BBP'nin ilginç kuruluş hikayesi
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 15. kuruluş yıldönümünü Alanya'da partililerle birlikte düzenlenen BBP Galası'nda kutladı. 15. yıl pastasını partililerle birlikte kesen Yazıcıoğlu, üniversitelerde başörtüsünü serbest kılan Anayasa değişikliğinin TBMM'de kabul edilmesinden ötürü duyduğu mutluluğu partidaşlarıyla paylaştı.
Alanya ütopya Word Otel'de 7-10 Şubat tarihleri arasında kampa giren BBP teşkilatı BBP lideri Yazıcıoğlu başkanlığında aynı zamanda 15. yılını kutladı. Yazıcıoğlu, düzenlenen 15. yıl galasında partililere yerel seçimlerde başarılı olmak için şimdiden kolları sıvamaları gerektiğini söyleyerek, partisinin kuruluş felsefesini ve gündeme ilişkin düşüncelerini aktardı.
''BAŞBAKANIN ARKASINDA DURMAMI ELEŞTİRENLER KİMİN ELİNİ SIKTIĞINA BAKSIN''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Almanya'yaki yangın yerine giderek birlikte incelemelerde bulunmasına eleştiri getirenlere cevap veren Yazıcıoğlu, "Bazıları bununla ilgili hemen bir fitne yayıyorlar. Bugün baktım. 'Başbakanla niye gitti, orada Başbakanın arkasında niye durmuşum?' diyorlar. Nerde duracağım? Nerenin başbakanı? Türkiye'nin başbakanı. Şimdi bakıyorum, PKK'nın yandaşıyla gülücükler dağıtarak, tokalaşıyorsun, bilmem ne yapıyorsun. Yani biz orada bir yangına gidiyoruz. Orada vatandaşlarımız yanmış, bir incelemeye gidiliyor. Ben de böyle gittim. Bunda ne var ? Bu ne biçim bir iş. Bu nasıl düşünce. Ben buradayım, ben Muhsin Yazıcıoğluyum. Biz biziz. Biz olarak gidiyoruz" dedi.
''PARTİYİ KURARKEN çANTAYLA PARA VERDİK DİYENLER İFTİRACI''
Konuşmasında, BBP'nin kuruluşuna da değinen Yazıcıoğlu, "BBP'nin kuruluşunda özal para vermiş de, biz de öyle kurulmuşuz. Şimdi Doğu Perinçek'in gazetesinde önceki gün okudum, birisi çıkmış orta yere, 'Elimde valizle Muhsin Yazıcıoğlu'na bizzat ben teslim ettim' demiş. Vay şerefsiz vay. Evet., şerefsiz, adi, alçak, namussuz, haysiyetsiz, iftiracı" diye konuştu.
''ARABALARIMIZI SATARAK PARTİYİ KURDUK''
Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Ben size BBP'in nasıl kurulduğunu, para kaynağını söyleyeyim. Partimizi kurarken, milletvekillerine krediyle araba veriliyordu. O zaman 7 arkadaşımızın üzerine araba aldık. Bu arabaları senet karşılığında ikinci kişilere peşin olarak sattık. Sonra taksitlerini kendimiz ödemek üzere o ilk aldığımız taksitlerle artı Adana'dan Şahin Bilgiç bey, oradan bir arkadaşımız, İzmir'den birkaç arkadaşımız, Türkiye'nin belirli yerlerinden bu arkadaşlarımızla Ankara'da toplandık. O gün herkes üzerinde ne varsa çıkarttı verdi. Ve böylece ilk paralarımız kondu. Genel merkezimizi kiraladık. O zaman 400 milyon lira yıllık kira, tabi iyi paraydı. Biz dedik ki ikiye bölelim, 6 ay 6 ay verelim. Binanın sahibi, 'hanımıma sorayım' dedi. Gitti sordu. Hanımı demiş ki, 'Muhsin Yazıcıoğlu mu?', 'Evet', Parti mi kuracakmış?', 'Evet.' 'O zaman imza bile almadan ver' demiş. Aynen böyle oldu. Ondan sonra bir gazete çıkacaktı. Binayı tuttuk, içini sitelerdeki arkadaşlarımız biliyor, döşedik. Bir de istanbul'da mobilyacı bir arkadaşımız vardı, O'na bir kez daha teşekkür ediyorum, buradan. Biz yola dizildik, sonra borç edindik. 6 ayda Türkiye'nin her yanında teşkilatı kurduk, bitirdik. Kongrelerini yaptık. Geriye dönüp, devlete müracaat ettik. Dedik ki, 'Biz, kurultayını yapmış, teşkilat barajını geçmiş bir hareketiz. Meclis'te de 7 milletvekili ile temsil ediliyoruz. Devlete bizim hakkımızı verin.' O zaman devlet para veriyordu. Devlet de parasını verdi. Biz de o borçları ödedik. Teşkilatlarımızı da arkadaşlarımız kendisi kurdu."
Herşeyin bir bedeli vardır ama Muhsin Yazıcıoğlu'nun bedeli yoktur" diyen Yazıcıoğlu, "Bizim önümüzden öyle şeyler geldi, geçti ki. Ben bugün Allah'a şükür, şerefimizle, haysiyetimizle her yerde gezebiliyoruz" dedi.
''MECLİS'TEN GEçEN DEĞİŞİKLİK HAYIRLI OLSUN''
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştiren Yazıcıoğlu, şunları ifade etti: "Bugün yapılan oylamanın da ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. YöK kanununda yapılması planlanan değişiklikle, hastaya vitamin veriliyor. çünkü çok önemli bir değişiklik olmadı. YöK kanununda yapılması öngörülen değişiklikleri yeterli görmüyorum. Bunun eksik olduğunu gerekli yerlere tüm nezaketimizle söyledim. Bu kanun değiştirilirken bizim de katkılarımız olacak. Alttan bağlama gibi bir şekil tarifi doğru bir yaklaşım değildir. çünkü bu şekil tarifi yeni yasakları getirecek, yeni yasak alanları getirecek. Yeni tartışmalar çıkaracak. Ama yine de oylanan anayasa değişikliğinin yasalaşıp yürürlüğe girmesini temenni ediyorum. Herhangi bir şekilde kazaya uğramadan, bunun yürürlüğe girmesi halinde, YöK kanununda da bunun gibi ama daha değişik bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Şimdi sayın Baykam gibi bazı fetva ehilleri çıktı. Bu dünya böyle gelmiş, böyle gider. Onlar, biraz kendilerini toparladı, biraz bir şey gördüğünü zannettiği zaman, geri tekrar Milli Şeflik dönemine dönüyorlar. Ama Milli Şeflik dönemi bu milletin hatıralarında çok kötü dönemlerdir. Dolayısıyla laikliğe bir şey olmaz. Hukuk devletine bir şey olmaz. Türkiye sapasağlam yerindedir. Milletin inançlarına, değerlerine, Anadolu'nun kültürüne milli örfüne özgürlük getirdiğiniz sürece devlet daha çok güçlenir. Yasaklar problem getirir. özgürlükler daima Türk devletini daha güçlü hale getirir. Onun için özgürlükleri genişletmekten, korkmayalım. BBP, milletin sigortasıdır. Bu sigorta da inşallah atmaz."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.