"Kürt sorununu kemikleştirenler, yok sayanlardır"
Demokrat Parti (DP) eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, hükümetin Kürt sorununa çözüm amacıyla başlattığı 'demokratik açılım'ın aslında bir Ortadoğu ve Orta Asya Projesi olduğunu söyledi.
Kürt meselesinin Türkiye'nin önemli bir sorunu olduğunu ve açılıma ihtiyaç bulunduğunu belirten Soylu, sorunun yok farz edilerek çözülebileceğini bugüne kadar ortaya koyanların aslında sorunu kemikleştirdiğini vurguladı.
"Medya, siyaset ve DTP de dahil, Apo'yu ve PKK'yı çözümün bir bacağı olarak gösterme gayreti ve niyetinde olmak, bu süreci provoke etmek demektir." diyen Soylu, tek sesliliğin ise süreci sıkıntıya sokacağına dikkat çekti.
Cihan Haber Ajansı muhabirine 'demokratik açılım'ı değerlendiren Soylu, Doğu-Batı, Kuzey-Güney'i ile Türkiye'nin her noktasında bu açılıma ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Türkiye'nin büyümesinin, zenginleşmesinin, demokratikleşmesinin ve bütün bölge entegrasyonunun en önemli projelerinden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Soylu, şimdiye kadar bunun gerçekleştirilmiş olması gerektiğini ifade ederek, sadece bir 'Türkiye Projesi' değil bir 'Ortadoğu, Orta Asya Projesi' olduğunun altını çizdi.
Çözüm için tarafların samimiyetinin gerektiğine işaret eden Soylu, "Kürt meselesi önemli bir meseledir ve bunun çözülmesi lazım. Meseleye olumlu bakıyorum. İki temel ayağı var, birincisi konuşulabilir olması, ikincisi samimi bir şekilde yürütülebilmesidir. Kavga diliyle değil, ortak bir dille konuşmak gerekiyor. Karşılıklı akılların da ortaya koyabileceği bir akıl olabilir. CHP ve MHP her ne kadar bu sürece karşı gelseler bile yine de süreçle ilgili yaptıkları yorumlarla bile aslında sürece katkı sunuyorlar. Bunu olumlu tarafından görmek lazım. Yanaşık bir akılla olması gerekmiyor. Herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Bu sadece iktidar partisinin sorumluluğuna bırakılabilecek bir mesele değildir. Sorunun yok farzedilerek çözülebileceğini bugüne kadar ortaya koyanlar aslında sorunu kemikleştirmişlerdir. Bu açılıma ihtiyaç var." diye konuştu.
DEMOKRASİYE TÜRK'ÜN DE KÜRT'ÜN DE İHTİYACI VAR
PKK ve Apo'nun sürec içinde olumlu ya da olumsuz refarans olarak gösterilmesinin iyi niyete zarar vereceğine vurgu yapan Soylu, süreci yürüten iktidar, devlet ve diğer unsurların tamamının da çok akıllı bir anlayışı ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Bu süreçte Amerikan Büyükelçisi'nin DTP ve CHP'yi ziyaret etmesini de çok doğru bulmadığını anlatan Soylu, "Bunlar kolaylıkla manipüle edilecek davranışlardır. Herkes görevini, sorumluluğunu ve vazifesini bilebilecek şekilde hareket etmelidir. Tartışılan, konuşulanlar bellidir. Milletimizi incitebilecek unsurlar mümkün olduğunca azdır. Bunlarda tartışılmalıdır. Bu süreç, bugünden yarına bitebilecek bir süreç değildir. Türkiye'ye böyle bir umut verilmesi de yanlıştır. Demokratik açılım yapılsa da ayrılıkçı talepler bitmeyecektir. Marjinal bir grup, ayrılıkçı talebi devam ettirecektir. Türkiye'nin meselesi ayrılıkçı talebi, mümkün olduğunca marjinal bir hale getirebilecek bir politikayı ortaya koyabilmek, bunu yürütmek ve demokratik meseleyi ortaya koyabilmektir. Demokrasiye herkesin, Kürdün de Türkün de ihtiyacı var." şeklinde konuştu.
CHP VE MHP'NİN MUHALEFET HAKKININ SAKLI KALMASINI SAVUNUYORUM
İsim tartışmasının bu konunun en ucuz tarafı olduğuna dikkat çeken Soylu, boş bir tartışma olarak gördüğünü ifade etti. İnsanların bu memlekete yıllardır hangi isimle hitap ediyorlarsa onu söylemelerinden daha doğal bir şey olamayacağını vurgulayan Soylu, bunun bir milli mesele haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Dilin bir sorun olmaktan çıkarılmasını isteyen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversitelerde Kürt enstitüleri kurulması da böyle bir meseledir. Seçmeli Kürtçe derslerin konulması da böyledir. Erbil'de YÖK, oradaki üniversitelerle hemen entegrasyonu sağlayabilecek bir adımı atabilmelidir. Siyasi partilerin kapatılmasında sadece terör ve şiddet olmalıdır. Türkiye federasyondan, bölünmekten fayda görmez. İnsanlar kendi düşüncelerini söylemeliler, buda parti kapatma nedeni olmamalı. Türkiye şiddet ve terör hariç herşeyi tartışmalıdır."
CHP ve MHP'nin muhalefet hakkının saklı kalmasını savunanlardan olduğunu dile getiren Soylu, üslûbun yanlış olabileceğini, bunu tasvip etmediğini kaydetti.
Farklı bir sesin iyi niyetle söyleminde bir behis görmediğini anlatan Soylu, bunun süreci sağlıklı bir noktaya getireceğini belirterek aslında daha fazla tek sesliliğin ve bir taraftan bakmanın süreci sıkıntıya sokacağına dikkat çekti.
Soylu, şu önerileri getirdi: "Bırakınız herkes, istediğini istediği şekilde endişelerini, tedirginliklerini, olumluluklarını, yarın görebildiklerini söyleyebilme imkanını bulsun. Meseleyi ne kadar farklı yönlerden tartışırsak bunun çözümü ve geleceğe ait kalıcılığı da o kadar yüksek olur. Türkiye yerel yönetimlerin yetkilerini artırmalıdır, bunu tartışmalıdır. Şehirlerde tek meclisli bir sisteme gitmelidir. Seçilmiş vali ile bunu çözmelidir. Türkiye'nin birliğini ortaya çıkaracaktır. Bundan çekinip ürkmemek lazım. Yerel yönetimlere ağırlık verilmeli. Marjinal unsurların da önüne geçen ciddi bir anlayıştır. Doğrusu da budur."
CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.