" 'Kürt' için bize, 'silah' için PKK'ya açılın"
Çeşitli sivil toplum kuruluşlarınca düzenlenen ve dün başlayan, "Sivil ve Demokratik Anayasa" Sempozyumu panellerle devam ediyor. Sempozyumdaki, "Demokratik anayasa girişimlerini buluşturabilmek" konulu panelde konuşan Türk, mevcut anayasanın "kucaklayıcı" olmadığını öne sürdü.
Türk, "Mevcut antidemokratik anayasadan bu toplumun kurtulması gerekir" diyerek, "DTP'li bazı milletvekillerinin zorla ifadelerinin alınmak istenmesi" konusunda yaşanan gelişmeleri hatırlattı. Kendilerinin, Anayasanın 14. maddesini ihlal etmediklerini savunan Türk, "Biz cumhuriyetin demokratikleşmesini istedik. Cumhuriyeti ortadan kaldırmaya yönelik değil, cumhuriyetin demokratikleşmesi için çaba gösteriyoruz." dedi.
Türk, "Biz bu ülkede anayasanın tümden değişmesini istiyoruz" diyerek, "(Değişmez madde) diye bir şey olmamalı diyoruz. Ama şu anlama gelmemeli, devletin bütünlüğüne karşı, devletin bayrağına karşı hiç kimsenin, DTP'nin, halkımızın bir sorunu yok. Darbe yaptığınızda değiştirebiliyorsunuz ama halkın iradesi ile gelmiş bir parlamento ve halk bunu değiştirme hakkına sahip değil. İşte bizim söylediğimiz bu" diye konuştu.
"Demokratik Açılım" çalışmalarına her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getiren Türk, şunları kaydetti:
"Başbakan, 'akan kan dursun' diyor. 'Türk annemizle Kürt annemizin gözyaşlarının rengi aynı' diyor. Açılım farklı, silahların susması farklı bir şey. Biz bunu söylüyoruz. Açılıma her türlü desteği veririz ama silahların susmasını istiyorsanız DTP, PKK değildir. Silahların susmasını istiyorsak mutlaka ikna etmek gerekir. Bu anahtar bizim elimizde değil bunu samimi, açık söylüyoruz. Anahtarın nerede olduğunu bizden çok iyi biliyorsunuz."
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Demircan ise, milletin kendi temsilcileri ile bir anayasa yapması gerektiğini savundu. Yapılacak yeni bir anayasada millet ve devlet anlayışlarında "zihniyet değişikliğine" ihtiyaç duyulduğunu belirten Demircan, yeni anayasanın hakları tanıyan, özgürlükleri teminat altına alan, demokratik, çoğulcu, yetki kullanımının millet tarafından denetlenmesine imkan sağlayan özelliklere sahip olması ve ayrımcılık yapmaması gerektiğini söyledi.
Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker de dünyada hiçbir anayasanın "Haklarınızı kısıtlayacağım, canınıza okuyacağım" demediğini ifade etti. Toker, "Türkiye'de, 'Ben demokrasiye inanmadım' diyen bir Allah'ın kuluna rastlamadım ama Türkiye demokrasi endeksinde 88'inci sıradadır" diye konuştu.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.