Bahçeli'den ağır ithamlar!

Bahçeli'den ağır ithamlar!
Partisinin genel merkezinde demokratik açılım çalışmaları ile ilgili basın toplantısı düzenleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan ve çalışma arkadaşlarına yönelik ağır ithamlarını yineledi. 

Demokratik açılım çalışmalarına değinen Bahçeli'nin konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:

-Süreç milli değildir. Türkiye'den istenen kültürel haklar değil, siyasi statüdür. Kürt kökenli vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu bu emelleri desteklememektedir. Bunların ayrılmayı istediklerini kimse söyleyemeyecektir. PKK'yı bütün vatandaşlarımızın sözcüzü olarak görmek ve terör örgütüne hukuki statü kazandırmak olacaktır. Başbakan'ın taşeronluğunu yaptığı açılımın sakatlığı da budur. 

-Bu başlı başına bir anayasal suçtur. Sıfır noktasına inen terörün 7 yıl içinde 15 misli arttığı rakamların gösterdiği acı bir gerçektir. Erdoğan, baştan itibaren güvenlik ve özgürlük mücadelesi olarak tanımladığı bir denklemin içine sıkıştırmıştır bu mücadeleyi. Irak'ın kuzeyinde yuvalanan PKK terör örgütüne destek veren Barzani'ye yönelik caydırıcı önlemlerden de kaçınmıştır. 

-Hezeyanlar karşısında Başbakan'ın tepki göstermemesi çok anlamlıdır. Bu tepkisizlik aynı düşünceyi paylaşması anlamına geliyor. AKP hükümetinin terörle mücadeleyi bırakıp mütareke arayışına karar verdiğinin ve alt yapısını adım adım hazırladığının somutü kanıtırır. 

-Terör örgütünün talepleri 5 başlık altında toplanıyor. Bunlar; Türk milli kemliğinin yeniden tanımlanması, vatandaşlık kavramının üst kimlik olarak benimsenmesi, Kürtçe'nin eğitim içine alınması ve kamu hizmetlerinde kullanılmasının sağlanması, etnik kimliğin tanınması, eyaletler sistemine geçilmesi ve teröristlere af sağlanarak gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.

-Başbakan ve arkadaşlarının düşüncelerinin PKK'nın bu talepleri ile örtüştüğünün somut göstergeleri vardır.  

-Bu süreç büyük bir sis ve sır perdesi arkasında yürütülüyor. Erdoığan, böyle puslu ortamda milleti yıkıp projesine hazırlamaya çalışıyor. Sanal bir toplumsal destek tabanı yaratmak, bunun AKP'ye olacak siyasi faturasını asgaride tutabilme savaşı veriyor. Yanına suç ortağı aramaktadır. Başbakan, kafasının içinde kararını vermiştir. Senaryo ortada, amaç bellidir. Hazmede hazmede ilerlememiz gerektiriyor sözleri bunun açık bir ifadesi olmuştur. İçeriğini bilmeden konuştuğumuzu kendisine ihanete varan suçlamalarda bulunduğumuzu söylemesi ve şikıayette bulunması ciddiye alınmayacak sözlerdir. Bu demogojilerle kendisini kurtaramayacaktır. Bu yıkım projesinin içeriğini anlamak için kahin olmaya ihtiyaç yoktur.

-Bu talepler kısa, orta ve uzun vadeli bir plana yayılmıştar. Bu sürecin birinci aşamasında iyi niyet adımları ve güvenin tesisi adı altında bir dizi adım atılacağı ortadadır. 

-Bu süreç, Türk toplumunu yavaş yavaş alıştırılacağı bir süreç olacaktır. Bunlar idari kararlarla hayata geçirilecek ve AKP'nin kontrolü altındaki kurumlar da bunun için kullanılacaktır. YÖK ve RTÜK bu konuda gerekli adımları atmışlardır. Bu kapsamda eğitim sistemine üniversitelerden başlanarakr sokulması, enstitülerin kurulması, seçmeli ders alt yapısının hazırlanması, özel kurs ve televizyon yayınlarının denetimsiz yapılmasının sağlanması., Kürtçe bilen kamu personelinin istihdamı, iki dilli personelin istihdamı bu konuda hayata geçirilecek icraatlar arasındadır.

-Böylece Kürt açılımı çerçevesinde daha sonra gündeme gelecek düzenlemeler için bir sıçrama tahtası oluşturulacaktır. 

-Yerleşim birimlerinin eski isimlerinin iadesi. Geçici köy koruculuğu sisteminin kaldırılması, İmralı canisinin tecrit koşullarının hafifletilme, milli kimliğin utanılacak sakıncalı hale getirilmesi, Türk milletine yeni bir kimlik için anayasa değişikliği gündeme gelecek, bu konu son aşamada gündeme getirilecektir. Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene" vecizesinin hedef alınacağı anlaşılmıştır. Öğrenci andının akıbetinin ne olacağı da belirsizdir. 

-İkinci aşamada yasal düzenleme gerektiren konuların TBMM gündemine getirilmesi planlanmaktadır. Kürtçenin resmi dil olması ve siyasal faaliyetlerde kullanılması planlanmaktadır. Bu konudakı kısıtlamaları kaldırmayı ön görmektedir.

-Üçüncü aşamada anayasa değişiklikleri vardır. Milli kimliğin yeniden tanımlanması, Kürtçeye anayasal zemin hazırlanması, eyaletler sistemine geçişin siyasi ve etnik altyapısının hazırlanması bunlar arasındadır. İmralı canisinin istediği de budur. Bu konuda AKP hükümetinin niyetini Anayasa paketine bakmak yeterlidir. Başbakan, eli kanlı katilleri bir şekilde affederek ödüllendirmede kararlıdır. Özel af projeleri peşindedirler. Alt düzeydeki unsurların cezai takibata uğramadan Türkiye'ye getirilmeye çalışıldığı, dağdan inişleri özendirecek bazı esneklikler ön gördüğü anlaşılıyor. 

-Başbakan Erdoğan, elinde bebek ve şehit kanı olan bu canileri affederek sorumluluğunu yerine getirecektir. Bu her bakımdan ibret vericidir. Paravan olarak kullandığı söylemlere yeniden sarılan Başbakan, bu sözlerle sıkıştığını göstermektedir.

-MHP'nin bu konularda nerede durduğu açıktır. Bu sürece katkıda bulunacağımızı düşünmek Başbakan'dan bile beklenmeyecek bir akıl tutulması olacaktır. MHP'nin sürükleneceği bölünme ve parçalanma reçetesi yoktur.

-Kapalı kapılar arkasında yıkım projesi tasarlama imkanı artık yoktur. Başbakan'ın gönülsüz de olsa TBMM'de açık otupum planlaması olumlu bir gelişmedir. Hangi sözlerin verildiğinin bütün yönleri ile ortaya konulması artık zorunlu hale gelmiştir. Kimlere ne sözler verildiği ve bu süreçte kimlerle pazarlık yapıldığı Başbakan'a her halükarda sorulacaktır. Sütre gerisine saklanması halinde Türkiye bunu anlayacak maşaları hakkında gereken hükmü verecektir. Başbakan ve açılım yoldaşları da bu yükün altından kalkamayacaktır.

SORULAR VE CEVAPLAR

DİYARBAKIR-SPOR VE BURSASPOR MAÇINDAKİ OLAYLAR


-Her konuda yargıya saygı duyulması gerektiği ifade ediliyor. Yargıya saygı duyulmasında yarar vardır. Kimse yargıdan kaçmak için değişik yorumlara başvurmamalıdır. Futbol en az 35-40 bin insanın katılımı ile sürdürülen bir seridir. Buralara yığınlar geliyor. FB-Diyarbakırspor maçını ve ardından Bursa maçını başta siyasal iktidar olmak üzere herkes çok iyi değerlendirmek zorundadır. Bu açılımla varılmak istenen hedefe spor aracılığıyla insanlar alet edilmemelidir. Bu olay Kürt açılımının ateşle oyunudur. Mersinin sokakları, Diyarbakır sokakları şimdi stadyumlara taşınmak isteniyor. Bunlar tarihi bir yanılma olacaktır.

KÜLTÜR BAKANI'NIN SÖZLERİ

-Kültür Bakanı olması zai, Atatürk'ü anlamamış.

DOKUNULMAZLIKLAR KONUSUNDA MHP'NİN TUTUMU


-Dokunulmazlıklar meclise geldiği anda kaldırılması yönünde müspet oy kullanacağız.  

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.