın şeklindeki talebi tartışmalara neden oldu. İktidar, bu talemi samimi bulmadı... Emekli askerler ise, darbe ve askeri müdahale arasındaki farkı savunuyor... İşte ayrıntıları: 

Baykal'ın sözlerini özel bir televizyon kanalında değerlendiren CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, "İrtica ile mücadele" planı hakkında ilginç sözler sarfetti. Sızdırılan belgeyi "İmal edilmiş bir fotokopi" olarak nitelendiren Kart, "Bir fotokopi üzerinden darbe tartışması zemini oluşturmaya çalışan bir hükümet kimliği. Şunu çok iyi biliyoruz, o belgenin aslı ortaya çıkmadıktan sonra yapılan bu tartışmalar abesle iştigal ötesinde bir şey elegeçmez" dedi. 

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da, konuyla ilgili sert konuştu: Kuzu, 12 Eylül darbesini sol kesime karşı yapılmış olarak görenlerin hınç almak istercesine bu isteği tekrarladığını hatırlattı ve "Ama bunu isteyenler, 28 Şubat, 27 Nisan ve devamındaki darbe girişimleri sözkonusu olunca, özellikle de Ergenekon süreci gündeme gelince, 'cumhuriyetçiler yargılanıyor' yaygarası koparıyor. Bunlar samimi değiller" diye konuştu.

KUZU: 12 EYLÜLCÜLER YARGILANSIN DİYENLER 28 ŞUBAT'A SESSİZ

Kuzu'nun çarpıcı değerlendirmesi şöyle: 

"Darbecilerin yargılanması konusunda bizim tutumumuz belli. 12 Eylül'le ilgili olarak elimizdeki metinde geçici 15. madde var. o dönemdeki işlemleraleyhine dava açılabilir hale getirildi. Ama o darbeyi yapanlar ve o dönemde görev alanlar tamamen denetim dışı tutulmuş. Bu kaldırılabilir. Ceza hukuku bakımından zaman aşımı durumu gündeme gelebilir. 

Ancak burada, 12 Eylülcüler yargılansın diyenlerin 28 Şubat'a destek olduklarını görüyoruz. 27 Nisan'a geç kalındı diyenleri görüyoruz. Bunu görünce samimi olmadıklarını görüyoruz. Yeraltı yapılanmalar, Ergenekoncular bunlar gündeme gelince ilginç karşılıklar oluyor. 

Baştan beri hep var bu. Ama anayasa doğmadan boğuldu. Değişmez maddeler için geçici 15. madde tamamen kaldırılmıştı. 12 Eylül özellikle sol kesime karşı bir darbe olarak görüldüğü için tamamen bır hınç içindeler. Tamam yargılansınlar ama Ergenekon sürecindeki şeyler için samimi olmadıklarnını görüyoruz. Senin darben benim darbem anlayışı var. Bunu önce çözelim. Geçici 15. maddeyi savunan kimse yoktur. Bununla bizim ne alakamız olabilir. AK Parti'nin yeni anayasa çalışmalarında 15. madde ile ilgili çalışma konusuna gelince, metin olarak elimizde vardı destek bulmadı. Gelin masaya oturun diyoruz ama gelmiyorlar. 12 Eylül de olabilir. 15 Mayıs da... 

Bunu kaldıralım, bunda hiç bir polemik yok. AK Parti buna hayır demez. Kimse demez."

SACİT KAYASU: GEÇİCİ 15.MADDE ENGEL DEĞİL

12 Eylül Savcısı Sacit Kayasu da, siyasilerin darbecileri yargılama konusunda samimi olmadıklarını önü sürdü ve şunları söyledi: "Geçici 15. maddeyi kaldırsanız da bir çözüm olmaz. Neden, çünkü suçlar zaman aşımına uğramış oldu. Siyasiler samimi değil bu konuda. İddianamem yoksa ortada kaldırsan da kaldırmasan da kimseyi yargılayamazsın. 2001'de sözde zaman aşımı dolduğu halde yine kaldırılmadı. Çünkü o zaman benim iddianamem var. Geçici 15. maddenin darbeciler hakkında dava açılmasına engel olmadığını ben izah ettim." 

ARMAĞAN KULOĞLU: 12 EYLÜL DARBE DEĞİL ASKERİ MÜDAHALEDİR

Konuyla ilgili en çarpıcı değerlendirme Emekli TUğgeneral Armağan Kuloğlu; herkesin kendi çıkarı için bir siyasi rant sağlamak amacıyla konuyu yontmaya çılıştığını iddia etti. "Darbeler arzu edilen bir konu değildir" diyen Kuloğlu, 12 Eylül'nün darbe değil askeri müdahale olduğunu ve TSK'nin zorunlu olduğu için bu müdahaleyi yaptığını bakın nasıl aktardı:

"Darbelerde bir keyfilik vardır, askeri müdahalelerde zorunluluk vardır. 12 Eylül bir askeri müdahaledir. Darbe değildir. İktidar yönetime hakim değil, insanlar ölüyor, o zaman bir müdahale olmasın ülke kaosa sürüklensin denemez. Asker mecburiyetten istenmemesine rağmen bir askeri müdahalede bulunmuş ve iki yıl içinde yönetimi sivillere devretmiştir. Bu da bir askeri darbedir diye bakıp onları yargılayan demek siyasi ranttan öte bir şey değildir. Bunu gündeme getirmenin, yeniden kutuplaşmanın bir anlamı yok. Bunları tekrar gündeme getirip TSK aleyhine ortam yaratma düşüncesini ortadan kaldırmalı."

Engin KAŞDAŞ-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.