Paksüt kararına en çarpıcı yorum
Soylu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) korsan kararnamesi ile ilgili ise Ergenekon savcılarının değişmesinin Türkiye'de hukuk ve demokrasi sayfasının kapanacağı anlamına geleceğini söyledi.
DP eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, Anayasa Mahkemesi'nin, Başkanvekili Osman Paksüt hakkında verdiği 'soruşturmaya gerek yok" kararını CİHAN'a değerlendirdi.
Kararın ahlaki ve etik olmadığını belirten Soylu, "Medeni ülkelerde yaşanmayacak bir meslek dayanışması gerçekleşmiştir. Kamu vicdanının ne düşündüğü açık, her şey ortada. " dedi.
Soylu, HSYK Üyesi Ali Suat Ertosun'un, Ergenekon sanığı Engin Aydın ile aynı karede yer aldığı fotoğraf ile ilgili; hangi makamda olursa olsun, devleti temsil eden kişilerin ilişkilerini ciddi bir olgunluk ve titizlik içinde sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Soylu, "Hukuk üzerinden yürüyen bir devlet anlayışında, hakim ve savcıların atanmasındaki bir kişinin günümüzün en önemli davalarından bir tanesinin sanıkları ile beraber aynı ortamda bulunması, hangi şekilde olursa olsun, bir kazai durum yoksa, doğru karşılanmaması gereken bir olaydır. Ben bunları doğru bulmuyorum." şeklinde konuştu.
Yüz yıllık bir iktidar çekişmesinin son perdesinin yaşandığını kaydeden Soylu, "Devletin ciddiyeti ve güvenilirliği açısından, titizlikten uzak bir davranış olarak nitelendiriyorum. Anlaşılıyor ki, Türkiye'deki kamplaşma arkası önü düşünülmeden çok önemli kurumlara da sızmış." dedi.
"ERGENEKON SAVCILARININ DEĞİŞMESİ, TÜRKİYE'DE DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ TARİHİNİ KAPATIR"
Soylu, HSYK'nın korsan kararnamesi ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin bir hukuk buhranı geçirdiğini söyleyen Soylu, "Eğer bugüne kadar hukuk böyle işlemiş mahkemelere böyle baskılar olagelmiş ise; demek ki Türkiye hukuku pamuk ipliğine bağlı bir anlayış ile idare edilmiş." diye konuştu.
Ergenekon savcısı ve hakiminin değişmesi üzerine gerçekleşen büyük bir mücadele olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti: "Bu hukuk sistemi açısından da, hukuka güvenilirlik açısından da sakıncalı bir gelişme... Hukukun üstünlüğünün olmadığı, tam tersine üstünlerin bir hukuk anlayışı olduğu; kendilerinin isteğine göre, kendilerinin iktidarının devam edebilmesi için, yani oligarşik bürokrasi diye nitelendirdiğimiz iktidarın devam etmesi için, bir hukuk anlayışının devam ettiği anlaşılmaktadır." Soylu, konunun Türkiye'de bir iç kanamayı gösterdiğini vurguladı.
Türkiye'deki iktidar kavgasının bir bölümünün de HSYK'ya riayet ettiğini kaydeden Soylu, "Millete iktidarı vermek istemeyen, bugüne kadar da üstünlerin hukuku şeklinde, biçimsel- şekli demokrasiyi devam ettirmek isteyen bir anlayış, iktidarına devam etmek istiyor. Oysa millet de kendi iktidarını istiyor." dedi.
Ergenekon savcılarının değişmesinin, Türkiye'de demokrasi ve hukukun üstünlüğü tarihinin kapanması anlamına geleceğini belirten Soylu, "Hukukun yönlendirmeli bir durumda olduğu, uzun zamandan beri kritik meselelerde hukuk bakımından değil de, siyasal ya da iktidarı elde bulundurmak amacıyla karar verildiğini görüyoruz." ifadesini kullandı.
YARGI, BÜROKRATİK OLİGARŞİNİN MENGENESİ ALTINDA
Yargının, bürokratik oligarşinin mengenesi altında, kurt kapanında bulunduğunu dile getiren Soylu, "Yargı, bürokratik oligarşinin kurt kapanına girmiş gözüküyor. Buradan kurtarılması lazım. Kurt kapanından bu yargı kurtarılamazsa istenilen demokratikleşme ve özgürleşme gerçekleştirilemez." diye konuştu.
Türkiye'de köklü bir değişim yaşandığını söyleyen Soylu, "Bu değişim uzun yıllardan beri talep edilen bir değişim. Bizim ilgimiz dışında yıllardan beri gerçekleşen bir tiyatro milletin önünde. Takke düştü, kel görüntü. Yıllardan beri Türkiye bu tip sakıncalı ilişkiler ile yürütülüyordu... Bu tip ilişkilerin tamamının aşağı çıkmasından çok memnunum. Türkiye, bunları aşarak birinci sınıf modern, çağdaş ve demokratik bir ülke olacaktır." şeklinde konuştu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.