Baykal, Erdoğan'ın davetine ne dedi?
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin 3. Olağan Kongresi'nde "Demokratik açılım için CHP'den davet bekliyorum" açıklamasına CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Bursa'dan cevap verdi: "Biz de Başbakan'dan davet bekliyoruz."
Bir dizi açılış için Bursa'ya gelen Baykal, merkez Nilüfer ilçesi Özlüce Mahallesi'ne yaptırılan kültür merkezinin açılışına katıldı. Açılışta halka hitap eden Baykal, Türkiye'nin AK Parti iktidarından kurtulacağını söyledi. Bir gazetecinin Başbakan Erdoğan'ın "Demokratik açılım için CHP'den davet bekliyorum" açıklamasını hatırlatması üzerine Baykal, "Biz de davet bekliyoruz." dedi.
Çalı Mahallesi'nde sosyal yaşam merkezinin açılışına katılan CHP lideri Deniz Baykal, CHP'nin oy artışının devam ettiğini, önümüzdeki genel seçimlerin ülke açısından çok önemli olduğunu söyledi. Baykal, "İnşallah önümüzdeki seçim yeni bir seçim olacak. Türkiye'de çok şeyin değişeceği bir seçim olacak. Böyle bir değişimi hepimiz özledik. Türkiye'nin özlemi böyle bir değişimi gerçekleştirmek." sözlerini kaydetti.
Demokratik açılım tartışmalarının milleti gerdiğini anlatan Baykal, "Hükümet bir de açılım tartışması başlattı. Gece açılım, gündüz açılım, sabah öğlen açılım, açılımdan geçilmiyor. Siz bu kadar açılım tartışmasından bir şey anladınız mı? Bu ne anlama geliyor. Ne yapacak bunlar, ne anlatıyorlar. Ne konuşuyorlar. 'Açılım' diye diye milleti gerdiler, herkes şimdi kendi etnik kimliğini sorguluyor, çocuklar anasına babasına biz kimiz, neyiz demeye başladılar. Çocuklar ana sen nesin baba sen nesin diye sormaya başladılar. İlkokuldaki çocuklar birbirine sormaya başldı. Bunun bir yararı var mı? Birbirimizi sorgulamamızın, kendimizi sorgulamamazın, etnik kimliğimizi sorgulamanın bir yararı var mı, böyle bir sıkıntı var mı? Bursa'da insanlar birbirine onlar bunlar diye ayrışmış düşmanca bakmalı mı? Türkiye'de sanki bölünme parçalanma var. Açılım diye diye siz milleti birbirine düşüreceksiniz." diye konuştu.
Anadolu insanının nasıl bugünlere geldiğini de anlatan Baykal, yabancı ülkelerin Türkiye'de hangi sorunu çözdüğünü sordu. Baykal, "Allah aşkına o birileri nereye geldi de nerenin hangi sorununu çözüverdi. Bugün hangi ülkenin iç sorununu onlar adına başkaları çözdü de hayırlı bir durum ortaya çıktı. Mesela Türklerin sorununu birileri geliverdi de 80 sene önce onlar mı çözdü. Anadolu işgal edilmiş, imparatorluk parçalanmış, ülkeyi yönetenler teslim alınmış, perişan, yoksul, boynu bükük bir millet. O noktada kim geliverdi de bizim hangi meselemizi çözüverdi. Biz kendi meselemizi kimin yardımı, katkısı, himayesiyle çözdük? Kim biz kendi sorunumuzu çözerken destek verdi. Kim çözdü, Anadolu'nun halkı kendi sorununu kendisi çözdü. 80 yıldır hangi derdimizi kim çözdü? Eğer 80 yıldır bağımsızlığımızı ayakta tutup gücümüzü geliştiriyorsak, bu topraklarda demokrasi, hukuk, insan hakları ekonomisiyle, istikrarıyla saygı gören, güçlü, belirleyen bir ülke haline geldiysek bunu ne sağladı, kim sağladı? Kime borçluyuz bunu, hangi ülkeye borçluyuz? Bunu kendi milletimize ve Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz. Hangi ülkenin sorununu çözdüler? Öcüler gelip sorunumuzu çözecekler, ham yapacaklar bizi, öyle mi arkadaşlar? Bunlar boş laflar. 'Böyle bir sorunumuzu çözmezsek birileri gelir' sözü bir teşhis mi, bir tehdidi mi ifade ediyor, anlamak lazım. Millet kendi sorununu, derdini de biliyor. Bizim derdimizi kimse kendi kafasına göre abartıp, kendi çığırından çıkarıp, dünyanın en büyük sorunu gibi taktim etmesin. Kendi sorunlarımızla bizi tehdit etmesin. Millet kardeşlik içinde yaşıyor. Size rağmen de öyle olmaya devam edecek. Barışımızı, kardeşliğimizi, bunların parçalamasına izin vermeyeceğiz. Kardeşçe beraberce yaşıyoruz. Hiç kimse bizi etnik temelde ayrıştırmaya kalkışmasın. Etnik kimliği esas alarak bir siyaset oluşturmaya kalkmasın." dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.