Kurtulmuş'tan Ceylan çıkışı

Kurtulmuş'tan Ceylan çıkışı
“Ceylan’ın ölümü bir insanı kahretmiyorsa o insan, insanlık vasfını kaybetmiştir. Bu çocuğu kim, hangi şekilde öldürmüşse bunun bulunup mahkeme önüne çıkarılması 72 milyonun boynunun borcudur.”

Partisinin il başkanları ve il müfettişleri toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş; geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da parçalanmış bedeni bulunan Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili sorumluların mutlaka bulunup yargı önüne çıkarılmasını istedi. 

Kurtulmuş, “14 yaşındaki bir evladımız yiyecek ekmeği olmayan bir kız çocuğu, ‘anne sen benim için makarna hazırla” diyerek evden çıkıyor, ‘koyunları otlatacağım’ diyor. Ama bir daha dönmüyor. Nerden geldiği, kimden geldiği belli olmayan bir patlama sonucu bedeni paramparça oluyor. Savcı kontrol etmeye gitmiyor. İmam’a kamera gönderip çekmesini istiyor. Bu konuda soruşturmada gizlilik kararı alındığı için çok fazla şey söylemiyorum. Ama her konuda polemik yapan siyasetçilerin Ceylan konusundaki derin sessizliğini anlamak mümkün değildir. Ceylan’ın ölümü bir insanı kahretmiyorsa o insan, insanlık vasfını kaybetmiştir. Bu çocuğu kim, hangi şekilde öldürmüşse bunun bulunup mahkeme önüne çıkarılması 72 milyonun boynunun borcudur. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

Saadet Partisi Olağan İl Başkanları, İl Müffetişleri toplantısı Başkent Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Lideri Kurtulmuş, IMF’nin İstanbul’daki toplantılarından Ermeni Açılımı’na kadar pek çok konuda ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

BAŞBAKAN VİCDANI İLE KOLTUK ARASINDA SIKIŞTI
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Başbakan’ın vicdanı ile koltuğu arasında sıkıştığını dile getirdi. Kurtulmuş, “Başbakan’ın ortaya koymuş olduğu davranışlarında ‘kendi vicdanını sesiyle koltuğunun sevgisi arasında sıkışıp kalma durumu” bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bunu politik tartışma olsun değil; bir ikaz olsun diye söylüyorum. Başbakan IMF toplantısında açıkçası güzel konuştu. ‘Dışarıdakilerin sesine kulak verin’ diyor. Dışarıdakiler ‘IMF ile anlaşmayın’ diyor. 2002 yılından beri o koltukta IMF Başkanı oturmuyor. Siz oturuyorsunuz. Bir muhalefet partisi lideri gibi konuşuyorsunuz sokaktakilerin ‘sesine kulak verin’ diye. Bu kadar anlaşılmaz bir tavır içerisinde olmak, bunu açıklayamıyorum” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN’A TARİHİ UYARI
Erdoğan’ın IMF politikalarını protesto edenlere karşı sarf ettiği sözleri hatırlatan Kurtulmuş, tarihi bir uyarıda bulundu. Kurtulmuş, “Başbakan’a tarihin çok güzel sözlerini hatırlatalım. ‘Esas şiddet, milleti ekmeğe muhtaç etmektir’ Dolayısıyla bu şiddetin sona erdirilmesini temenni ediyorum. Bunun yolu küresel sistemin kurum ve kuruluşlarının dayattığı programların içerisinde asla kalmamaktır. Bu kuruluşlarla birlikte bir sona doğru gidiyorlar. Tarihsel uyarımız budur. Bu sevdadan vazgeçin. Türkiye’nin IMF ile olan ilişkilerinden derhal vazgeçin” dedi.

GELİRLER İDARESİ ÖZERKLEŞTİRİLİYOR
IMF ile yapılan anlaşmanın şartlarından birinin Gelirler İdaresi’nin özerkleşmesi olduğunu altını çizen Kurtulmuş, Osmanlı’daki Duyun-i Umumiye’ye benzetti. Kurtulmuş, “Bu demek oluyor ki, Türkiye’nin topladığı vergi gelirlerinin nasıl ne şekilde kullanılacağı egemenlik hakkını IMF’ye devretmesi demektir. Türkçesi Osmanlı’ya diz çöktüren Duyun-i Umumiye’nin post modern adı budur. Şimdi beyler gelip vergiyi nasıl toplayacaklar onun hesabın yapıyorlar. Buna razı olmayacağız diyen Başbakan hükümetin orta vadeli programdan haberi yoktur. Mali kurallar bölümünde de bu yer alıyor zaten” dedi.

DÖRT PARTİ SINIFTA KALDI
Hükümetin en son Milli Birlik Projesi ismini verdiği ‘Demokratik Açılım’ ile ilgili de görüşlerini açıklayan Kurtulmuş, Başbakan’ın Baykal’a göndermiş olduğu mektubu değerlendirdi. Kurtulmuş, “Başbakan Baykal’a mektup göndermiş, Baykal cevap verecekmiş. Arkadaşlar dalga geçmiyoruz. Konuştuğumuz sorun büyük bir devlet adamı sorumluluğu ile Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunun, bu fitnenin ortadan kaldırılmasının nasıl mümkün olacağını sorunudur. Meclisteki dört siyasi parti sınıfta kalmıştır. Hazirandan bu yana ne kadar zaman geçti. Siz bu hızla sorunu çözmek şöyle dursun bu sorunu katmerleştirmekten başka bir iş yapmadınız. Bu üsluba dikkat edin, bunlar devlet adamları sözleri mi. Grup toplantılarının birbirlerine laf yetiştirme yeri olmuş. Bu üslupla bu sorun çözülemez. AKP, CHP, MHP ve DTP bu konuda sınıfta kalmıştır” diye konuştu.

İSVİÇRE ANTRENÖRLÜK YAPIYOR
Ermeni Açılımı ile ilgili endişelerini önceki dönemde dile getirdiklerini söyleyen Saadet Partisi Lideri Kurtulmuş, sürecin antrenörlüğünü İsviçre’nin yaptığını söyledi. Kurtulmuş, “Sürecin kontrolünü bütünüyle Ermenistan tarafının inisiyatifi içerisinde algılanıyor. Anlaşmanın ne şekilde nerde imzalanacağı kamuoyuna açıklanmıştır. Maalesef sürecin antrenörlüğünü İsviçre yürütmektedir. İsviçre Ermeni soykırımını reddetmenin suç olduğu bir ülkedir. Bu ülkenin gözetiminde bu işi yapıyorsunuz” diyerek anlaşmanın İsviçre’de imzalanmasını eleştirdi. Ermeni Açılımı ile ilgili temel görüşlerinin Ermenistan’ın Dağlık Karabağ işgaline son vermesi olduğunu da sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Biz Ermenistan ile ilişkilerin sürdürülmesinden yanayız ancak ve ancak Karabağ işgali bitmeden Türkiye imza atmamalıdır” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.