Baykal: PKK'ya değil, Kürt halka açıl!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın konuşması şöyle:
ERMENİ PROTOKOLÜ
Hükümet de sınır kapısının açılması konusunda 'evet' dedi. Ortada bir samimiyet eksikliği var. Bu tabloda ilk kez Sayın Aliyev konuşma ihtiyacı hissetti ve işgalin altını çizdi ve hemen arkasından Sarkisyan 'Biz böyle bir söz vermedik' açıklaması yaptı. Azerbaycan'ın işgalinin son verilmesine dair hiçbir değerlendirme duyamadık. Orada bir işgal olduğu, bunun sona ermesi gerektiğine dair Ermenistan hükümetinden en küçük işaret göremiyoruz. Bunu telaffuz dahi edemeyenlerin ilerde icabedeni hayata geçireceklerine inanmak mümkün mü? Kağıt üzerinde yoksa, ilerde de bu konuyu hiç görmeyeceklerdir.
Rogers "İmza at, asker sözü. Biz gerekeni yapacağız" demişti Yunanistan konusunda. 30 yıl geçti aradan ve hala sorun devam ediyor Yunanistan'la. Bunu unutmamak gerekir. İngiltere Başbakanı Blair da "Sen imza at, KKTC'ye karşı izolasyonu kaldıracağız" diye söz vermişti. Ne oldu? Hala bir şey yok. Annan Planı'na evet oyu verin sizi de AB'ye alacağız dediler. Evet dedi KKTC. Güney Kıbrıs 'hayır' dedi. Onlar AB'ye girdi. KKTC giremedi.
Yeni bir olaydayız. İmza atın dediler, işgali kaldıracağız dediler. İmzalar atıldı Ermenistan'la karşılıklı ama kağıtta işgalin sona erdirilmesi ile ilgili bir madde yok. Yine sözde kaldı.
Biz bu coğrafya'da savaş istemiyoruz. Ermenistan'ın Azerbaycan'daki yüzde 20 işgalini kaldırması en temel konudur. Kimse aldatılmasın. Sen yap, biz sonra gereğini yaparız demeyecek. Azerbaycan bizim için çok önemlidir. Azerbaycan Kafkasya'nın en önemli unsurudur. AB de bu konuyu yeterince anlayamadı. Bu ülkeye karşı haksızlık yapmamız tasavvur edilemez. Böyle bir yanlışlığa TC'de kimsenin imza atamayacağına hala inanıyorum. Bu güveni daima ayakta tutacağız. Azerbaycan'la dostluk en temel unsurdur.
DEMOKRATİK AÇILIM
Geçen haftanın bize gelen mektup sonra bizim verdiğimiz cevapla gündeme taşınan konusu açılım konus oldu. Buna ne isim verecğimizi de şaşırdık. Kürt açılımı dediler, sonra silin onu demokratik açılım yaptık dediler, bir süre sonra millî birlik açılımı dediler. Kürt açılımından milli birlik açılımına geldiler. Neresinden tutarsanız tutun içi boş. İyi düşünülmemiş bir proje. Bir proje iki de bir isim değiştirir mi? Sonuna kadar Kürt projesi kalsaydı ya. Etnisiteyi temel aldığından dolayı Türkiye' yi bölüyorsun. Bu ayrıştırmayı bu ulusal bütünlüğü sarsıcı uygulamayı sürecin adına milli birlik süreci diyerek ört bas edemezsin. bu yetmez anlayışı değiştireceksin. ben asıl şuna dikkat çekeceğim: Bu açılımla kim tatmin edilmek isteniyor? Bu açılımla ne yapılmak isteniyor? Bırakın anaların gözyaşlarını dindirmek istiyoruz muhabbetlerini. Hepimiz onu istiyoruz. İstemek yetmez. Buna neyle ulaşacaksın onu açıkla. Öyle anlaşılıyor ki iktidar bazı şeylmeri yaparsak şehit vermeden enerji ve para harcamadan Türkiye'de bu konuyu çözme imkanına sahibiz diye düşünüyor. Eğer böyle bir imkan varsa politik olarak ortaya konması lazım. İki aydır hiçbir şey ortaya konmadı. ne yapacaksın da dourum birden bire değişecek. hangi yöntemle neymiş o çözüm onu söyle.
AÇILIMI PKK'YA DEĞİL, KÜRT VATANDAŞLARIMIZA YAP
Şimdi çözümü nerede arıyor? Eğer çözümü bölgede yaşayan insanın beklentilerinde arıyorsan o insanların ne istediklerine bakacaksın, dinleyeceksin onları ve ona göre çözüm bulacaksın. Sorunları ne? milleti etnik temelde ayrıştıralım. Ben ayrışma peşindeyim. Yönetimlerimiz ayıralım. Hiç böyle bir şey yok. O insanlar iş istiyorlar. İstihdam istiyorlar. İktidar onların gerçek gündemine yönelik olarak, dışlanmışlıktan kurtarmaya önem veriyorsa yapacağı şeyler bellidir. İçerde ve dışarıda ayrı yönetim isteyenlerle ve teröre destek olan çevrelerle bu konuyu çözmek istiyorsa Kürt kökenli vatandaşlarımızın sorunlarını değil, Türkiye'yi bölmek isteyenlerin taleplerini dikkat alır. İktidar bilerek ya da bilmeyerek yanlış kıble seçmiştir. Açılımı PKK'ya değil, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımıza yap.
AYRIŞTIRMA İSTEYENLERİN TALEBİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
"Ben kazanın altındaki suyu ısıtmaya başladım. Kurbağa suyun içinde. Ateşi hemen açmayacağız. Sıçrar kurtulur" diyor. Sen bunları planlayacaksın. Türkiye senin çizdiğin istikamette adım atacak. CHP bunun için var. Başbakan mektup yazdı. Bunları bile bile. Görüşmek istedi. Biz de kapsamlı cevap verdik. Bir kez daha görüşlerimizi ortaya koyduk. Gelirken de bunu bilsin. Arkasından bu sorunun İmralı'nın ve Kandilli'nin kafasına göre değil, Kürt vatandaşlarımızın dışlanmışlık duygusunun giderilmesine yönelikse çözümlerimizi de kısaca söyledik. Başbakan'a vaziyet budur, bunları bilerek gelmek istiyorsan bir Başbakan'a hayır gelme demek bizim siyaset anlayışımızın hiçbir şekilde içine girmez. Elbette gelebilirsin dedik. Ama sanma ki kafanda ne olduğunu bilmiyorum. Zannetme ki senin kafanın arkasındakileri bilmiyorum. Ama yine de "Gel bir de burda anlat" diyoruz.
GÖRÜŞMENİN KAYDI ALINSIN
Gel konuşalım ama halkın önünde, kapalı kapılar ardında değil. Basının önünde. Bu tarihi bir görüşme olacak. Hepimiz tezlerimizi ortaya koyacağız. Birlikte konuşalım ama milletin de iki genel başkanın bu konuda ne düşündüğünü ve ne konuştuklarını bilme hakkı var. Türkiye'nin nereye gitmekte olduğunu halk bu buluşmayı izledikten sonra doğru değerlendirecektir. Sayın Başbakan müsaade etsin de yanlışlarını yüzüne söyleme fırsatı bulayım. Eğer varsa bizim söylediklerimizde bir yanlış yüzümüze söylesin. Bunu kaydetmekten daha doğal ne var? Çok önemli bir dönüm noktasıdır. İki kişi ülke geleceği ile ilgili bir konuyu görüşmeyi milletten saklayamaz. Ne söylediklerimiz kayıtta olmalıdır. Söylediğim sözün sorumluluğunu üstleniyorum. 20 yıl önce rapor yazdık. Bugün arkasında kapı gibi durduğumuz bir rapordur. Şimdi gene o duyarlılık içinde hareket ediyoruz. Bu yüzden bu görüşme kayda geçirilmelidir ve zamanı geldiğinde millet tarafından öğrenilmesinden korkmamalıdır. Ama hiç kayıt yapılmasın dersen, niyet baştan yanlıştır. Kasımpaşalı siyaset adamı olarak bizimle buluşmaktan çekinmeyeceğini düşünüyorum. Bu buluşma bilgi verme buluşması olmayacaktır. Biz yanlışları dile getirip sorular soracağız. İmralı'nın geldiği yol haritasını saklıyorsun, kendi yol haritanı niye saklıyorsun milletten. Biz bu saklılığa yardımcı olmayız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.