Baykal, ısrarını sürdürdü!

Baykal, ısrarını sürdürdü!
CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyen Deniz Baykal, sanatçıların dahi açılımdan olumsuz etkilenmeye başladığını, bölünmelerin bulunduğunu söyledi. Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "ıspatlamazlarsa alçaktırlar, namussuzdurlar" şeklindeki çıkışına rağ

Baykal'ın konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle: 

Bölünme telaşı toplumsallaşmaya başlamıştır. Başbakan'ın üslubundaki küfür noktasındaki söylemler, bir süre sonra toplumun her kesiminde gerginlik ve tartışmaların yaşanmasına neden olabilir. Bu belirsizlik, arayış, nereye doğru olduğu belli olmadan gerçekleştirilmek istenen bu anlayış, insanlarımızı da gerginliklerin içine sürükleyebilir. Bu olumsuz gelişmelerin altında sürecin yanlış düzenlenmesi yatmaktadır.

Hükümet bir şey yapmak istiyor ama adını koyamıyor. Başkasının adını koymayı tercih eder gibi hali var. söyleyemediğini, birilerinin ağzından topluma duyurmak istiyor. Yöntemi belli değil, arayışın içinde halk yok, toplum yok. Bu tabloyu görünce toplum rahatsızlık duyuyor. Muhalefet partisi olarak bu tablonun içine bizi de sokmak istemişlerdir ama biz uzak kalmak istemişizdir. Bu belirsizlikleri aydınlatmadan o konu etrafında sanki bir deste varmış izlenimi vermek üzere muhalefet partileriyle işbirliği içine girmeleri mümkün değildir. Hükümet, açık gelin cevabımıza karşılık verememiştir. Notası belli olmayan gemiye binmeyiz. İktidar, anaların gözyaşının dineceği bir noktaya gideceğiz. binin bu gemiye diyor. Hükümet bir süre sonra yapmayı düşündüğü o konuyu kabul ettirebileceğini sanıyorsa hükümet yanılıyor. 

Bu dönem içinde yaşananlar bize şu gerçekleri ispatladı: Ortaya çıkan birinci gerçek hükümetin bu meseleyi herkesten görüş alıyorum yaklaşımı içinde yürüttüğü gerçeğidir. Hükümet aslında müzakere yapmaya çalışıyor. Hükümet bir müzakere süreci içindedir. Bu müzakere süreci içinde muhatap tartışması yaşanıyor. Gerçekte hiçbir anlam taşımadığı da ortadadır.  Bu konuda DTP'nin İmralı'nın ya da Kandil'in birbirinden farkı, birbiriyle çelişen öneriler oratya koyma durumunda olmadığını, hepsinin aynı kapıya çıktığını ta başta söyledik. Ta o zaman bunun haksız bir değerlendirme olduğu ifade edilmişti. Gelinen noktada aralarında fark olmadığı ortaya çıkmıştır. DTP'liler ısrarla İmralı'nın muhatap alınması gerektiğini ifade etmektedirler. İmralı-DTP ve Kandil arasında aynı anlayışın bulunduğu ortadadır.

İmralı'dan yapılan açıklamalar ön görülen sürecin milleti ayrıytırmak olduğunu, bir milleti örgütlemek olduğunu, bu milletin silahlı kuvvetler dahil her alanda kendi kararını kendisi alarak kendisini yönetme arayışı içinde olduğunu bize göstermiştir. Bu çok temel bir noktadır. Apo eski Apo değil söylemine dayanılarak yaratılan atmosferin gerçekçi olmadığını göstermiştir. Hükümetin muhatabı kim olursa olsun ortaya çıkacak proje budr. Terörün hedefi de budur. Hükümetin terör karşısındaki konumu, son dönemde açık ifadelerle degişmiştir. Türkiye yıllarca her terörle macadele anlayışıyla yönetilmiştir. Bu acıları yaşayanlar artık teslim olma noktasına geldik terörün taleplerini gerçekleştirelim düşüncesine girmemiştir. Ama şimdi hükümet ve ıonun etkisindeki çevreler, terörle mücadele yerine müzakereyi benimsemiş durumdalar. Bu çalışmalar Türkiye'de ciddi şekilde tartışılmıştır. Terörle mücadele kolay iş değildir. Eğer terörün sona ereceğinden eminseniz, tamamen bitme noktasına geldiğini görüyorsanız, artık tamamen gündemden kalkacağı konusunda tam bir güven içindeyseniz, ben çözdüm dersiniz. 

Hem müzakereye başlayacağız, hem de silahların bırakılması şart değil diyeceğiz. Muhataplarınız silahları bırakmayı ön görmediklerini açık açık ilan edecekler. Silahların tümünü bırakmaya hazırız diye bir açıklama yapan olmayacak. Ama siz yine de temaslarınızı sürdüreceksiniz. Bu teröre son verilmesi değildir. Teröre son verilmesi sözkonusu değildir. Müzakerenin amacı, Türkiye'de çetniek kimliklere bir siyasal, milli kimlik kazandırma sürecini harekete geçirmektir. Müzakerenin amacı, içeriği, gerçeği budur. Etnik kimliklere belli bir etnik kimliğe milli ve siyasi kimlik kazandırmaktır. Ama herkesi kapsayan bir milli kimliğimiz var. Başbakan, kafasındaki bu tereddüdü aşmalı. Bu tereddüt Türkiye'nin başına çok iş açıyor. Anayasa yazıyor ortak milli kimliği. Şimdi yapılmak istenen, Türk milli kimliğini yok sayarak, Türklüğü de bir etnik kimliğe indirgeyerek diğer etnik kimliklerle aynı çerçeveye çekerek birilerinin milli kimlik arayışının önü açılmak isteniyor bu fevkalade yanlıştır.

Türk milli killiğini anayasadan çıkarma düşüncesi bu projelerin en iddialı olanıdır. Anayasa'daki bu Türk milli kimliği anlayışını kaldıralım diyorlar. Hedeflerden birisi haline getirilmiştir. İkinci temel nokta etnik kimliği bir milli kimlik haline getirmek için devleti bir dili öğreten konuma getirme çabasıdır. Muhtemelen bu sürecinh içinde, üniversitelerde ana dilde eğitim için kürsü kuralım, okullarda ana dili öğretelim, ana dilde eğitim verelim. Bu işte Türkiye'yi ayrıştırma projesidir. Bunu bir demokrasi projesi diye kabul ettirmek mümkün değildir. Hiç bir ülkede etnik kimliklerin böyle bir eğitim süreci ile ayrıştırmayı ön gören düzenlemelere yer yoktur. Devletin görevi bir başka etnik dili eğitmek öğretmek değildir. Anayasa bunu çok net ifadelerle yasaklamıştır. İktidarın kuşatması ile farklı bir konuma gelen YÖK aracılığıyla eğitim verilecek, öğretmen adayları yetiştirilecek, ikinci aşamada seçmeli eğitim verilecek sonra da anadilde eğitim verilecek. Herkesi rahatsız eden budur. Bu proje hiç kuyku yok ki, Türkiye'yi aşan bir durumdur.  Tehlikeli bir sürece giriliyor. Bu uyarıları yapmak bizim görevimizdir.

Tehlikeli bir sürece sürükleniyoruz. Bir; ucu açık süreç bir an önce netleştirilmeli. Hükümet ne yapacağını açıkça ilan etmeli. Bu belirsizliek büyük sıkıntıya sokuyor. 

İki; hükümet bu süreç içinde Türkiye'deki milli bütünlüğü milli siyasi kimliği zaaf1a uğratacak, zaman içinde çözülmesini ön gören, milli birliği dağıtmaya yönelik projeleri kesinlikle uygun görmeyeceğini ifade etmelidir. Küfürleşmelerin altında yatan tablo budur. Bu kurnazca ortaya atılan proje, bundan sonra takip edilecek olursa huzurun ciddi şekilde tehlikeye girmesi kaçınımazdır.

İçişleri Bakanı'nın gecesini gündüzünü harcayıp bu işe emek harcaması bir tesadüf değildir. Bir proje var. Cumhurbaşkanı'nın kastettiği de budur. Başbakan, ağır hakaretler söyleyerek bu gerçeğin konuşulmasını engelleyemez. Dışarıdan yönlendirme var ve olayın bu niteliği çok açıktır. Proje, uluslararası katkıyla şekillendi. Geldiğimiz noktada şunu çok iyi bilmemiz gerekiyor. Türkiye bu konuyu başkalarının yönlendirmesinde ele alırsa bu Türkiye'ye de, bölgeye de, Türkiye'de yaşayan hiç bir kesime de yarar getirmez. Bunun somukt örneklerini çevremizde görüyoruz. Sorunlarımızın çözümü için ne yapılması gerektiğini biliyoruz. üzerimize düşeni de yapıyoruz. 

Üniter devlet sözü, milli kimliğin bölünmesi düşüncesini kamufle etmek için kullanılamaz. Üniter devlet, devlet üniter ama millet parçalanmış, etnik kimlikler siyasallaştırılarak dağıtılmış böyle bir şye olamaz. Bu tarihi bir ayrım noktasına geldiğimizi bize gösteriyor. Tarihi bir dönüm noktası bu. İmralı'dan yapılan açıklamalar, yapmakta olduğıumuz iş Atatürk'ün devlet kurmasına eş değer bir iştir diyor. Evet gerçekten bu böyle giderse, Türkiye Cumhuriyeti anlayışının artık sonuna gelmiş olduğu noktasına gelecektir. Bu sürecin sonunda çatışma çıkar. CHP olarak hiç bir zaman böyle bir ayrışma sürecinin bir parçası olmayız. İşin temeli budur. Birileri bunu çok iyi bilerek dili ayrıştırmaya yönelik, etnik dilde öğrenim yapmaya yönelik adımlar atarak, bunu da insan hakları diye sunarak aslında Türkiye'yi ayrıştırmaya çalışıyor. Bu ağır bir noktadır. İnşallah sözkonusu değildir. Ama bütün işaretler bize bunların ciddiyetle sözkonusu olduğunu gösteriyor. En sorumlu olması gereken devlet kurumlarında haritalar dolaşıyor. Ayrışma projeleri konuşuluyor. Biz gelmişiz dil ayrışması yapalım diyoruz. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.