Erdoğan, muhalefeti böyle vurdu!
Erdoğan'ın konuşmasından önemli notlar şöyle:
-Partimiz, bu hareket, bu kadro 8 yıl gibi bir süreye 10 yılların hizmetini sığdırma başasırısını göstermiştir. Her alanda çok farklı bir idare anlayışıyla pozitif bir sorun çözme yaklaşımıyla bu dönemde tanışmıştır.
ROTAMIZ MİLLETİN ROTASI
-Rotamız milletimizin rotasıdır. Yakın ve uzak gelecekte kimse demokrasiye gölge düyürme ve hukuk sistemini karanlık tünellere sokma cüretini gösteremeyeceklerdir. Bizim tahkim ettiğimiz millet egemenliği bundan sonra da asla ve asla vesayet kabul etmeyecek. Simsarlar asla sirayet edemeyecek. İşte bu hareket tarih yazan, tarihe not düşen bir kadrodur. Daha yapacak çok işimiz var. Daha katedecek uzun bir yolumuz var. Türkiye'yi daha fazla refaha ulaytıracak yeni proje ve yeni hedeflerimiz var. Bu millete bundan sonra da hayal kırıklığı yaşatmayacağız. Allah'ın izniyle güveni sarsmayacağız. Milletimizin istikametinden bundan sonra da şaşmayacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun.
TBMM'DE YENİ GÖREVLENDİRMELER
-Geçtiğimiz hafta yeni TBMM Başkanını seçtik. Öncelikle yeni başkana başarılar diliyorum. Hayırlı olmasını temenni ediyorum. Aynı görevi yürüten başkanımıza da yine teşekkür ediyorum. AK Parti Grup Başkanvekilleri ve diğer görevler için de seçimleri yaptık. Önümüzdeki süreçte TBMM'nin gündeminde milleimizi yakından iglilendiren tasarı ve teklifler görüşülecek. Tempomuzu hiç düşürmeden engelleme girişimlerine göğüs gererek çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
3G TAMAM, YENİ HEDEF 4G
-30 Temmuz Perşembe günü 3. nesil iletişim çalışmalarını başlattık. İletişim ve teknolojide yeni bir aşamaya ulaştık. Artık aboneler sadece sesli değil görüntülü olarak konuşabiliyorlar. Sağlıktan ulaştırmaya ve eğitime kadar çok alanda bu teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor. Hazine 2.1 milyar liralık kaynak elde etti. Türkiye yeni yatırımlar kazandı ve yeni istihdam alanları açıldı. Şimdi hedefimiz 4 nesil ve bunu da inşallah 4G'yi de biz kazandıracağız. Bürokraside adeta sessiz devrim niteliğindeki düzenlemeler var sırada. Bilgi ve sbelgelerde yeni ölçüler getireceğiz. 421 belgeyi ortadan kaldırdık ve Notar zorunluluğuna son verdik. Bunlar kenara atılacak işler değil. Bunlardan halkımız illallah demiyor muydu. Bürokrasiyi azalttık ve devleti önemli bir yükü azalttık. 15 milyon sabıka kaydı, 38 milyon nüfus kayıt örneği isteniyordu. Şimdi ise bu yükün altına girmeden çözülmüş oldu.
EYLEMCİ GENÇLERİ ADABA DAVET ETTİ
-Yine, aylarca malesef bazı genç gruplar çok ciddi manada kararını vermediğimiz bir konuda gençliğimizi hakka halkımızı tahrik etmenin gayreti içine giriyorlar. Hiç bir şeyi görmeden, süreci takip etmeden çeşitli yerlerde yol kesme işleri yapıyorlar. Bunlar üzücü şeyler. YÖK talepte bulunur ama nihai kararı verecek olan merci Bakanlar kurulu'dur. Katkı paylarını yüzde 8 oranında Bakanlar Kurulu arttırmıştır. Üniversiteler yüzde 400-500 arttırılması yönünde talepte bulunuyorlardı. Ama şimdi yüzde 8 oldu. Bunu bu şekilde uyguladık. Kredi ve Yurtlar Kurumu da son 6 yıldır talep eden her öğrencimize maddi durumuna göre burs, öğrenim kredisi ve katkı kredisini vermiştir. Bundan sonra da talep eden her öğrenciye verilecektir. Alamayan öğrenci olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır. Bu tür yaklaşımı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Önce ben bu tür davranışlar içinde olan gençleri adaba davet ediyorum. bu gençlere diyorum ki, siz aklı selim gençleri ve anne babaları aldatamayacaksınız. Ortaöğretimde de kitapları bedava verdik, vermeye devam edeceğiz.
ENERJİ LOJİSTİK ÜSSÜ OLUYORUZ
-Uluslararası alanda da konumumuzu en iyi şekilde değerlendirmek noktasında, enerjide lojistik üs konusunda önemli adımlar atılmıştır. Rus doğalgazını taşıyan battı hattını diğer hatlarla da Türkiye'nin bu noktadaki önemini küresel ölçekte teyid eden projeler oluştu. Temmuz ayında Nabucco ile ilgili anlaşmayı imzaladık. Avrupa'nın 4. ana arteri olma hedefimize bir adım daha yaklaşmış olduk. Putin ve Berlusconi'yi ülkemizde ağırladık. Toplam 20 belgeye imza atarak ilişkilerimizde adeta yeni bir döneme girdik. Gaz, Petrol ve Nükleer Enerji noktasındaki protokolleri imzaladık.
GELECEK NESİLLER BU SORUYU SORMASIN DİYE...
-Tek haneli enflasyonu 1970 sonunda yakalasaydık nasıl olurdu? Türkiye bugün değil de 10-20 yıl önce dünyanın en yüksek ekonomilerinden biri konumuna düşseydi bugün nerelerde olurduk. BUgünkü standartları o zaman yakalasaydık Türkiye bugün nerelerde olurdu. Bunu sorduk mu, hesabını yaptık mı? Demokrasimizin üzerindeki şaibeleri yıllar önce kaldırsaydık, hukuku tüm kurum ve kuralları ile işletseydik acaba bugün nasıl bir ülke olacaktı. Türkiye geçmişte içine kapanmasaydı, etrafına sanal duvarlar örmeseydi, bugün nasıl bir ülke olurduk. Bu soruları sormak zorunluluğunda hissediyoruz. Gelecek nesillerin bu soruları sormamaları için bugün soruyoruz. Gencecik çocuklarını teröre kurban etmeseydik, faili meçhullerle, boşaltılan köylerle, üerine ay yıldızlı bayağı örtülen tabut görüntüleri ile heba etmeseydik bugün nerelerde olurduk. Eğer mesele zamanında çözülseydi bu kayıplar olmadan çözülseydi bugün acaba Türkiye nerelerde olurdu. Milletçe bu soruların sorulmasını ve sorgulamasını rica ediyorum. Nerede yanlış yapıldı. Nerede yanlış tavırlar sergilendi? Bizim kardeşliğimizin çökeceğine kim nasıl inanma cüretini gösterdi de aramazı nifak tohumları ekme cüretini gösterdi. Et ile tırnak haline gelen insanları bir birine düşman etmek mümkün mü? Zenginlik olarak gördüğümüz farklılıkları bir birine düşman göstermek kimin haddine? İstiklal Marşı'nı dinlerken hepimizin göğsü kabarmıyor mu? Yemen Türküsünü dinlerken hepimizin yüreği kabar mıyor mu? horon bizim, Zeybek bizim, Halay bizim, Zılgıt bizim. Bizi bir birimizden ayırmak kimin haddine.
ANNELİĞİN İDEOLOJİSİ OLMAZ
-Anneliğin ideolojisi yoktur. Evlatlarının başında aynı duayı ediyorlarsa, aynı kıbleye dönüyorlarsa burada bir sorun vardır. Burada kazanan yok. Kaybedenlerin anneler olduğu aşikardır. Şehit aileleri bir araya geliyor ama bakıyorsunuz birileri bundan da rahatsız. Bir süreç devam ediyor. Bir paketten söz etmiyoruz, bir süreç. Parlamento içi ve parlamento dışı görüşmeler yapılıyor. Bu konuda söyleyecek sözü olan herkesle görüşmeler yapılıyor. Ama bakıyorsunuz dün, ana muhalefetle diğer muhalefet partisi her ikisine de mektup gidiyor ve anında cevap yazıyorlar. Hani bunlar uzlaşmadan yanaydılar. Bu meselede de mutabakat olmayacakse nerede olacak söyler misiniz. Benim bakanım gelipde size bir şey dayatmayacak. Sizinle bir şey paylaşacak. Söyleyecek neyiniz varsa bunu da yapacağımız çalışmanın içine koyalım ve bu süreci bir milat yapalım istiyoruz. Bu meselenin kalıcı olarak çözümü, huzur ve emniyet zemininin tesisi için biz bu çalışmayı sürdüreceğiz.
DİYARBAKIR SÖYLEMİMİZ DEĞİŞMEDİ
-AK Parti'yi var eden süreç içinde bu meseleye her zaman en sağlıklı bakan ve çözüm iradesini ortaya koyan taraf biz olduk. Siyasette yerimizi aldığımız andan itibaren bu meseleye ülkenin bütünlüğü açısından baktık. Terörün kabul edilemez olduğunu devamlı anlattık. Terörle mücadelede en küçük bir zaafiyet göstermedik. Bugün gelinen nokta bu başarılı performansın sonucu. İllegal yapılanmaları AK Parti olarak kabul etümemiz mümkün değildir. Kimse bu konuda bize yakıştırma yapamaz. Hiç bir zaman çelişkili açıklamalar yapmadık. Meseleleri şartlara göre asla endekslemedik. Kürt vatandaşlarımızın sorununu üreten siyasi zihniyeti bizim sahiplenmemiz mümkün değil. Bizim siyaset felsefemiz böyle bir sorunu üretmeyi de çözümsüzlüğe mahkum etmeyi de normal göremez. Sorunun devam etmesine çanak tutanlar yaşanan acının vebaline de ortak olur. Ama diyoruz ki, gölge etmeyin. Bu milli birlik bütünlük projesine kapılarınızı kapatmayın diyoruz. Gelin bu çalışmayı hep birlikte şekillendirelim. Diyarbakır'da dile getirdiğimiz düşüncelerle bugün ortaya koyduğumuz irade arasında bir fark yok.
CHP VE MHP'Yİ KENDİ TABANLARI İLE VURDU
-Anadilde açtığımız kurslar konuşuluyor mu, TRT Şeş konuşuluyor mu, üniversitelerdeki çalışmalar konuşuluyor mu, hayır. Bunlar hiç gündeme gelmiyor. Vermediler aldık gibi bir yaklaşım sergiliyorlar. Biz iktidarın bize yüklediği sorumluluk bilinciyle bu adımları attık. Etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçilik yapmayacağız diyerek yola çıktık ve asla taviz vermeyeceğiz. Diyoruz ki, elele verelim ve bunu çözelim. İnsafsız şekilde eleştiren ve haşa bizi vatan haini olarak ilan eden Sayın Bahçeli'ye cevap verecek değilim. İnanıyorum ki, MHP'nin kendi içindekiler bile onun bu yaklaşımından rahatsız. Sayın Bahçeli, yaklaşan büyük kongre öncesinde bu tür tutumuyla yanlış yapıyor. CHP'nin Sayın Liderine de cevap verecek değilim, ama her iki lidere de sabır belirleme noktasında son derece aceleci davrandıklarını ve yanlışa sürüklendiklerini hatırlatmak isterim. Henüz dere görünmeden muhalefet set çekmek için kazma küreği hazırlamış bulunuyor. Henüz nihai bir aşamaya gelmedik, kalkıp kendileri anında açıklamalar yapıyorlar. Aman yarabbim, o ne edeptir, nasıl konuşmalar yapılıyor. Sokakta dolaşanlar bu dili kullanmaz. Bu çatı altındakiler nasıl konuşur. Bu nasıl bir ahlak anlayışıdır. Benim arkadaşlarıma bu şekilde bir hakarette bulunmak kimsenin haddine değil. Bunun hesabını bel biliyorum ku CHP ve MHP'nin tabanı onlardan soracaktır. Elbette bağımsızlık gibi, sadakat gibi kavramları dillerine dolayanlar, bu kavramları siyasi hırslarına alet edenler çıkacak, ama bunu bütün samimiyetimle söylüyorum, sürecin siyasi çıkarla hiç bir alakası yoktur. Bu meseleyi kardeşlik ukuku dairesinde çözerek Türkiye'nin nasıl bir atılım gerçekleştireceğini tahayyül ederek düşünün.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.