Bağış kimleri ayıpladı?
Kayseri Sanayi Odası'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen AB'ye Katılım Sürecinde Türkiye Ekonomisi ve Sanayi Politikası konulu panelde konuşan Egemen Bağış, Kürt açılımının, Türkiye'nin iç huzuru için atılan önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, "Hukukumuzun kuralları içinde, Türkiye'deki legal kurumlarla birlikte yeni bir açılım başlattık. Kimileri bunu bir AB projesi olarak görüyor. Ben bu tezi çok gülünç buluyorum. Bu bizim iç huzurumuz için atılan bir adımdır. Türkiye'de terörü kendine rant kapısı yapan insanların kazanımlarını bitirmek için çok önemli bir fırsattır." diye konuştu.
Türkiye'de artık kimsenin, insanların ırkını, dinini, inançlarını, soyunu istismar edememesi gerektiğini ifade eden Bağış, "Türkiye'de ortak paydalarımıza kenetlenmemizi göstermenin vakti gelmiştir. Hiç kimsenin bizi yönlendirmeye hakkı yoktur. Herkesin yüksek yaşam standartlarda yaşama hakkı bulunduğunu düşünüyorum. Türkiye'deki herkesi sürece katkı sağlamaya davet ediyoruz. Biz, siyasi çizgileri korkutmak olanlarla hemfikir değiliz. Biz korkmuyoruz. Halkımızın korkmasını istemiyoruz. Yarınlara ümitle bakıyoruz. Korkuyla yaklaşmıyoruz, korkuyla yaklaşanları ayıplıyoruz." şeklinde konuştu.
AB'NİN TÜRKİYE'YE OLAN İHTİYACI, TÜRKİYE'NİN AB'YE OLAN İHTİYACINDAN DAHA FAZLA
Devlet Bakanı Bağış, AB sürecini çok önemsediklerini, AB'nin Türkiye'de bir ortak heyecan olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin her yanında tartışılar hale gelmesinin AB'nin bir toplum projesi haline geldiğinin göstergesi olduğuna dikkat çeken Bağış, şunları söyledi: "AB süreci hepimizin ortak projesidir. Farklı endişeler olabilir. Ancak şu bir gerçek ki AB sürecinde her şeyin standardı bellidir. Bugün AB ülkelerine bakıldığında hiçbiri bölünmemiştir. AB'ye katılımla birlikte yaşam standartları yükselmiştir. Rahmetli Menderes'in başvuru yaptığı yılın üzerinden tam 50 yıl sonra müzakere tarihi aldık. Avrupalıların ellerinden kozlarını aldık. AB müzakere tarihi vermek zorunda kaldı. AB'ye katılım Meclis'te kararlılıkla geçilecektir. Uzun vadede AB'nin Türkiye'ye olan ihtiyacı, Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacından çok daha fazladır. AB müktesebatında imtiyazlı ortaklık kavramı yoktur, hedefimiz tam üyeliktir. Küresel ekonomik krizde Avrupa'da finans sistemi çökerken Türkiye'de dimdik ayakta kalmıştır. Bu Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Hiç kimse Türkiye'den taviz vereceğini beklememelidir. Müzakere sürecinde Kayseri tekniği ile Davos duruşuyla yürüyeceğiz. Aklın yolu birdir. Kararlı bir iktidarımız var."
AB üyelik sürecinde Türkiye için 11 müzakere başlığının açıldığını hatırlatan Bağış, önümüzdeki dönemde de siyasi engellemelerin olmadığı sosyal politikalar ve istihdam faslıyla çevre faslını müzakereye açtıracaklarını dile getirdi.
Sosyal politikalar ve istihdam faslının en önemli ayağını sendikalar yasasında reformun oluşturduğunu anlatan Bağış, mevcut yasanın İLO standartlarından çok uzakta olduğunu, reformda işçi ve işverenin özveri sergileyerek ortak bir noktada buluşmasını ümit ettiklerini kaydetti.
Bağış, açılacak diğer başlık olan çevre faslıyla ilgili de bin 400 sayfalık eylem planı hazırlayarak AB komisyonuna sunduklarını aktardı.
Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu ise hükümetin AB'ye giriş sürecindeki izlediği politikaları olumlu karşıladıklarını, Türkiye'nin AB'ye olduğu kadar AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Son günlerde tartışılan Kürt açılımına da değinen Kumlu, çözümün demokrasi içinde aranması gerektiğini vurguladı.
Hak-İş Başkanı Salim Uslu da Türkiye'nin çok ciddi bir sanayi politikasına ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.
Türkiye'nin kısır siyasi çekişmelerle enerjisini boşa harcadığını kaydeden Uslu, toplumsal mutabakat sağlanarak gelişmişlik düzeyinin yükselebileceğini vurguladı.
Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak ise, Kayseri'nin 2002 yılından bu yana hızla gelişerek sanayi, ticaret ve şehircilik açısından önemli mesafeler kat ettiğine dikkat çekti.
Küresel krizle birlikte büyümenin durduğunu belirten Boydak, ekonomideki sıkıntıların aşılmasıyla gelişmenin yeniden hızlanmasını beklediklerini ifade etti.
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci ise İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Türkiye'nin AB hedefini seçtiğini ifade etti. Türkiye'nin AB ile çok sıkı ilişkiler içinde olduğunu dile getiren Kilci, en basit örneğiyle Türkiye'nin dış ticaretinin yaklaşık üçte ikisini AB ülkeleriyle yaptığını hatırlattı.
AB'ye giriş konusunda kararlılık bulunduğunu vurgulayan KTO Başkanı, buna karşılık AB'nin Türkiye'nin birliğe girişi konusunda samimi davranmadığını, bu niyetin zaman zaman gün yüzüne çıktığını savundu.
Kilci, Bakan Bağış'a seslenerek, ülke vicdanının kabullenemeyeceği tavizlerin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kayseri Sanayi Odası Meclis Başkanı Nureddin Okandan, Bakan Egemen Bağış'a günün anısına hediyeler takdim etti.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.