Erdoğan, onure etti ortalık ayağa kalktı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Polis Eğitim ve Kongre Merkezi’nin açılışında sarfettiği "Emniyet teşkilatımız hem demokrasinin, hem hukuk sisteminin hem de daha genel anlamda rejimin sarsılmaz bir güvencesi, adeta bir sigortasıdır" şeklindeki sözleri malum kesimlerde inanılmaz bir rahatsızlığa neden oldu.
ÖZAL'IN SÖZLERİ İLE KIYASLADILAR
Kartel medyası, Erdoğan'ın sözlerini eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın sarfettiği "Darbeleri önlemek istiyorsanız polis teşkilatını güçlendirmelisiniz" sözleriyle kıyaslayarak ilginç bir benzerlik kurarken, yine kartele açıklamalarda bulunan bazı isimlerin ilginç yorumları dikkatlerden kaçmadı. İşte onlardan bir kaçı:
367 SABİH, BU SÖZLERİ BEĞENMEMİŞ
Sabih Kanadoğlu: "Rejimin güvencesi Emniyet’tir demek doğru bir tanımlama olmaz. Evet, güvenlik, huzur, mal varlığı, canına kadar bunlar için güvencedir. Ama rejim dediğiniz zaman olay yön değiştirir. Aslında rejimin güvencesi her şeyden önce diğer organlardır. Aynı organların emrinde olan, yürütmenin emrindeki bir emniyeti, güvenlik güçlerini rejimin güvencesi olarak tanıyorsanız, yargıyı bir tarafa bırakıyorsunuz, Silahlı Kuvvetleri de dışarıda bırakıyorsunuz. O zaman yorumlama zorluğu var. ’Polis huzurun güvencesidir’ denirse, hepimiz iştirak ederiz. Ama rejimi yürütmenin emrine verirsek güvence altına girmez, güvencesiz duruma gelir."
CHP'LİLERİN AKLI TSK'DA
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk: "Güvenlik güçleri yürütmeye bağlıdır. Demokrasinin, rejimin güvencesi yargıdır. Polis ne kadar anayasal bir kurumsa Türk Silahlı Kuvvetleri de öyledir. Yürütmeye bağlı kurumlardan birini sistemin güvencesi, sigortası görmek doğru değil. Anayasal tüm kurum ve kurallar sistemin güvencesidir. Bir bütün olarak yasama, yürütme ve yargıdır. Hukuk devleti ilkesinin egemen olduğu yönetimlerde asıl olan yargıdır. Bana göre yargı, kuvvetler ayrılığı ilkesinde bir adım önde, eşitler arasında birincidir. Başbakan’ın sözleri demokrasi açısından kıt bir anlayıştır."
CHP'Lİ VEKİL HEDEF GÖSTERMEYİ TERCİH ETTİ
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin: "Anayasal veya yasal temeli yok; Başbakan’ın kişisel bir yorumu. Hukuken demokrasinin temeli yasama, yürütme ve yargıdır. Bunun dışında demokrasiyi koruyup kollayan veya demokrasiye temel olan başka bir kurum yok. Emniyet, İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir kurum ve siyasi yönlendirmelere de çok açık. İktidardaki partiye hizmet etme eğiliminde olan bir kurum. Çünkü genel müdürünü ve yöneticilerini iktidar atar. Kanunla verilmemiş yetkiyi böyle tanımlamak uygun değil. Kaldı ki bugünkü durumda emniyetteki cemaat kadrolaşması Başbakan’ın söyleminin tersini gösteriyor."
MHP'NİN CHP'DEN FARKI YOK
MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik: "Sayın Başbakan, emrindeki kurumların görev ve yetkisiyle ilgili yeterli bilgiye sahip değil. Sık sık pot kırıyor. Bu da kurumlar arası çatışmaya zemin hazırlayabiliyor.Emniyete böyle bir görev tanımlaması aslında aklından geçen bir düşünceden ibarettir. Emniyet Teşkilatı Kanunu’nda rejimi korumakla alakalı herhangi bir hüküm geçmez. Böyle hareket etmek milli güvenlikle ilgili kurumların kıskançlığına yol açar. Polise rejimle ilgili olmayan bir görev yıkmaya çalışırsanız, o zaman devletin temelleri sarsılır. Emniyet teşkilatımıza da yazık edersiniz. Umuyorum ki, emniyetin değerli yöneticileri bu tür misyon yüklemelere kendilerini kapatır ve yasalarda çizilen çerçevede dururlar." (hürriyet)
NTV'ye konuşan bazı isimler de, Erdoğan'ın sözlerini bakın nasıl değerlendirdi:
EMEKLİ PAŞA, DÜZELTME BEKLİYOR
Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu: "Rejimin güvencesi anayasal bütün kurumlara aittir. Anayasal kurumların tamamı rejimin güvencesi olmak zorundadır. Başbakan, onları onore etmek için bu ifadeyi kullandı. Bazkı kesimler tarafından yanlış anlaşılmış olabilir. Sanki iki taraf karşı karşıya imiş gibi bir anlam çıkabilir. Palislerin emekli generallerin evlerini aramaları ve onları gözaltına almaları olarak da algılanabiliyor. Gerginlik ve kutuplaşmaları arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Başbakan'ın bunu kastettiğini de düşünmüyorum bu nedenle uygun yer ve zamanda rejimin teminatının bütün anayasal kurumlar olduğu yönünde bir açıklama yapmasının bu yanlış anlamaları ortadan kaldıracağını düşünüyorum."
AKADEMİK GÖRÜŞE BAK
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar: "Her iki kurum da kamu hizmeti veren kurumlardır. Rejimin ne olduğu da önemlidir. Anayasa hukuku açısından bakarsak rejim anayasal sistem. Pek çok unsuru vardır. Denge sistemi var bunun içinde. Her bir kurumun yerine getirdiği işlev, o sistemin yürümesi için hayati öneme sahiptir. Nihai adres toplumdur. Bir kurumu öne çıkarıp işlevlerine vurgu yaparak rejimin güvcencesi gibi göstermek demokrasi diline uygun değil. Aynı çağrışımları elinde silah bulunduran bir kurumun üzerinde uygularsanız... sistemin bütün parçaları birer güvencedir. Sadece bir kuruma vurgu yapmak demokratik zihniyeti içselleştirmemiş olmak anlamına gelir."
Engin KAŞDAŞ-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.