Baykal: Gelmemiş mektuba cevap yazılmaz!
Baykal, genel merkezde partililerle bayramlaşma öncesinde gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin ekonomik sıkıntılar, sosyal sorunlar ve hukuk ihlalleri nedeniyle buruk bir bayram yaşadığını savunan Baykal, özellikle işsizlikle karşı karşıya kalmış vatandaşların acılarını paylaştığını vurguladı. Türkiye'de hukuk ihlalleri yaşandığını da iddia eden Baykal, ''Ekonomik sıkıntıların yanı sıra Silivri cezaevinde acılar çekmekte olan bu memleketin dürüst ve namuslu aydınlarını selamlıyorum'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bayramı ''Kürt açılımı tartışmaları zeminine taşıdığın'' ileri süren Baykal, ''Başbakan'ın bir telaş, sıra dışı gayret içinde olduğunu gördüğünü ve sürekli olarak bu konuya ilişkin kararlıklarını aktardığını'' ifade etti.
Başbakan Erdoğan'ın bu konuyla ilgili olarak ''iktidara yönelik bir bölücük suçlamasının toplum tarafından benimsenmekte olduğu gerçeğini'' gördüğünü ileri süren Baykal, şöyle konuştu: ''Bu iktidara yönelik bir bölücülük suçlaması milli vicdanda giderek daha yaygın yer tutuyor. Başbakan da bunun altında eziliyor. 'Bölücü biz değiliz muhalefettir' demeye başlıyor. Böyle boş laflarla kimin bölücü olduğu belirlenemez. Bu iş suçlamayla, karşılıkla hakaretle ortaya çıkmaz ama Türkiye'nin böyle bir tartışmanın içine girdiği Başbakan'ın kendini savunma zorunluluğu içine girdiği açıktır. Başbakan, bu ithamın altında ezilmiştir, kendini savunma ihtiyacı içine girmiştir. Savunurken de inandırıcı makul, akla yakın bir söz söyleyememiştir, 'bölücü sizsiniz' diyerek muhalefeti suçlamakla yetinmiştir.''
Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'yi bir bütün olarak görmektense onu oluşturan etnik kültürleri ayrıştırmayı marifet saydığını ileri süren Baykal, tavrının altında da bu gerçeğin yattığını iddia etti.
Baykal, Türkiye'nin tek devlet çatısı altında olduğunu hatırlatarak, ''Türkiye'yi ayırmak, bölmek isteyen içerdeki dışarıdaki çevrelerin değirmenine su taşımak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın görevi değildir'' diye konuştu.
Deniz Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Başbakan'ın içine girdiği bu propaganda telaşının altında halkı aldatma, halkı yanıltma, yanlışa sevk etme gayreti vardır. Farklı ve güzel şeyler söyleyip 'anaların gözyaşı dinsin' edebiyatıyla Türkiye'yi bambaşka sıkıntıların içine doğru sürükleyecek bir yolculuğa Başbakan çıkmıştır. Şimdi o yolculuğun Washington durağına doğru gitmektedir.''
Başbakan Erdoğan'ın ve yakın çevresinin ''CHP'siz bu iş olmaz'' dediğini kaydeden Baykal, bu tavrın iyi niyetle CHP'nin birikimlerinden yararlanmak amacından değil, kendi yanlışlarına ortak etme gayretinden kaynaklandığını savundu.
(AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.